Evvet, 2022'nin sonlarında çıkan ve gittikçe popülerleşen bir filmin yorumuyla geldim. Oldukça uzun bir yorum olacak. Spoiler olduğu yerde belirteceğim. Filmimiz zenginlerden oluşan bir grubun, oldukça seçkin bir restorana gitmesini ve orada yaşadıklarını konu alıyor. Bu restoran işinde öyle ciddi…devamıEvvet, 2022'nin sonlarında çıkan ve gittikçe popülerleşen bir filmin yorumuyla geldim. Oldukça uzun bir yorum olacak. Spoiler olduğu yerde belirteceğim.
Filmimiz zenginlerden oluşan bir grubun, oldukça seçkin bir restorana gitmesini ve orada yaşadıklarını konu alıyor.
Bu restoran işinde öyle ciddi ki, yemeklerde kullandıkları sebzeleri/meyveleri kendileri yetiştirdikleri, et/süt/yumurta/bal gibi ihtiyaçlar için hayvan besledikleri özel bir adanın içinde. Çalışanlar da bu adada kalıyor.
Tabii ki her şey bu kadar zahmetli olunca yemeklerin fiyatları da sadece zenginlerin karşılayabileceği şekilde.
Bir gün bu restoranda verilen özel bir tadım menüsünü denemek için farklı farklı kişiler bir araya geliyor. Tyler da gelenlerden biri. Normalde sevgilisiyle katılacağı bu etkinliğe farklı biriyle katılıyor. Bu da baş karakterimiz Margot. Onun diğerlerinden farkı zengin olmayışı ve bu etkinliğe son anda dahil oluşu. Daha sonra yaşanan olaylara yorumlarımı da katacağım için bu kadar bilgi yeterli diyebiliriz.
Güzel bir filmdi ancak inanılmaz etkilendim, müthişti tarzı bir yorum yapamam. Eksikleri vardı.
Herkese farklı farklı filmleri hatırlatabilir çünkü içindeki konular elbette ki daha önce de işlendi. "Platform" (eşitsizlik/sınıf farkı konusuyla) ve "Testere" (kötülere/kıymet bilmeyenlere ders verme) benim filmi izlerken aklıma gelenler. Ancak bu klişe olduğunu göstermiyor, aynı konulardaki filmlerle kıyaslandığında işlenişi farklı.
Ayrıca filmi izlemeden önce "Fresh" tarzı, insan eti yemeli ve iğrenç sahneleri olan bir film bekliyordum ancak öyle olmadı. "İğrenç sahneleri var, yemek yerken izlenmez." yorumlarına da katılmıyorum. Bana abartı gelen bir sahne olmadı.
Kısacası izlenir, keyif de alınır ancak tek tek düşünüldüğünde eksikleri var olduğundan benim gibi beklentiyi arşa çıkarmayın.
SPOILER//
> Aşçıların ve çalışanların neden şefe bu kadar bağlı olduğunu göstermediler. Bunu büyük bir eksiklik olarak görüyorum. Onun uğruna ölüyorlar ama neden?
> Filmin başlarında diyebileceğimiz bir yerde, herkesin öleceğinin söylenmesi. Ben orada bir müşteri olsam ilk ölümden sonra (hadi bunu şov sandınız) bu söylendiğinde oturup yemek yemeye devam etmem. Zaten öleceksiniz; en azından kaçmaya çalışın, bir şeyler yapın sonra ölün.
> Adamlara kaçın, 45 saniyeniz var demeleri neden? Kaçamayanlar o an ölse anlayacağım. Yani "45 saniyeniz var, kaçan özgür olur ancak kaçmaya çalışıp kaçamazsınız vıdı vıdı (yaratıcı bir işkence) olur." gibi bir şeyler beklemiştim.
> Kızın ne yaparsa yapsın ölmesini isterdim. Evet şefin uzun zaman sonra mutlu bir şekilde yemek yapmasını sağladı ve beğenip takdir ederek uzun zamandır var olan takdir açlığını doyurdu. Ancak madem başta "Her halükarda öleceksin. Bizim tarafımızda mı yoksa diğer tarafta mı ölmek istersin?" deniliyor, o zaman neden gitmesine izin veriliyor. Kurtulma yolu varmış işte. Seni mutlu edince gönderdin.
> Sondaki silme sahnesinin, filmi yapanların kendini eleştirmesi tarzında bir yorum gördüm ve katılıyorum. Yani filmde eleştirilen bir zenginler/doymayanlar sınıfı var. Gerçekte de, bu film sayesinde oldukça kazanç sağlayan film ekibi var. Yani filmi yapanlar da eleştirdikleri zenginliğe sahip. Sondaki "the Menu" yazan kağıtla ağzını silmesi de filmin kendini eleştirmesi oluyor. Demek istediğimi çok açıklayamadım aslında ama umarım anlamışsınızdır.
> Şefin çizburgeri yaparken ki mutluluğu çok iyi yansıtılmıştı. Margot tarafından yemeğinin beğenilmesi çok hoşuna gitti. Daha uğraştırıcı yemekler yapmasına ve bu yemeklerin de beğenilmesine rağmen her şeyin sahte olduğu bir dünyada olması, gelen kişilerin yemekleri yeteri kadar önemsememesi gibi sebeplerle bir türlü mutlu olamıyordu.
> Film bol bol mesaj içeriyor, bir sürü konuya değiniyordu. Sınıf ayrımı, mükemmellik takıntısı, sahtelik, sanatçının takdir açlığı, işini severek yapma, abartılı hayranlık bunlardan bazıları.
> Son olarak değinmeden geçemeyeceğim, "Tyler'ın Saçmalığı" tabağı çok iyiydi. :D Adını görünce bir gülme tuttu.
Sonuç olarak eksikleri olsa da herkesin izlemesini tavsiye ederim. Üzerine uzun uzun konuşulabilecek bir film. Hem seveni hem sevmeyeni bol olan filmleri ayrı seviyorum. Herkes aynı fikirde olunca sıkıcı oluyor.
✨️"Acı bir şekilde gördük ki, baskıcı rejimler asla kendi istekleriyle özgürlük dağıtmaz. Özgürlük, ezilen tarafından talep edilmelidir."
-Martin Luther King
Puanım: 8/10
.
.
.
.
20/01/23'te izledim.
2023/16. Film
(17. Film Just Like Heaven)