Sırf Russell Crowe var diye izledim ama kurgusu ve yönetmenliği çok kötü bir filmdi. Hikaye aslında güzel ama çok yanlış işlenmiş. Başka bir yönetmenin elinde bambaşka bir film olurdu muhtemelen. 4/10 ⭐
Flow filminin Oscar alması ve Türkiye'nin animasyon filmleri üzerine biraz konuşmak istiyorum. Öncelikle Flow Letonya yapımı bir bağımsız animasyon filmi. Letonya'nın dışında Fransa ve Belçika stüdyoları da destek vermiş sanırım. Filmin toplam bütçesi 3,5m$. Bu bir animasyon filmi için düşük…devamıFlow filminin Oscar alması ve Türkiye'nin animasyon filmleri üzerine biraz konuşmak istiyorum. Öncelikle Flow Letonya yapımı bir bağımsız animasyon filmi. Letonya'nın dışında Fransa ve Belçika stüdyoları da destek vermiş sanırım.
Filmin toplam bütçesi 3,5m$. Bu bir animasyon filmi için düşük diyebileceğimiz bir bütçe. Özellikle Disney ya da DreamWorks stüdyolarının bütçelerinin yanında küçük bir bütçe ama bu düşük bütçe yanıltmasın Disney ya da büyük stüdyoların çalışanları kadar kalabalık değil bu ekip. Filmin sonunda cast'ı bekleyenlerdenimdir hep. Bu filmde de bekledim ve tahmin ettiğinden çok küçük bir ekibin yapmış olduğunu gördüm. Bu yapılan işe saygımı daha da arttırdı. Böyle küçük bir ekiple böylesine güzel bir filmi yapmak gerçekten takdire şayan. Özellikle yönetmen Gints Zilbadolis sadece yönetmenlik yapmakla kalmamış senaryo, sinematografi, sanat yönetmenliğini ve hatta müziğe kadar el atmış. Özellikle filmde uzun planların tek bir elden çıktığını bize çok bariz gösteriyor. Gerek hikayesi gerek tarzı gerek kurgusu olsun çok profesyonel bir iş. Bunu sadece bizim gibi kalitesiz animasyonlar yapan ülkeler değil animasyonun lokomotifi diyebileceğimiz büyük stüdyoların bile örnek alacağını düşünüyorum. Zira son üç yıldır Oscar en iyi animasyon ödülünü, almasına alışkın olduğumuz Disney ya da benzer bir stüdyo almıyor. Bu aslında animasyon filmlerine olan bakışın biraz değiştiğini gösteriyor bize. Zira Disney ve benzeri stüdyolar genelde belirli bir kalıpta yapılan benzer hikayeleri bize sunuyor. Artık ödül almak ve adınızı duyurmak istiyorsanız daha farklı işler yapmak zorundasınız.
Gelelim Türkiye'den çıkan animasyon filmlerine. Özellikle yakın zamanda çıkanlara değinmek istiyorum. Çünkü hemen hemen her stüdyo iyi kötü bir film yapıyor ve vizyona giriyor. Türkiye'deki animasyon filmlerini ben aslında biraz Recep İvedik vb. saçma sapan komedi filmlerine benzetiyorum. Çünkü düşük bütçelerle, kısa zamanda ve kalitesiz bir şekilde yapılıyor. Bunun nedeni tamamen ticari olması. Sinema'nın yedinci sanat olarak adlandırıldığı düşünürsek animasyon filmlerinin çok daha sanatsal olması gerektiğini düşünüyorum ama gel gelelim Türkiye'de bundan söz etmek çok zor. İçinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal krizin sonuçlarını aslında her alanda her sektörde sertçe bir şekilde görüyoruz. Yapılan işler tamamen şu güdü ile yapılıyor "Bir koyalım üç alalım." Animasyon filminin garanti gişesi var gözüyle bakılması da cabası çünkü bir çocuk artı bir ebeveyn bileti olarak bakıyor yapımcılar. Yani 1+1 gibi. Neyse öncelikle Türkiye'deki animasyon stüdyoları çoğunlukla TRT'nin tekelinde. Stüdyolar düzenli para ödemelerinden dolayı TRT ile çalışmayı tercih ediyorlar 2000'lerin sonu 2010'ların başı sektör(Tv'de yayınlanan yerli içerikler) henüz çok yeni iken işten anlayan ya da anlamayan farketmeksizin bu sektöre girdi. İlerleyen zamanla TRT yapımcı stüdyoların parasını kısmaya başladı daha sonra çoğunlukla kendi adamlarının bulunduğu yapımları almaya başladı diyebiliriz. Bir nevi tekelleşti. Bunu şu an dizi sektöründe de yapmaya çalışıyorlar. Kültürümüz geleneğimiz vs derken evrensellikten uzak yapay ve sığ projelerle doldu taştı sektör. Çizgi