Kitabın ilk paragrafıyla başlamak istiyorum yoruma. Zaten kesinlikle kitabın arkasını okumamalısınız, kitabın hepsini anlatıyor. "Birini öldürmemin üzerinden yirmi beş yıl geçti. Yok yok, yirmi altı mıydı yoksa? Neyse, aşağı yukarı o kadar oldu işte. O ana kadar beni buna sevk…devamıKitabın ilk paragrafıyla başlamak istiyorum yoruma. Zaten kesinlikle kitabın arkasını okumamalısınız, kitabın hepsini anlatıyor.
"Birini öldürmemin üzerinden yirmi beş yıl geçti. Yok yok, yirmi altı mıydı yoksa? Neyse, aşağı yukarı o kadar oldu işte. O ana kadar beni buna sevk eden, insanların çoğunlukla düşündüğü gibi cinayet dürtüsü, cinsel sapkınlık falan değildi. Daha ziyade içimde ukde kalmasıydı. Daha mükemmel bir hazzın mümkün olabileceği umudu. Kurbanlarımı her gömüşümde aynı şeyi tekrarlayıp durdum.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapabilirim!"
Kitap böyle ilgi çekici bir paragrafla başlıyor ve bir seri katilin Alzheimer olmasını, hafızasını artık iyiden iyiye kaybederken yaşadıklarını tuttuğu günlüğünü okuyoruz.
Konusu, üslubu benim ilgimi çekti. Koreli bir yazarın kitabı. Dediğim gibi yaşlı birinin gözünden okuduğumuz için dili çok basit, bu yüzden çok akıcı, bir oturuşta bitirilebilir. Benim aşırı bayılmasam da yine de okurken keyif aldığım bir kitap. Arada kafa sakinleştiricek, hemen bitecek bir kitap arıyorsanız tam sizlik. Finali de bence güzeldi. Tavsiye ederim.
"Üzüntü hissedemeyecek birisi gibi görünsem de mizaha kayıtsız kalamam. "
"Hayatımızı ölümle ilgili düşüncelerle mahvediyoruz, ölümümüzü ise hayatla ilgili düşüncelerle. "
"'Benim yaşadığım eziyetin alt yazısı yok, okunmuyor' Gyıonğcu Gim [Üzüntü Şehri]"
"Kimsenin okumadığı şiirleri yazmakla kimseye söylemediğim cinayetleri işlemek arasında bir fark yoktu."
"Dünyadaki tüm uzmanlar benim bildiğim bir alanda konuşana dek gözüme uzman olarak görünürler."
"Kafam karışık. Hafızamı yitirdikçe yüreğim ait olduğu yeri kaybediyor."
"Sadece bugünde kalmak hayvan misali yaşanan bir hayata gerilemek demektir. Tüm hafızasını kaybedene daha fazla insan denemez."
"Oedipus bilgisizlikten unutmaya, unutmadan yıkıma doğru ilerlemiştir. Ben kesinlikle bunun tam tersiyim. Yıkımdan unutmaya, unutmadan bilgisizliğe, saf bir bilgisizlik durumuna geçeceğim."
"+Kötü olanı neden anlamaya çalışıyorsun?
-Bileyim ki ondan kaçabileyim.
Şöyle dedim:
+Bilinebilseydi kötülük olmazdı. Sen otur duanı et. Kötünün sana değmeden geçip gitmesi için. Korkulacak şey kötülük değil. Zaman. Çünkü onu yenebilecek kimse yok."
‼️ Spoiler ‼️
Inhi'yi adamın öldürdüğünü düşünmüştüm ama Inhi'nin onun kızı olmadığına, Cute Bak'ın polis olmasına vs. sonlarda adamla birlikte ben de inanamadım. Bence güzel bir ters köşe ve finaldi.