Spoiler içeriyor
Öncelikle sunumuma başlamadan önce bilgilendirme yapmak istiyorum. Kutsal Kitapların sadece 1'i bozulmamış varsayılır(en azından bizim açımızdan ama objektif bakarsanız yine de en bozulmayanı gerçekten bizim kitaptır). O da Kur'an'dır. Diğer kutsal kitaplar hatırı sayılır derecede bozulmuştur. Tahrifata uğramıştır. Üstelik bunu…devamıÖncelikle sunumuma başlamadan önce bilgilendirme yapmak istiyorum. Kutsal Kitapların sadece 1'i bozulmamış varsayılır(en azından bizim açımızdan ama objektif bakarsanız yine de en bozulmayanı gerçekten bizim kitaptır). O da Kur'an'dır. Diğer kutsal kitaplar hatırı sayılır derecede bozulmuştur. Tahrifata uğramıştır. Üstelik bunu herhangi bir ayete bakarak görebilirsiniz. - Şimdi iyiki ilk önce Kur'an'ı okumaya başlamışım diyorum yoksa Tevrat veya İncil'den başlasaydım hem kafa karıştırırdı hem de dinden soğuturdu. - Önceden olsa pek böyle düşünmeyebilirdim ama gördükçe anlıyorsun gerçekleri. Sumerlilerde Ziusudra'yal Nuh arasında benzerliğe dikkat çekiliyor Tufan bölümünde de. Kur'an'la Sumer'deki benzerlikler hayret verici. Yalnız Allah'ı var Muazzez Hanım'ın böyle bir toplumda böyle bir topluma bu türde bir yazı yazması büyük başarı. Ve gerçekten cesaret isteyen bir iş. Öncelikle kendisinin çok objektif, ussal davrandığını bildirmek isterim. (kimleri gördüğünden belli) Ama ben daha öncesinde yazarın sadece ismini duyuyordum ve hadi dürüst olayım kitabı alma nedenim imanımı korumak veya artırmaktı. Ama tam tersi etki yaptı denebilir. Hatta Lut peygamber neden kızlarıyla yattı kısmında Kur'an'dan örnek verecek sanmıştım, işin aslı öyle değil böyle diye. Hoş Kur'an'da o minvalde bir ayet yok ama zaten o konu Tevrat'ın konusu... Sumerlileri de tek Tanrılı bir dine sahip sanıyordum sanırım oradan kaybettim. Çoktanrılıymışlaar. Yanıldık. Kitap hayal kırıklığı olmadı en azından destan, mitoloji kazandık.
Matematikte onlu ve altılı sistemi kullanmışlardır. Bugün onlu sistem dışında altılı sistem de saat, dakika, daire ölçümünde kullanılmaktadır. Okullarda matematik öğreniminde çarpım tabloları, çeşitli problemlerin çözümü yer almaktadır. Yunanlı(burası çokomelli) Fisagor'a(Pisagor) mal edilen Fisagor teoremi de tablet üzerinde çizilmiş olarak bulunmaktadır.
Tıbbın başlangıcı da Sumerlilerde. Hastalıkları, onlara yarayacak ilaçları gözlemişler, çeşitli ilaç reçeteleri yazmışlardır. Hastaları iyi etmek için yalnız ilaca değil sihirede başvurmuşlardır. Sihir, bu çağda bile aynı amaçla kullanılıyor.
Sumer Dini
Yer, gök, hava, su Tanrıları yaratıcı, diğerleri yönetici ve koruyucu tanrılardı.
Tanrılara ait listelerde 1500 kadar Tanrı adı bulunması, Sumerlilerin ne kadar çoktanrı yarattığını göstermektedir.
Bilgelik ve Su Tanrısı Enki insanların ve sihirbazların koruyucusudur. Venüs yıldızını simgeleyen Tanrıça İnanna âşıkların ve savaşçıların koruyucusudur.
Sumer'de Tanrılar istediklerini yapar; onlar, insanlara ne istediklerini bildirmez. Ancak insanlar onlara kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilir. Bu, kurban edilen hayvanların karaciğerlerindeki işaretlere göre anlaşılır. Bu işaretlerin ne olduğu, neyi anlattığı, bu hususta yazılmış kataloglarda bulunur; rahipler ona göre onları yorumlar. Ayrıca rüya ile de Tanrı istediğini bildirir. Tanrının yapılacak bir işi uygun görüp görmediğini anlamak isteyen, mabede gider; kurban keser, dua eder ve uykuya yatar. Gördüğü rüyanın olumlu veya olumsuz olduğunu da ancak rahip yorumlar.
