Elimizde Abuklamaya karşı çok güçlü bir koz var. Yakalanmamak... Bu espriyi yapmasam ölürdüm. Umarım benden önce yapan olmamıştır, çok üzülürüm. Mesafe, tıkaç, kulaklık düsturu ile yola çıkmış olan ilk yerli distopya dizimiz. Başrolünde Osman Sonant'ı görünce hemen listeme aldığım, Haluk…devamıElimizde Abuklamaya karşı çok güçlü bir koz var. Yakalanmamak... Bu espriyi yapmasam ölürdüm. Umarım benden önce yapan olmamıştır, çok üzülürüm.
Mesafe, tıkaç, kulaklık düsturu ile yola çıkmış olan ilk yerli distopya dizimiz. Başrolünde Osman Sonant'ı görünce hemen listeme aldığım, Haluk Bilginer'in de olduğunu öğrendikten sonra hiç vakit kaybetmeden izlemeye başladığım bir dizi oldu. Bitirdiğimde 'vay be.' dedim. 'Ne diziydi be.' Çünkü yapılmamış bir şey denenmiş, Türkiye'de daha önce denenmemiş bir şey. Ve çok da iyi, eksiği yok fazlası var denilecek bir proje çıkmış ortaya. Dünya geneline bakarsak elbette salgın konulu diziler var ama bu yine onlardan çok farklı. Yani bence...
Aslında dizi biraz yavaş başlıyor, fakat bu yavaşlıkla bizi olaylara, salgına, baş karakterimize, SMK'ya, +1'e alıştırıyor. Çat diye olaya giriş yapsaydı akıllarda bir sürü soru işareti bırakır, kafaları allak bullak ederdi. İlk başta ana temaya alıştırıp sonrasında aksiyonunu yükseltmesi olayı çok iyi düşünülmüş. Zaten bir noktadan sonra heyecanı hiç düşmüyor.
Ben 4. bölümden sonra maksimum atraksiyona ulaştım dizide. Öncesi biraz daha yavaş ilerliyor gibiydi. Tabii yine çok yavaş diyemeyiz, çünkü heyecan vardı. Sadece kendi gücünden biraz düşüktü.
Senaryo o kadar iyi yazılmış ki bayıldım, kitabını alıp okumak isterim. Distopya evrenini yaratmak, denenmemişi denemek, hem de bunu daha önce yapılmamış bir yerde yapmak zordur. Mert Baykal ve ekibi bunun altından o kadar güzel kalkmışlar ki büyük bir merakla başladığım diziyi büyük bir hayranlıkla ve yine merakla bitirdim.
Finali fazlasıyla heyecan verici bir noktada bitmiş. Bu da devamının geleceğinin sinyallerini verdiği anlamına gelir. Eğer proje iptal olursa çok üzülürüm. Çünkü bu kadar farklı ve iyi bir proje havada kalamaz, kalmamalı.
Osman Sonant'ın oyunculuğunu çok beğenirim, bu dizide kendini aşmış. Haluk Bilginer'e söyleyecek bir sözüm yok zaten. Bir insan sadece susarak bile kalitesini konuşturur mu? Haluk Bilginer ise yapar.
Görsel efektleri de en az senaryo kadar iyiydi. Özellikle bölüm başlarında Murat'ın zihninde olup bitenlerin gösteriminde kullanılan efektler çok muazzamdı. Diziye bambaşka bir hava katmış ve seviyesi yüksek bir projeyi daha da yükseltmiş.
Arka Sokaklar'ı polisi oynamaktan sıkıldığı için bırakan burada da polisimsi bir rolde oynayan Şevket Çoruh abimiz... Kaderin bu senin, bu senin kaderin.
Hâlâ izlemediyseniz bir an önce izlemelisiniz. Üst düzey bir dizi.