Merhaba!😊 İlk gönderi paylaşımıma benim için oldukça özel olan bu şiir kitabıyla başlamak istedim. Adil Erdem Bayazıt'ın şiirlerinin bir kitapta toplandığı bu eser bana göre en çok ümit etmeyi, sevginin yüceliğini çağrıştırıyor. Ama bence şiirleri özümsemek için önce Adil Erdem…devamıMerhaba!😊
İlk gönderi paylaşımıma benim için oldukça özel olan bu şiir kitabıyla başlamak istedim. Adil Erdem Bayazıt'ın şiirlerinin bir kitapta toplandığı bu eser bana göre en çok ümit etmeyi, sevginin yüceliğini çağrıştırıyor. Ama bence şiirleri özümsemek için önce Adil Erdem Bayazıt'ı okumak gerekiyor.
Yaşadığı dönem Türkiye için oldukça çalkantılı yıllardan geçse de kendisi ve diğer altı güzel adam taa lise yıllarında çatışmaların göbeğinden sessiz bir limana, edebiyata sığınmıştır. Edebiyatla ortak bir dil oluşturmuş ve sevginin,aşkın gölgesine bir devrimi başlatır gibi ilişmişlerdir.
Sevmeyi bilen bir şairdir Adil Erdem Bayazıt. Kim olursa olsun, insan olmasının verdiği saygıyla onu kucaklamış ve bağrına basmıştır.
Nedense diğer altı değerli şair ve öykücüye göre bana aralarında en çok hayatı romantik kılmaya çalışan kişi Adil Erdem Bayazıt'mış gibi gelir. Şiirlerinde de keza hissedilir bu hava, sevda adamıdır o, şiirini naiflikle ve sevgiyle yoğurur. Derinliğini bir güzel mayalar insanlıkla, şiirine bir parça ümit ve sevmek katar da öyle koyar yüreğimizin önüne.
Şiirleri naif ama bir o kadar fırtınalıdır, bazen doğanın ve bazen de savaşın içerisinde sürüklenir. En son öyle bir derinleşir ki anlam, herkes payına ne kadar düşüyorsa o kadar iner özüne...
Bir Şiir |
Aşk Risalesi
Dirilmek yeniden
Yerin uyanması gibi kımıldaması gibi toprağın
Bulutları yarması gibi gün ışığının
Yağmurun ansızın boşanması
Binlerce kuşun bir anda parlaması havalanması
Erimesi gibi karların ve buzulların
Patlaması gibi dal uçlarında tomurcukların
Dirilmek yeniden
Yüzyıl süren bir berzahtan geçmişiz gibi
Kandan kinden öfkeden
Üstümüze bir sağnak boşanmış gibi
Sürekli lekelendiğimiz çözülmeye terkedildiğimiz
Bir bataktan çıkar gibi.
Yürürken otururken yatarken
Hep çürümek durumunda kalmış
Duyduklarımızdan dolayı kulaklarımız
Gördüklerimizden ötürü gözlerimiz
Dokunduklarımız için ellerimiz.
Belli bir bozgun yaşamışız
Her şeye ölüm dadanmış sanki
Kadınlar ki anne olmamak için direniyorlar
Erkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlar
Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar
Çocukluk kalkmış dünyadan gibi
Her çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki.
Aşkın son saltanatını yaşamak içinmi ey kalbim
Ruhun serüvenine bir kale olmak için mi?
Bu başkaldırma kanatlanma.
Durmadan geçiyordu o zamanlar
Üstümüzden tanklar toplar binler tonluk arabalar
Boğuk bir ses madeni bir böğürme
Bir metropol devinin içimiz titreten iniltisi
Ta uzaklarda şehirlerin üstünde kımıldayan
Bir korkunun yüreğimizde biriken tedirginliği
Bir sam yeli gibi bedenimizi yüzümüzü saçlarımızı
Yalayarak
Çekiyordu bizi ve herkesi.
Ama sen uzaklardaydın ey kalbim
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı
Ayın ve yıldızların çağlayarak
Berrak şelaleler yaparak
Coşku içinde aktığı
Bir yerlerdeydi.
Hani bir gün bir çobana rastlamıştık
Kavalıyla bir sümbülü emziriyordu
Adı ferhat mıydı neydi
Koyunların kurtların böceklerin ve çiçeklerin
Sadakatten mest oldukları
Her birinin gözlerinde
Kaybolur gibi kayar gibi
Dalıp gittiğimiz o saadet evreni
Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç
Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan.
Yaslan göğsüme sevdiğim
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir
Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir toprak gibidir
Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin güneş gibisin bazan.
Usul usul inen
Yağmur tıpırtılarını
Dinler gibi
Dalıp gitmiştik
Sen konuşuyordun
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun
Onlar ki konuklarımızdı
Adları Keremdi Yusuftu Kaystı
Hepsi de ezelden tanıdıktı dosttu.
Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi unutmadım
Aşktı alıp verilen altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki
unutmadım
Bir Şarkı ♩ Jane Maryam | Evgeny Grinko