Spoiler içeriyor
anunnakiler (2024) – şafak sezer’in içinde olduğu filmler genelde “en azından iki sahnede güldürür” güveni verir ama bu film… yani… insanı kendi hayat seçimlerini sorgulatıyor. bilim-kurgu diye giriyorsun, komedi diye çıkıyorsun; komedi diye giriyorsun, “ben ne izledim az önce?” diye…devamıanunnakiler (2024) –
şafak sezer’in içinde olduğu filmler genelde “en azından iki sahnede güldürür” güveni verir ama bu film… yani… insanı kendi hayat seçimlerini sorgulatıyor.
bilim-kurgu diye giriyorsun, komedi diye çıkıyorsun; komedi diye giriyorsun, “ben ne izledim az önce?” diye odanın içinde volta atıyorsun.
filmde anunnaki var mı? var. ama hani böyle uzaylı görürsün de “vaay teknoloji, efektler, ışıklar…” falan beklersin ya? işte o beklentiyi kapıda bırak. filme girerken ayakkabıyla beraber bırak hatta.
çünkü film; bilim kurgudan çok “kankamızın evi boştu, hadi film çekelim” hissi veriyor.
şafak sezer, çetin altay, aydemir akbaş gibi isimleri görünce insan ister istemez bir umutlanıyor. ama film 75 dakika olmasına rağmen 75 dakika boyunca ne anlattığını tam olarak çözemiyorsun.
sanki senaryoyu yazan kişi bir ara “boşver oğlum, sal gitsin, zaten kimse anlamaya çalışmaz” demiş gibi.
efektler… efektler demeyeyim de görsel cesaret diyelim. gerçekten bir insanın hiçbir bütçe yokken ne kadar girişken olabileceğini gösteriyor.
olaya mizahi yaklaşım diyorsan tamam ama “bilim kurgu” demek biraz duygusal davranmak oluyor.
buna rağmen, film kötü olmasına rağmen insanı eğlendirebiliyor.
hani bazı filmler var ya “kötü olduğu için iyi” kategorisi… işte tam oraya göz kırpıyor.
arkadaş grubuyla izlersen sahneleri durdurup 10 dakika gülme garantisi var.
özetle:
film değil, deneyim.
ama bu deneyim daha çok “kötü film geceleri” playlist’ine uygun.
şafak sezer’in rol aldığı bir “uzaylılar geldi” hikâyesi görmek isteyenler için ilaç gibi; kalite beklentisi olanlar için tansiyon düşürücü gibi.
izlemelik mi?
cesaretin varsa evet.
gerilim / suç / aksiyon filmleri shallow grave (1994) danny boyle'un yönettiği filmde ewan mcgregor, kerry fox ve christopher eccleston başrolde. üç ev arkadaşı ölü bir adam ve yanında büyük miktarda para bulur. parayı saklamaya karar verirler ancak güven sorunları…devamıgerilim / suç / aksiyon filmleri
shallow grave (1994) danny boyle'un yönettiği filmde ewan mcgregor, kerry fox ve christopher eccleston başrolde. üç ev arkadaşı ölü bir adam ve yanında büyük miktarda para bulur. parayı saklamaya karar verirler ancak güven sorunları ve kıskançlık planı hızla kaosa dönüştürür, hayatları altüst olur.
before the devil knows you're dead (2007) sidney lumet'in yönettiği bu suç dramasında philip seymour hoffman, ethan hawke ve marisa tomei oynuyor. iki kardeş küçük bir mücevher soygunu planlar fakat planın basitliği aldatıcıdır, beklenmedik ihanet ve trajik olaylar zinciriyle hayatları çöker.
blue ruin (2013) jeremy saulnier'in yönettiği filmde macon blair başroldedir. sıradan bir adam, ailesine yapılan bir saldırının intikamını almak için harekete geçer fakat planı yoktur ve karşılaştığı beklenmedik durumlar onu şiddet ve kaos içinde sürükler.
fargo (1996) coen kardeşlerin yönettiği filmde frances mcdormand, william h. macy ve steve buscemi başrolleri paylaşır. küçük bir fidye planı karda geçer, masum gibi başlayan işler kısa sürede suç, ihanet ve trajik komediye dönüşür, kasabanın sakinleri bile bu karmaşaya kapılır.
wind river (2017) taylor sheridan'ın yazıp yönettiği bu gerilim filminde jeremy renner ve elizabeth olsen oynuyor. izole bir kış kasabasında işlenen bir cinayetin soruşturmasını konu alır, soğuk atmosfer ve kasabanın sert doğası karakterleri hem fiziksel hem psikolojik olarak zorlar, gerilim yükselir.
the gift (2000) sam raimi'nin yönettiği filmde cate blanchett, giovanni ribisi ve hilary swank rol alır. küçük bir kasabada yaşanan gizemli olaylar ve kaybolan insanlarla ilgili gerilim, karakterlerin sırları ve paranoyalarıyla birleşir, basit görünen durumlar hızla karmaşık hale gelir.
