Kitap aşırı popüler okumayan var mıdır bilmiyorum. İlk öncelikle kitabı ben oturduğum şehirde elden aldım 35 lira verdim,Allah benim belam versin internette 12 liralardan bulunabiliyor. Kapak tasarımı benim o kadar hoşuma gidiyor ki anlatamam. Kitaba gelecek olursak,çevirisi çok temiz Celal…devamıKitap aşırı popüler okumayan var mıdır bilmiyorum. İlk öncelikle kitabı ben oturduğum şehirde elden aldım 35 lira verdim,Allah benim belam versin internette 12 liralardan bulunabiliyor. Kapak tasarımı benim o kadar hoşuma gidiyor ki anlatamam. Kitaba gelecek olursak,çevirisi çok temiz Celal Üster'in eline sağlık. Kitabı sanırım 7-8 günde okudum belki 5-6 günde,hatırlamıyorum. Ben kitapları okurken altını çizerim ve emin olun kitabın 10'da 6'sı çizili. Kitap distopik bir sistem eleştirisi ve benim şimdiye kadar okuduğum en detaylı işlenmiş distopya. Hatta o kadar iyi işlenmiş ki kitabın yaklaşık 35-40 sayfasında sadece kullanılan dili detaylı şekilde anlatıyor. Kitapta yaşanan olayları ben ülkemize fazlası ile benzettim. Özellikle Ploreterleri Türk halkının %60'ına çok benzettim. Hayatlarının tek anlamı evlenmek ve çocuk yapmak,tek umut kaynakları piyango,çalışıp üredikleri sürece onlar İçin önemli olan hiçbir şey yok. Ülkemizden örnek vereyim,bazı insanlar özgürlüklerini kısıtlandığını,demokrasinin yok edildiğini ve sultanlık rejimine geçildiğini iddia eder ve haklarını arar fakat halkın çoğunluğu ucu kendine dokunmadıkça ses çıkarmaz. Onlar için özgürlük önemli değildir,hak adalet kavramlar onlar için sadece terimdir. Onlar için 3+1 ev,yemek yapacak kadın,para getirecek koca,2-3 tane çocuk ve 3000 tl maaş özgürlüklerini ve haklarını satmaları için yeterli etkenlerdir. Beni kitapta ki toplumsal bir ırk olan ploreterler çok etkiledi. Onun dışında parti slogaları çok tuhaf ve ürkütücü. ÖZGÜRLÜK KÖLELELİKTİR,SAVAŞ BARIŞTIR,CAHİLLİK GÜÇTÜR. İkinci slogan bana pek mantıksız gelmiyor,çünkü barışı bozan ile savaşıp barışı yeniden sağlamak akıl kârıdır. Ülkemize bir diğer benzettiğim nokta ise kesinlikle bilim politikaları. Bilimi sadece silah yapmak için kullanmaları zaten direkt ülkenin politikası ile aynı. Hatta sadece Türkiye değil bizim gibi Orta Doğu ülkeler içinde su götürmez bir gerçek. Yoksa TÜBİTAK'ta hoşafın birinci olmasını kimse bana izah edemez. Bilimi yalanlamaları yine bir benzerlik. Bir diğer benzerlik ise seks politikaları. Bu konuya uzun uzun değinebilirim ama "ayıplı" konu olduğu ve hayati bir ihtiyaç değilde çocuk yapmak için gerekli olan bir lavman yöntemi olarak görüldüğü için ülkemizde elimi yormanın pek doğru olmadığını düşünüyorum. Bir öteki benzerlik ise eğitim ve özelliklede tarihtir. Malûmunuz "biz gelmeden mağarada yaşıyordunuz,oksijen yoktu,hep kuyruk va..." gibi şeyleri neredeyse her gün haber programları da,sosyal medya da ve +50 dayıların yanında sıkça işitiyoruz. Kitapta bu konu daha da ileri gidilmiş ve harika işlenmiş. Yine bir gün biri ile dost öteki gün düşman olunduğu aşikar. Diğer birçok benzerliği ülkemiz ile ilgili saymıyorum. Dünya genelinde ise Tele-ekranların varlığı zaten başlı başına bir benzerlik. Benim terkrar tekar okuyacağım ve üstüne sabaha kadar konuşabileceğim bir eser. Dizi ve filmlere puan veriyorum ama bunun gbi efsane kitaplara puan vermek pek işim değil. Zaten okumayan çok az kişi kaldı okuyun okuttun efenim.
"Parti sloganında dendiği gibi;Havanlar ve Ploreterler özgürdür."