filmin asıl amacından çok bir propaganda aracına dönüştürüldü. Sanat tarafını da bir kenara atıp ticari boyutuna önem verdiler. Haliyle bir nebzeden sonra izlenmemeye başlandı. Şu an TRT çocuk kanalına bakarsanız artık eskiye oranla dış yapımların arttığını söyleyebilirim. Bunun nedeni artık çocukların izlerken sıkılması, iyiyi ve kötüyü bariz bir şekilde ayırt edebilmeleri. TRT'nin sıkıcı ve propagandalı çizgi filmleri yerine eğlenceli, izlerken keyif aldığı cartoon network veya Disney channel izlediğini görebilirsiniz. İzlenmeler azalınca TRT tarz değiştirmektense benzer içeriklerine devam etti ama buna devam ederken enflasyonla beraber masrafları artan stüdyolara eskilere nazaran daha az para teklif etmeye başladı. Bir kaç stüdyo yönünü daha çok para getirisi olan sinemaya yöneltti. Bununla beraber bu sefer marka telif haklarına sahip olan TRT, sinemaya da el attı.Sinema filmlerine destek veren TRT dizilerde yaptığı benzer propaganda ve kısıtlamarı sinema filmlerinde de yapmaya devam etti. Bu da filmlerin giderek daha az izlenmesine sebep oldu. Başlarda yerli animasyon filmlerine izleyiciler tarafından desteklenirken düşen kaliteyle beraber bu destek azaldı. Özellikle sinema bilet fiyatlarının artışı izleyicileri daha seçici yapmaya yöneltti diyebiliriz. Bizim buradan çıkartmamız gereken ders aslında çok basit. Türkiye'deki animasyon stüdyoları çok kalabalık ekiplerden oluşmuyor. Çok fazla bütçeleri olmuyor fakat içerisinde bulundurduğu senaristinden tutun yönetmenine kadar çoğunluğu alaylı işten anlamayan yandaş kişilerce tarafından yapılıyorlar. Bu durumu hepsi için söylemiyorum ama çoğunluğu böyle maalesef. Daha güzel senaryo yazabilen senaristlerimiz var daha iyi yönetmenlerimiz daha iyi sanatçılarımız var ama yeteri kadar destek görmediği sürece bizim gelişmemiz imkansız.Propagandaları bir kenara bırakıp evrensel ve insanlığa hitap eden sanatsal çalışmalar yapmadığımız sürece bir arpa boyu yol alamayacağız gibi duruyor.
Flow filmine tekrardan bakacak olursak daha önce belirttiğim gibi ekip gayet mütevazı diyebileceğimiz şekilde çok az kişiden oluşuyor. Türkiye'deki stüdyolarla hemen hemen aynı diyebiliriz. Bunun dışında Flow tamamen ücretsiz bir yazılım olan Blender ile yapılmış. Ülkemizde hala Maya veya 3Ds Max kullanılıyor çoğunlukla. Bedava olan bu yazılımla yapılmış filmler oldukça az ülkemizde. Stüdyolar bütçelerinden kısacaksa çalışanların maaşlarından değil bu tip uygulamalara giderek azaltmalı bence. Yani özetlersek üretilen içeriğin evrensel ve benzersiz olması diğer etkenlerin önüne geçerek onu ileriye taşıyor. Sadece taşımakla kalmıyor arkasından geleceklere ise yön gösteriyor. Bütçeler veya diğer bahanelerin arkasına saklanmaksızın bunu yapabilirsek eğer ileriye doğru gidebileceğimizi düşünürum. Tabi bunun için yerli ve milli içerik diyerek propaganda içerikli liyaketsiz işleri yapmayı bir kenara bırakıp özgün ve evrensel işler yapmaya başladığımızda ilerlemiş olacağız.
Türkiye'den Oscar alacak bir film çıkamaz mı peki? Elbette çıkar, biz bu işi gerçekten iyi yapabilen insanlara sahibiz. Onlara sahip çıkıp destek verildiğinde yapamayacakları şey yok emin olun.
Cam silmek gibi basit bir işi sevmek gerektiğini, bir işi sevmeden asla yapılmayacağını ve yaptın işin en iyisini yapmayı anlatan, tatlı çizimleriyle sizi dünyasına çeken güzel bir manga. Daha ilk cildini okudum ama ilerleyen ciltlerle beraber seveceğim bir seri olacağına…devamıCam silmek gibi basit bir işi sevmek gerektiğini, bir işi sevmeden asla yapılmayacağını ve yaptın işin en iyisini yapmayı anlatan, tatlı çizimleriyle sizi dünyasına çeken güzel bir manga. Daha ilk cildini okudum ama ilerleyen ciltlerle beraber seveceğim bir seri olacağına şüphem yok.
