Vay be, bir şeyler yazmayalı ve Raf'ı aktif olarak kullanmayalı bir sene olmuş. Şöyle bir göz gezdirdim ve o kadar farklı kişileri gördüm ki, benim kullandığım zamanlarda ki kişilerin çoğu ya ara vermiş benim gibi, ya da tamamen kullanmayı bırakmış.…devamıVay be, bir şeyler yazmayalı ve Raf'ı aktif olarak kullanmayalı bir sene olmuş. Şöyle bir göz gezdirdim ve o kadar farklı kişileri gördüm ki, benim kullandığım zamanlarda ki kişilerin çoğu ya ara vermiş benim gibi, ya da tamamen kullanmayı bırakmış. En fazla 4-5 kişi gördüm o zamanlarda konuştuğum, sohbet ettiğim. Neyse, sağlık olsun bakalım. Yine de özlemişim buraları, artık aktif olarak kullanmaya karar verdim ve umarım da başarırım. 1 sene önceki Raf ile şu zamandaki hali arasında bir şeyler değişti mi? Veya olan biten genel olarak bir şey varsa, tanıdık birileri de çıkıp anlatırsa sevinirim :D Neyse efenim, filme geçelim...
Aktif olarak şu zamanlarda dini filmlere yoğun bir ilgi duyarak başladığım bu film gerçekten de Hristiyanlık tarihini çok iyi bir biçimde anlatmış diyebilirim. Hatırladığım kadarıyla İncil tarafında da çok fazla sapma olmadan, olanı biteni değiştirmeden sade bir şekilde anlatmışlar film boyunca. Normal bir film olarak baktığımızda her ne kadar Hz İsa figürü Hristiyanlık tarihi açısından eşsiz bir figür olsa bile tam aksine, bu filmde senden benden farkı olmayan, hatta ve hatta senden ve benden daha da beter eziyetler çekmiş olarak karşımıza geliyor. Elbette bu kişiden kişiye, dinden dine, inanmışlık farklılıklarına göre değişir. Bu film, inanç meselesi açısından baktığımızda Hristiyanlık tarihi açısında çok beğenilenler arasına girmiş filmlerden birisi ve ana izleme amacımda ki sepep de bu durumdan kaynaklıydı. Şahsen benimde gayet beğendiğim bir film oldu. Tabi her ne olursa olsun, peygamber yaşamlarına şöyle bir bakıldığında, sanırım en fazla şeyi yaşayanın Hz İsa olduğunu düşünüyorum. Özellikle her şeyden sonra "Tanrım, onlar insan! Hata yapıyorlar, onları lütfen affet!" Demesi bile beni bitirdi. Kendimi çok garip hissettim. Gerçekten insanoğlu olarak içimizde çok fazla acıma ve sevgi duygusu olduğunu ben pek düşünmüyorum. Bu milattan önce de böyleydi, milattan sonrada böyle olacaktır. Ama elinde sonunda içimizde ki sevgiyi büyütmek, bitirmek, kullanıp veya kullanmamak yine bizim elimizde. Umarım bunu kullanabiliriz. Umarım hayatımızı sevgi üzerinde kurmayı başarabiliriz.
"Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez..."