Mükemmel bir başyapıt... Bu seriye aslında geçen sene Zaman Çarkı'yla aynı anda başlamıştım. Baktım ikisi de efsane seriler, efsane evrenler; Dune arada kaynamasın diye Dune'u bırakmıştım. Şimdi Zaman Çarkı bittikten sonra geri dönüp baştan başladım ve yine aynı şekilde hayran…devamıMükemmel bir başyapıt...
Bu seriye aslında geçen sene Zaman Çarkı'yla aynı anda başlamıştım. Baktım ikisi de efsane seriler, efsane evrenler; Dune arada kaynamasın diye Dune'u bırakmıştım. Şimdi Zaman Çarkı bittikten sonra geri dönüp baştan başladım ve yine aynı şekilde hayran kaldım.
Bu iki serinin de yazarlarının kafası o kadar farklı ki... Bu kadar muhteşem, kendi içinde tutarlı ve aşırı detaylı evrenler oluşturmaları beni aşırı etkiliyor. Dune serisi boşuna bilimkurgunun üstadı değil. Okurken Arrakis'te çöl coğrafyalarının kültürünü hissetmek aşırı güzeldi. O kadar içine girdim ki evrenin... Düşünülmüş her detay, karakterler, her şey mükemmel.
Başından itibaren zaten ne kadar kaliteli olduğunu hissediliyordu. İlk sayfalardan başlayarak her sayfasını çok heyecan duyarak ve zevk alarak okudum. Açık ara okuduğum en iyi kitaplardan. Tam benim zevkime de hitap ediyordu zaten. Çok sevdiğim için cümleleri toplayıp da doğru dürüst bir şeyler de yazamıyorum zaten :)
Yani koşun koşun okuyun. Mükemmel bir giriş kitabıydı. Aşık oldum diyebilirim. Şiddetle tavsiye ederim.
"Korkmamalıyım. Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Onun etrafımdan ve içimden geçip gitmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiğinde, onun izlediği yolu görmek için iç gözümü kullanacağım. Korkunun geçtiği yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım."
"'Şunu hafızana kazı evlat: Dünya dört şeyin üzerinde durur...' İri eklemli 4 parmağını kaldırmıştı. 'Bilgelerin ilmi, yücelerin adaleti, haklıların duası ve yiğitlerin cesareti. Ama hükmetme sanatını bilen bir hükümdar olmadan...' Parmaklarını indirip yumruğunu sıkmıştı. 'Bunlar hiçbir işe yaramaz. Bunu bağlı olacağın ilim haline getir!'"
"'Dilekler balık olsa, hepimiz ağ atardık,' diye mırıldandı."
"Şöyle bir deyişleri var: Işıltı kentlerden gelir, bilgelikse çölden."
"Muad'Dib'in öylesine çabuk öğrenmesinin sebebi, ilk eğitimini öğrenmek üzerine almış olmasıydı. Bu konuda aldığı ilk ders de öğrenebileceğine inanması gerektiğiydi. Pek çok insanın öğrenebileceğine inanmaması, daha da fazlasını ise öğrenmenin zor olduğuna inanması afallatıcıdır. Muad'Dib her deneyimin bir ders taşıdığını biliyordu."
"Sonuna dek izlenen yol insanı hiçbir yere götürmez. Bir dağın gerçekten dağ olup olmadığını anlamak istiyorsanız, ona biraz tırmanmanız yeter. Dağın tepesine çıkarsanız dağı göremezsiniz."
"Kaçış yok... atalarımızın uyguladığı şiddetin bedelini ödüyoruz."
"Sanki bu bir çocuk oyunuydu, ama büyükler tarafından oynanırken tüm yasaklar kaldırılmıştı."
"Abim geliyor. Muad'Dib'in karşısında imparatorlar bile titrer, çünkü onda haklılığın gücü var ve gökyüzü ona gülümsüyor."
"Evrendeki en güçlü ve kalıcı ilkeler, tesadüfler ve hatalardı."
"Fremenler eskilerin 'spannungsbogen' dediği bir nitelikte kusursuzlaşmıştı... yani arzuladıkları bir şeyi elde etmeye çalışmadan önce sabredebiliyorlardı."
"Lider, güruh ile halk arasındaki farkı belirleyen şeylerden biridir. Bireylerin sayısı ona bağlıdır. Bireylerin sayısı fazla azalırsa, halk güruha dönüşür."
"İnsan bilinçaltının derinliklerinde, anlamlı ve mantığa uygun bir evrene duyulan ihtiyaç yatar. Ama gerçek evren, mantığın hep bir adım ötesindedir."
"Paul 'Milyarlarca, trilyonlarca hayat yaşamak ister miydin?' diye sordu. 'İşte sana bir efsane! Onca deneyimi, getirecekleri bilgeliği düşün. Ama bilgelik sevgiyi azaltır, değil mi? Nefrete de yeni bir biçim verir. Hem zalimin hem de iyiliğin derinliklerine inmeden acımasızlığı nasıl bilebilirsin ki? Benden korkmalısın anne. Ben Kuisatz Haderahım."
"Arrakis bıçağın yolunu öğretir... Kusurlu olan ne varsa kesip atmayı ve 'Artık kusursuz, çünkü burada bitiyor,' demeyi öğretir."
"Yasını tutmalıyım. Bir şeyler hissetmeliyim.
Ama hiçbir şey hissetmiyordu... tek düşündüğü şuydu: İşte bu önemli bir gerçek.
Tüm gerçeklerden yalnızca biriydi."
"Çünkü artık içimdeki keder, tüm denizlerin kumundan daha ağır, diye düşündü. Bu dünya içimi boşalttı, geride tek bir şey kaldı... en eski hedefim: yarını yaşamak."
"Mutluluğun durabilmek, bir anlığına da olsa durabilmek olduğunu fark etti. Durmanın mümkün olmadığı yerde mutluluk da olmazdı."