7/10 ⭐
Her animatörün izlesi gerekir. Çünkü her çizer muhakkak bir yerde takılır kalır, kendini motive edecek şeyler arar. Ustalarına danışır bu tarz sıkıntılar çekildiğinde ne yapılması gerektiğini sorarlar ve bazılarımızın başında danışacak bir hocası bile olmayabilir. İşte bu zamanda ilham almak…devamıHer animatörün izlesi gerekir. Çünkü her çizer muhakkak bir yerde takılır kalır, kendini motive edecek şeyler arar. Ustalarına danışır bu tarz sıkıntılar çekildiğinde ne yapılması gerektiğini sorarlar ve bazılarımızın başında danışacak bir hocası bile olmayabilir. İşte bu zamanda ilham almak isteyebileceğiniz bir yapım. Disney'in altı çizerinin ayrı ayrı hikayesini, bu işe nasıl başladıklarını, nasıl çalıştıklarını ve nasıl arzuladıklarını anlatan bir yapım. Kısacası ilham verici. 🌟✨
9/10 ⭐
Filmi izledikten sonra Truman Show'a çok benzettim, yalnızca ben benzetmemişimdir umarım. Truman Show'da ki konuyu farklı bir biçimde yine bize anlatmış sevgili Hollywood yapımcıları. Yine de güzel eğlendiğim bir film oldu. Deadpool'dan tandığımız oyuncu Ryan Reynolds çok güzel oynamış. Eğlenceli…devamıFilmi izledikten sonra Truman Show'a çok benzettim, yalnızca ben benzetmemişimdir umarım. Truman Show'da ki konuyu farklı bir biçimde yine bize anlatmış sevgili Hollywood yapımcıları. Yine de güzel eğlendiğim bir film oldu. Deadpool'dan tandığımız oyuncu Ryan Reynolds çok güzel oynamış. Eğlenceli bir film.
7/10 ⭐
Makoto Shinkai'nin daha önce iki üç tane filmini izlemiştim ve çoğunda backgroundlarına hayran hayran bakarak izledim. Zaten Makoto Shinkai'nin filmlerinin öne çıkan yanlarından birisi de backgroundlarının inanılmaz göz alıcı olması. Filmin konusuna gelirsek aslında daha önce filmlerde de gördüğümüz bir…devamıMakoto Shinkai'nin daha önce iki üç tane filmini izlemiştim ve çoğunda backgroundlarına hayran hayran bakarak izledim. Zaten Makoto Shinkai'nin filmlerinin öne çıkan yanlarından birisi de backgroundlarının inanılmaz göz alıcı olması.
Filmin konusuna gelirsek aslında daha önce filmlerde de gördüğümüz bir kız ve bir erkeğin bedenlerini değişmesini konu alıyor fakat bu filmde biraz daha duygusal ve komik unsurlarla anlatıyor. Tabi ki film o kadar sıradan ve boş değil çok güzel metaforlarla desteklenmiş.
Kesinlikle izleyin.👌
8/10 ⭐
Çocukken izlediğim Asteriks'in hiç çizgisini bozmadan aynı şekilde filmlerinin çıkması beni çok mutlu ediyor. Çizgi romanda ki herşeye sadık kalarak yeni konuları işlemeleri ve bunu da düzgün yapmaları bugünlerde nadir rastlanan bir şey. Çarpık kentleşmeyi, doğal alanların siteleştirilmesini komik bir…devamıÇocukken izlediğim Asteriks'in hiç çizgisini bozmadan aynı şekilde filmlerinin çıkması beni çok mutlu ediyor. Çizgi romanda ki herşeye sadık kalarak yeni konuları işlemeleri ve bunu da düzgün yapmaları bugünlerde nadir rastlanan bir şey.
Çarpık kentleşmeyi, doğal alanların siteleştirilmesini komik bir dille anlatmışlar bu filmde, ailecek severek ve eğlenerek izleyebileceğiniz güzel bir film.
7/10 ⭐
Çizgi dizi olmasına rağmen rahatsız edecek düzeyde şiddet ve kanlı sahnelere sahip ama bir o kadarda kendine bağlayan harika bir dizi. Klasik süper kahraman yapımları gibi değil olaya daha farklı yaklaşan bir yapısı var. İzlemenizi öneririm. 👌 8/10 ⭐
Japon klasiklerini okumaya devam ediyorum, yalnız bu kitaba başlarken ne arkasındaki açıklamayı okudum ne de ne hakkında olduğuna dair bir bilgim vardı. Roman veya öykü türünde bir eser bekliyordum fakat kitap daha çok japon mimarisi ile ilgili ve çoğunlukla batı…devamıJapon klasiklerini okumaya devam ediyorum, yalnız bu kitaba başlarken ne arkasındaki açıklamayı okudum ne de ne hakkında olduğuna dair bir bilgim vardı. Roman veya öykü türünde bir eser bekliyordum fakat kitap daha çok japon mimarisi ile ilgili ve çoğunlukla batı ile kıyaslaması ile. Eğer mesleğiniz mimarlık veya iç mimarlık ise ya da mimariye bir ilginiz var ise severek okuyacağınızı düşünüyorum.
Japonların gölgeye merakı bunu hayatlarının her köşesinde yaşamalarını anlatan, sadece mimarisi ile değil eşyaları, yemekleri hatta güzellik anlayışlarında bile yansıttıklarını gösteren okuması kolay, anlaşılır sade bir dille anlatan güzel bir kitap.
6.5/10 ⭐