Sumerliler, bu Tanrılar dünyası üzerine pek çok efsane geliştirmişler; şiirler yazmış, ilahiler bestelemiş, törenler düzenlemiş ve bütün bunları yazıya gçirerek zamanımıza kadar ulaşmasını sağlamışlardır. Onların kurdukları çoktanrılı din, yavaş yavaş tektanrıya dönüşerek, bugünkü dinlerin temelini oluşturmuştur. Fakat bu arada diğer Tanrılar da tamamıyla yok olmayarak bu dinlerde melekler, şeytanlar, cinler olarak varlıklarını korumaktadır.
Dinlerin Karşılaştırılması
Özellikle aşk Tanrıçası İştar'dan haber getirenler. Bunlar ya Tanrılardan üçüncü şahıs olarak buyruğunu alır veya birinci şahıs olarak kendisini, konuşan Tanrı ile bir yapar. Kur'an'da da aynı ifadeyi buluyoruz. Allah bazen üçüncü şahıs olur, bazen doğrudan konuşur.
"Onun işi, bir şeyi yaratmak istediği vakit 'ol' demektir, o şey hemen oluverir.
Sumer'de Tanrılar "ol" der ve her şey oluverir. Her üç dinde de Tanrıların var edici güçleri yanında yok edici güçleri de var. Sumer'de Tanrı enlil, Tanrılar meclisinde Ur şehrinin yıkılmasına karar vermiştir. Şehrin Tnarısı buna ne kadar üzülse elinden bir şey gelmez. Gelen ordular Tanrı'nın dünyadaki araçlarıdır.
Camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, Sumer Ay Tanrısının sembolüdür.
Sumer kralları, Tanrıların yeryüzündeki vekili sayılıyordu. Bu inanç Hristiyanlıkta papaya, Müslümanlıkta halifeye geçerek sürmüştür.
Sumer'de adaleti koruyan Tanrıça, senede bir kere insanları iyi veya fena hareketlerinden dolayı yargılar, kötüleri cezalandırır. Bu inanış İslam'a, Şaban ayının 15'inde Berat Kandili olarak girmiştir.
Sumerlilere göre ölüler, "kur" adlı karanlık, dönüşü olmayan bir yeraltı dünyasına gidiyorlar. Ttevrat'ta bu Şeol, Yunanda Hades, İncil'de cehennem, İslam'da ahret olarak devam etmektedir. Sumerlilere göre burada tekrar dirilme yok. Fakat yeraltı dünyası oranın Tanrıları, rahipleri, ölenlerin gölgeleriyle oldukça hareketli bir yer. Buradan bazı özel durumlarda gölgeler yeryüzüne çıkabiliyor.
Sumerliler kendilerinin, Tnarılar tarafından seçilmiş üstün bir halk olduğunu yazmışlar. Tevrat'ta Yahve, Kur'an'da Allah İsrailoğullarını üstün bir kavim yapmıştı.
Sumerliler, dünyadaki bütün olayların ve Tanrıların isteklerinin gökte yıldızlarla yazılı olduğuna inanırlardı. Kur'an'da aynı inanış "Levh-i Mahfuz" olarak sürüyor.
.. Satürn kötü güçlerin temsilcisiydi. .. Sumer'de Tanrı bir kez olmak üzere duvar arkasından konuşuyor(Bilgilik Tanrısı Enki, Tufanın olacağını, Nuh'un karşılığı olan Ziusudra'ya duvar arkasından söylemiş). Tanrılar insanlara yapacakları işleri rüyalarda bildiriyor. Bunlardan başka fal ve kehanet yoluyla insanlar Tanrıların isteğini öğreniyorlar.
Bkz. Ahzab 59
Bu ayete göre kadınlar örtününce ne okullara gidebilecek ne de çalışabilecekler. Kur'an'da, bazı hocaların uydurduğu gibi, başlarını örtmeyen kadınların cehennemde saçlarından asılacak şeklinde bir ayet olmadığı gibi, örtünenlerin de cennete gideceği yazılmıyor.
Meryemden önce de Tanrı'dan gebe kalma hikâyeleri var. Hintlilerde bakire Rohni bir Tanrı oğlu doğruyor. Çin' de Tanrı Foe'nin annesi güneş ışığından gebe kalmış. Siyamlılara göre evreni koruyacak Tanrının annesi bakireymiş.
(bu ve bunun gibi daha birçok hikaye metinde anlatılıyor. Gebe kalmak için böyle türeyenler kutsal sayılmış. Ya da böyle hikayeler uydurulmuş.)
.. Bu Lilith Sumer Aşk Tanrıçası İnanna'nın ağacına yuva yapıp onu kestirmeyen bir cinin adı. ..
