Raf'ın bana kattığı güzel kitaplardan birsi. Değerinin bilinmediğini düşünüyorum. Çok az kişi okumuş. Bence polisiye sever herkes tarafından okunması gerek. Kitap aşırı heyacanlı başlıyor. Sarı bir oda, içerde bi kaza gerçekleşiyor. Kapı ve pencere kapalı. Ama suçlu odada değil. Peki…devamıRaf'ın bana kattığı güzel kitaplardan birsi. Değerinin bilinmediğini düşünüyorum. Çok az kişi okumuş. Bence polisiye sever herkes tarafından okunması gerek.
Kitap aşırı heyacanlı başlıyor. Sarı bir oda, içerde bi kaza gerçekleşiyor. Kapı ve pencere kapalı. Ama suçlu odada değil. Peki nerde? Nerden kaçtı?
Bu giriş beni kitaba öyle bi bağladıki. İlk okuduğum zaman 100 sayfa birden okumuştum. Ama sonradan araya başka şeyler girince kitaba 2 hafta sonra devam edebildim. Yani yaklaşık bir ayda bitirdim kitabı. Ama inanın en fazla 3 günde bitirilecek kitap. Ben hiç ara vermeden yeniden okumayı düşünüyorum bi ara. Çünkü arada kopmalar oldu benim için.
Kitaptaki olay gizemini sonuna kadar koruyor. Şöyle düşünebilirsiniz "Baştaki olay nasıl 300 sayfa boyunca çözülemiyor, tek bir olay olması sıkmaz mı?" diyebilirsiniz. Ben öyle düşünmüştüm açıkçası ama tek bir olay olmuyor. Anlamlandıramadığım birkaç olay daha oluyor kitapta. Mesela 4 kişi saldırganı kovalıyorlar ama bi anda saldırgan ortadan kayboluyor. Ve bu 4 kişi birbiriyle çapışıyor. Saldırgan nere gitti? Bunun gibi birkaç olay daha var. Siz bu olayları çözmeye çalışırken bi anda kitap bitiyor zaten.
Hep bi tahmin yürüttüm katil kim diye ama sonu beni şaşırttı. Hiç beklemediğim biri çıktı.
Ama açıkçası katil beni tatmin etmedi. Sarı Odanın ve Dönemeçli koridorun(size anlattığım diğer olay) esrarı beklediğim gibi olmadı. Genelde "katil kim" temalı kitaplarda son 50 sayfa en sevdiğim kısım olur ama bu kitapta pek öyle olmadı. Belki ben tam olarak anlamadım. Ama özellikle Sarı Odanın hikayesi hiç beklediğim gibi değildi. Okuduğum zaman "Ne bu muymuş?" dedim. Ama bu sadece bana böyle gelmiş olabilir. Çünkü ben daha büyük bir şey bekliyordum. Bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmez. Ayrıca sonundan bağımsız çok güzel bir kitaptı. Hakkını yemem. Katil kim temalı şeyler seviyorsanız kesin okuyunnnn.
SPOİLER
Şu tatmin olmadığım kısmı anlatmam gerek. Katil gelip Matmazel Stangerson'a saldırıyor. Sonra gidiyor. Matmazel Stangerson'da bu yarayı sarıp babasıyla çalışmasına devam ediyor. Nasıl ya? Babası veya Jacques Baba bu yarayı nasıl farketmiyor? Ya da kız bu acıya nasıl dayanıyor? Anlamadım ben.
Bir de "Matmazel Stangerson'ın sırrı" çooook saçmaydı. Cidden başka bir şey bulamadın mı yazar bey demek istedim. Neymiş geçmişte bu adamla berabermiş. Şimdi kimse duymasın diye de saklamayı tercih etmiş. Ablacım siz evleneceğinizi falan herkese duyurmuşsunuz zaten. Sevgilinden ayrıldıktan sonra 1 hafta geri birlikte olman bir şey değiştirmez. Yani bunu baban öğrenseydi hiçbir şey olmazdı bence. Ölümü göze alabilecek bir şey değillll. Ha bir de çocukları varmış. Eee nolcak al yanına büyüt. Salak bi adamla uğraşmana değer mi? Valla ben Darzac'a çok üzüldüm. Raubatille olmasa boşu boşuna hapse girecekti adamcağız. Kitabı okumadıysanız sonki bahsettiğim şeyden pek bir şey anlamazsınız. Ama okuduysanız sizinde bu konu hakkındaki fikirlerinizi merak ediyorum.