the killing (1956) stanley kubrick'in yönettiği filmde sterling hayden, coleen gray ve vince edwards başroldedir. kusursuz planlanmış bir soygun zinciri ve onu takip eden hata ve yanlış anlaşılmalar zinciri anlatılır, her karakterin niyeti ve davranışı planın çökmesine yol açar.
no country for old men (2007) joel ve ethan coen'in yönettiği filmde josh brolin, javier bardem ve tommy lee jones oynar. yanlışlıkla ele geçen bir çanta para ve peşine düşen acımasız katil ile hayatlar altüst olur, şiddet, şans ve ahlaki çöküş temaları film boyunca işlenir.
a simple plan(1998) sam raimi'nin yönettiği bu gerilim filminde bill paxton, billy bob thornton ve bridget fonda başrolleri paylaşıyor. karla kaplı bir kasabada yürüyüşe çıkan üç arkadaş düşmüş bir uçaktan çanta dolusu para bulur ve “basit bir plan” ile parayı saklamaya karar verirler. ancak kısa sürede küçük yalanlar, ihanet ve paranoya hayatlarını ele geçirir, plan tamamen kontrolden çıkar.
the machinist (2004) brad anderson'ın yönettiği filmde christian bale başroldedir. uzun süre uykusuz kalan bir işçi gerçeklik algısını kaybeder, paranoya ve psikolojik çöküş hayatını kontrolsüz bir şekilde etkiler ve planlı ya da basit gördüğü kararlar geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur.
a history of violence (2005) david cronenberg'in yönettiği filmde viggo mortensen, maria bello ve ed harris oynuyor. küçük bir kasabada yaşayan bir adamın geçmişi, basit bir şiddet olayının ardından açığa çıkar; normal hayatını korumaya çalışırken eski suçları ve şiddetli geçmişi kontrolden çıkar.
inside man (2006) spike lee'nin yönettiği filmde denzel washington, clive owen ve jodie foster başroldedir. planlı bir banka soygunu başlangıçta kusursuz görünür, ancak polisin ve soyguncuların stratejileri arasındaki çatışmalar olayları karmaşık hale getirir ve basit planlar çökmeye başlar.
gone baby gone (2007) ben affleck'in yönettiği filmde casey affleck, michelle monaghan ve morgan freeman oynar. küçük bir kızın kaybolmasıyla başlanan soruşturma basit bir kayıp vakası gibi görünür, ancak karakterlerin ahlaki tercihleri ve sırları olayları kontrolden çıkarır.
the town (2010) ben affleck'in yönettiği ve başrolünde olduğu filmde rebecca hall, jon hamm ve jeremy renner de rol alır. boston'da banka soygunculuğu yapan bir çete basit planlar yapar, ancak ihanet ve beklenmedik durumlar tüm çeteyi kaosa sürükler.
the place beyond the pines (2012) derek cianfrance'in yönettiği filmde ryan gosling, bradley cooper ve eva mendes oynar. bir motosikletli soyguncunun basit planları, nesiller boyu etkileyen suç ve trajik olay zincirine dönüşür, karakterlerin seçimleri hayatlarını şekillendirir.
mystic river (2003) clint eastwood'un yönettiği filmde sean penn, tim robbins ve kevin bacon başrolleri paylaşır. çocukluk arkadaşları arasındaki bir trajedi, basit görünen olayların büyük suç ve ihanetlerle bağlantılı olduğunu ortaya çıkarır, kasaba atmosferi gerilimi besler.
seven (1995) david fincher'in yönettiği filmde brad pitt, morgan freeman ve kevin spacey oynar. seri bir katilin basit bir planla seçtiği kurbanlar üzerinden işlediği suçlar, dedektifleri psikolojik olarak yıpratır ve suç planı karmaşık bir ahlaki hesaplaşmaya dönüşür.
matchstick men (2003) ridley scott'ın yönettiği filmde nicolas cage, sam rockwell ve alison lohman başroldedir. profesyonel bir dolandırıcının basit görünen iş planları, kişisel sorunlar ve psikolojik takıntılar nedeniyle kontrolünü kaybeder ve hayatı karmaşık hale gelir.
killing them softly (2012) andrew dominik'in yönettiği filmde brad pitt, scoot mcnairy ve richard jenkins oynar. küçük bir poker soygunu, organize suç dünyasında beklenmedik çatışmalara ve şiddet olaylarına yol açar, basit planların ne kadar kırılgan olduğu gösterilir.
out of the furnace (2013) scott cooper'ın yönettiği filmde christian bale, casey affleck ve woody harrelson rol alır. küçük bir kasaba işçisi basit bir adalet planı peşine düşer, ancak suç, şiddet ve beklenmedik ihanetlerle karşılaşır ve planları kontrolden çıkar.