Adem'in Cennetten Kovulması
Hasta olan organlardan biri kaburga. Onu iyi eden Tanrıçanın adı, "kaburganın hanımı" anlamına gelen Ninti'dir. Bu kelimede Nin: hanım, ti: kaburgadır. Ti'nin bir anlamı da hayattır.
Adem, Amoritcede Adamu, İbranicede Adam veya Ha-Adam; anlamı insan, daha doğrusu "kırmızı toprak". Daha geniş bilgi için I. M. Diakonoff, Father "Adam", Afo Beiheft 19, s. 16 vd.
Sumerde kaburgayı iyi etmek için Tanrıça yaratılıyor; adı Kaburganın Hanımı. Hikaye Tevrat'a geçerken kadın kaburgadan yaratılmış ve adı Sumer deki ikinci anlamı olan Hayat'ın Hanımının(yaşatan hanım) İbranice karşılığı Havva olmuştur.
Sumer'de Bilgelik Tanrısı En, insanlara, diğer Tanrılardan haber getiriyor, İslamda aynı işi Cebrail yapıyor. Cebrail'in kudret sahibi olması, kemale eriştiricilik nitelikleri de Bilgelik Tanrısına uymaktadır.
Sumer Aşk Tnarıçası İnanna; Akadlarda İştar, İsrail' de Astarla, Yunanlılarda Afrodit, Romalılarda Venüs adı altında saygı görmüşve varlığını sürdürmüştür.
Yahudilerin, Hristiyan ve Müslümanların atası olarak kabul edilen İbrahim Peygamber ve ailesi, Tevrat'a göre, Mezopotamya'da Kaldealı Ur'dan Harran'a göçmüş, oradan da bir tüccar kolonisi olarak Filistin'e girmişti. Onun askerleri ve parasal gücü ile kendi şahsi Tanrısını onlara Tanrı olarak kabul ettirmiş ve bu arada Mezopotamya'dan getirdiklerini halka aşılamıştı.
.. Bkz: Bakara 102 Çünkü onlar insanlara sihri ve Babil'de Harut ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. ..
.. Zühre, Venüs yıldızının Arapça adı. Sumer Aşk Tanrıçası İnanna da Venüs yıldızını simgeliyor.
Bakara Suresi'nin 102.ayetinde büyü ilgili kısmın açıklamasında, İslam'da sihir ve büyünün fena amaçla kullanılmaması gerektiğini göstermek için yazıldığı söyleniyor. Sumerlilerden başlayarak Mezopotamya halkı arasında sihir ve büyü var. Orada da fena amaçlarla kullanılması kanunlarla yasaklanmış.
Araplarda İbrahim olan bu ad Tekvin'in ilk başlarında Abram şeklinde bulunuyor. Abram Mısır'dan döndükten sonra Tanrısı ona Abraham adını veriyor. Yüce baba, halkın babası anlamına geliyor. Bu da İbrahim'in Filistin'de artık güçlenmeye başladığını gösteriyor. Karısının adı da başta "Saray" iken yüce ana, prenses, halkın anası anlamına gelen "Sara" oluyor. Hz. Muhammed bunu "müminlerin annesi" şeklinde kendi karılarına geçirmiştir.
Batı'da uygarlıkla ilgili her konunun başlangıcı Yunah da denir. Hâlbu şimdi yapılan araştırmalar bunun yanlış olduğunu, hepsinin kaynağının Sumerlilere dayandığını gösteriyor.
.. Tevrat'ın ilk bölümlerinin çok eski efsanelerin yazıya geçmiş şekillleri olabileceği şeklinde açıklmaış. Hakikaten Suriye' nin kuzeyinde bugün de adı Rasşandra olan Ugarit'te çıkan ve MÖ 1500'lere tarihlenen çiviyazılı belgelerin okunmasıyla bunun Ken efsanelerine dayandığı anlaşıldı.
Araf Suresi 80-81.ayetlerde daha önce hiçbir yerde eşcinzellik yapılmadığı bildiriliyor. Halbuki onlardan çok önce Sumer mabetlerinde eşcinsellik doğal. Orada kadınlar erkek, erkekler kadın kıyafetinde dolaşıyorlar. Bunuda bir Tanrı görevi olarak yapıyorlar.
Ek bir not : bu Enki Enlil'in biz insanları yarattığı (özel bir projeyle) da teoriler arasında. Evrim yok falan deniyor.
Sumerlilerden öncede Mu vardı kafalar karışık. 🤔😒(ayrıca Muazzez hanımda aynı yanılgıya düşüyor. Nuh a.s)950 yıl yaşadığını sanıyor. Oysa olay bambaşka)
Ayrıca sonda Sumer tabletlerinin sunumu var, yani bi nevi kanıt sunuyor yazar. Bilgilendik