The Sea Beast (Deniz Canavarı) - 2022 Yönetmen : Chris Williams DİKKAT SPOILER İÇERİR! The Sea Beast, oscar ödüllü Chris Williams'ın yeni animasyon filmi. Film, deniz canavarlarının ve onları yakalamaya çalışan canavar avcılarının olduğu fantastik bir dünyada geçiyor. Çocukken batan…devamıThe Sea Beast (Deniz Canavarı) - 2022
Yönetmen : Chris Williams
DİKKAT SPOILER İÇERİR!
The Sea Beast, oscar ödüllü Chris Williams'ın yeni animasyon filmi.
Film, deniz canavarlarının ve onları yakalamaya çalışan canavar avcılarının olduğu fantastik bir dünyada geçiyor.
Çocukken batan bir gemiden kurtarılıp, bir avcı kaptanın yanında yetişen ve çevresi tarafından çok sevilen Jacob Holland; birgün Maise Brumble adında küçük siyahi bir kız çocuğu ile karşılaşmasının üzerine, hayatı bir maceraya sürüklenir.
Bana göre filmin asıl konuşulması gereken noktası altmetni. Bence çok çarpıcı ve bir çocuk animasyonu üzerinden eleştirisi ve söyleyecek sözleri olan bir film. Avcıların "Görkemli yaşa, görkemli öl!" inancından yola çıkılmış. Deniz canavarları ile savaşıp, bu uğurda canlarını veren tüm avcılar birer "Kahraman" kabul ediliyor. Buna Jacop ve Maise'nin de aileleri dahil. İkiside çok küçük yaşta bu uğurda ailelerini kaybetmiş. Film, bir hikaye kitabı şeklinde basılmış, ülkenin bu canavarlarla yapılmış savaş ve kahramanlık tarihini anlatan kitabı diğer çocuklara okuyan Maise ile başlıyor. Geçmiş tarihe ve kahramanlara o kadar aşık ki, o da onlardan biri olmak için bir gece kaçıp gemiye saklanıyor. Fakat ilerleyen olaylar ve canavar ile bir şekilde kurulan dostluk bir yerden sonra Maise'ye şu soruyu sorduruyor: "Ya kahramanlar yanılıyorsa?". Bizlere öğretilen, bildiğimizi zannettiğimiz şeyler ya koskoca bir yalandan ibaretse?
Sahnelerden birinde, kitabı okuyan Jakop ve Maise arasında şu konuşma geçiyor:
Jacop - Burada diyorki; karanlık zamanda canavarlar Krazul'un kıyısındaki bir şehri yok etmiş. O kıyıyı köşe bucak dolaştık, ben bir şehir falan görmedim yıkılmış ya da yıkılmamış. Ve biz hiç bu kadar "Harrrr" demeyiz. Resmen her sayfada var, Haaarrrrrr!! Yani bu çok saçma olmuş.
Maise - Diyorsun! Ama kitap başka şey söylüyor ve bu kitap ikimizden de uzun yaşayacak. Bu yüzden insanlar canavarların "olmayan şehirleri" yok ettiğine inanacak. Ve avcıların hep "Haarrrr" dediğine.
Jacop - Bu doğru değilse, doğruları nereden bileceksin?
Maise - Canavarların kadınları bahçelerden sürükleyip götürdüğünü nereden bileceğiz? Ya o dönemin karanlık zamanlar olduğunu? Belki de bu savaşı onlar başlatmadı.
Jacop - Peki biz neden başlatalım?
Bu sahne bile çok şey anlatıyor insanlığa. Sonradan Masie fark ediyor ki, bütün Karanlık Dönem tarih kitapları kuşaklar boyunca kraliyet tarafından basılarak halka anlatılmış.
Günümüze ve insanlık tarihine bakınca bizde de öyle değil mi? Aynen dediği gibi kitaplar bizden uzun yaşayacak. Peki anlatılanlar kime göre, neye göre yazılıyor? Çok iyi toplum bilimcilerinin araştırmaları ışığında, kanıtlara dayandırılarak anlatılmış, yazılmış hikayeler var. Bunların kanıtları mevcut. Ama diğer yanda tamamen hikayelerden oluşan tarih yazıları ve bu yazıların peşinden koşan binlerce insan da var. Güç ve iktidar kimde ise, onun gözünden tasarlanıp yazılan hikayeler... Dünya'da bunca savaşlar oluyor. Peki bu savaşları cidden kim başlattı?
Filmde, ırk ayrımına, politikanın kanlı tarihine ve gücüne, aynı zamanda kadın erkek eşitliğine de vurgu yapılıyor. Bunları kör göze parmak sokmadan, o kadar güzel işlemiş ki; anlayana anlayabilene vesselam.
Her ne kadar bir "çocuk animasyon filmi" kategorisinde görünüyor olsa da, bana göre altmetni çok sağlam bir film.
İyi seyirler.
Sevgi ile kalın.