a prophet(2009) jacques audiard'ın yönettiği filmde tahar rahim, niels arestrup ve adel bencherif başrolleri paylaşıyor. hapishaneye giren genç bir adam, basit bir hayatta kalma planıyla başlar ancak suç çeteleri, ihanet ve güç oyunları onu karmaşık bir suç dünyasının merkezine sürükler.
the drop (2014) michaël r. roskam'ın yönettiği filmde tom hardy, noomi rapace ve james gandolfini oynuyor. basit bir bar para aklama planı, suç dünyasındaki sırlar ve ihanetlerle hızla kontrolden çıkar, karakterler kendilerini beklenmedik şiddetin içinde bulur.
the departed (2006) martin scorsese'nin yönettiği filmde leonardo dicaprio, matt damon ve jack nicholson başrolleri paylaşıyor. polis ve mafya arasında çift taraflı ajanlıkla karmaşıklaşan basit planlar, yalan ve ihanetle birleşerek hayatları altüst eder.
eastern promises(2007) david cronenberg'in yönettiği filmde viggo mortensen, naomi watts ve vincent cassel oynuyor. basit bir doğum günü günlüğü takip planı, suç örgütü sırları ve şiddet dolu karşılaşmalarla karakterleri tehlikeye sokar ve olaylar kontrolden çıkar.
road to perdition (2002) sam mendes'in yönettiği filmde tom hanks, paul newman ve jude law başrolde. basit bir intikam planı, suç örgütü ve aile bağlarıyla birleşerek trajik bir şiddet zincirine dönüşür ve karakterlerin hayatları alt üst olur.
heat (1995) michael mann'ın yönettiği filmde al pacino, robert de niro ve val kilmer başroldedir. profesyonel soyguncuların kusursuz planları, polis ve suç dünyası arasındaki çatışmalar nedeniyle kontrolsüz bir şekilde karmaşıklaşır ve gerilim artar.
revolver (2005) guy ritchie'nin yönettiği filmde jason statham, ray liotta ve andre benjamin rol alır. basit bir kumarhane soygunu planı, karakterlerin psikolojik manipülasyonları ve ihanetleriyle kontrolden çıkar, suç ve intikam zinciri başlar.
the town that dreaded sundown (1976) charles b. pierce'in yönettiği filmde ben johnson ve dawn wells oynar. küçük bir kasabada işlenen cinayetler ve basit güvenlik önlemleri, ihanet ve yanlış anlamalarla korkutucu bir karmaşaya dönüşür.
dead man's shoes(2004) shane meadows'un yönettiği filmde paddy considine başroldedir. kardeşine yapılan haksızlık sonrası basit bir intikam planı, geçmiş travmalar ve şiddetle birleşerek karakteri kontrolden çıkmış bir duruma sürükler.
killing zoe (1993) roger avary'in yönettiği filmde eric stoltz, jean-hugues anglade ve julie delpy oynar. basit bir soygun planı, karakterlerin psikolojik sorunları ve beklenmedik ihanetlerle birlikte hızla kaosa dönüşür ve hayatlar geri döndürülemez şekilde değişir.
Spoiler içeriyor
a simple plan – (1998) basit bir plan başrolünde “biz sadece parayı saklayacağız, çok basit bir plan bu” deyip 10 dakika sonra hayatı boka saran insanların olduğu film. sam raimi'nin süper kahramanlar, örümcek adamlar çekmeden önce “abi ben karanlık ve…devamıa simple plan – (1998) basit bir plan
başrolünde “biz sadece parayı saklayacağız, çok basit bir plan bu” deyip 10 dakika sonra hayatı boka saran insanların olduğu film. sam raimi'nin süper kahramanlar, örümcek adamlar çekmeden önce “abi ben karanlık ve soğuk bir suç filmi yapayım” diye kafayı taktığı dönemden kalma.
hikâye şu: karların içinde uçaktan düşmüş bir çanta para buluyorsun. normal bir insanda iki seçenek olur: polise verirsin ya da alıp kaçarsın. bu filmde üçüncü seçenek devreye giriyor: “hiçbir şey olmaz ya, biz hallederiz.” işte o cümle, filmin gerçek katili. çünkü insanlar paradan değil, parayı saklamaya çalışırken birbirlerinden korkmaya başlıyor.
yavaş yavaş büyüyen paranoya, küçük yalanların kocaman bir bataklığa dönüşmesi, kardeşlik–arkadaşlık bağlarının parayla nasıl ufalanıp gittiği… film o kadar gerçek ki izlerken “ulan ben olsam ne yapardım?” diye düşünmekten kendini alamıyorsun. cevabı da genelde iç açıcı olmuyor.
billy bob thornton'ın beyin kıvrımlarını tek tek görecekmişsin gibi oynadığı, bill paxton'ın “iyi insan olmak” ile “zengin olmak” ikileminde eriyip gittiği, final sahnesinin de tokat gibi çarptığı taş gibi gerilim filmi.
özetle: para bulmak kolay, insan kalmak zor.
düz gerilim 90'lı yılları sevenlere uygun