Spoiler içeriyor
•Ahh ahh nerden başlasam bilemiyorum. Bu kadar övülüp ve bunu hak eden kaç dizi vardır dünyada? Başladığım andan beri beni içine çeken, her bölümün nasıl bittiğini anlamadan izlediğim diziydi. İşin en kötü tarafı 3. Sezona geldiğimde 5 sezon olduğunu öğrenmem…devamı•Ahh ahh nerden başlasam bilemiyorum. Bu kadar övülüp ve bunu hak eden kaç dizi vardır dünyada? Başladığım andan beri beni içine çeken, her bölümün nasıl bittiğini anlamadan izlediğim diziydi. İşin en kötü tarafı 3. Sezona geldiğimde 5 sezon olduğunu öğrenmem oldu. Keşke 8 sezon olsaydı. Neyse diziyi değerlendirecek olursak başta oyunculuk ve senaryo çok çok iyi. Olayların gelişimi, oyuncunun o anki ruh hali ve gerçekçilik zaten had safhada. Bir de dizide saçmalık ve abartı pek yok. Bu da onu güzel yapan başka yanı tabi. En sevdiğim 3 sahnesi; birincisi Walt’ın ben tehlikede değilim, ben tehlikenin kendisinin dediği sahne. İkincisi jesse yi gebermek üzereyken o iki uyuşturucu satıcını ezip silahla vurduğu sahne. Üçüncüsü market önündeki o iki üretim malzemesi alan adama benim bölgemden uzak durun dediği sahne. Dördüncüsü de varmış :) o da Tuco’nun mekanında o maddeyi yere atıp ortalığın amınakoyduğu sahne. Bunlar benim favorim. Daha çok var da neyse.
•En sevdiğim karakter tabiki idolüm Walter White. Adam deha resmen, fikir babası. Onun zekiliği ve kurnazlığı beni hayran bıraktı resmen. İkinci favorim ise Hank. Adam tam maskülen bir Kürt-Türk karışımı bir şey. Yerli yersiz yaptığı espriler, her zaman dik ve güçlü durması, olayları bağlayıp çözmesindeki zekası fln müthişti bence. Tabi Gus da son olayları saymazsak adamın titizliği ve işindeki ustalığı takdire şayan. En sevmediğim ve gebermedikleri için üzüldüğüm karekterler ise Jesse p*çi ve SİKaylr kaşarı. Jesse başından beri sorun çıkaran, sorumsuz ve aptalca davranan, nankör, düşüncesiz, ergenin biriydi. Onu başından beri sevmedim ve sonda ise nefret ettim. Birazdan onun yüzünden yaşanan olayları, onun yüzünden kaç yüz kişinin öldüğünü, onun yaptığı mallıkları tek tek anlatacağım. SİKaylr ise tam bir kanser karı. Hem namussuz biri hem de anlayışsız. Kaç sahnede ölmesini istediğim biri. İlk başlarda kendisiyle empati kurup kendisine hak veriyordum tutumunda. Ama sırf kocasını kızdırmak için kanunsuzluk yapan patronun altına girdikten sonra nasıl bir or*spu olduğunu görmüş oldum.
•Gelelim Walter - Jesse ilişkisine. Walter White - Jesse Pinkman ilişkisine baktığımız zaman şunu görürüz: Walter, herzaman hem kendisinin, hemde Jesse'nin iyiliğini düşündü. Hatta çoğu zaman onun için birçok fedakarlık yaptı. Mesela Gas için çalışmaya başladığında, Jesse'yi yüzde elli ortak yapması, oysa ki ona daha az rakam teklif ede bilirdi. Bunun gibi bir çok örnek var. Eğer Jesse hep Walter'ı dinleseydi, parlak bir geleceği olurdu. Walter'dan önce Jesse bir hiçti. Evet, diye bilirsiniz ki Walt olmasa onun daha sakin bir hayatı olurdu. Ancak bu tartışılır. Sonuçta o Walter'la tanışmadan öncede uyuşturucu satıyor ve kullanıyordu. Walter ise ona uyuşturucu bağımlılığını yenmesinde yardımcı oldu. Onu terapiye götürdü, kendisine gelmesini sağladı. Walter olmasa, Jesse zaten bir gün dışarda ölecekti, çünkü zaten kirli işlerle uğraşıyordu. Walt'la tanıştıktan sonra ise milyon dollarlar kazanmaya başladı, saygı kazandı. Ancak bunu hep kendi başarısı sandı. En ufak bir sorun çıktığında, Jesse kaçıyordu, Walt ise her defasında onu tekrar kazanıyordu, oysa ki onun Jesse'ye değil, Jesse'nin ona ihtiyacı vardı. Walter onu oğlu yerine koydu, hep kolladı. Jesse o kızla tanıştığı zaman yine Walter'ı sattı. Ona düşmanı gibi davrandı, parayı alıp kaçmayı seçti. O kızla birlikte olmak, Jesse'ye hiç iyi gelmiyordu, beyni bulanmıştı. Kızda Jesse yüzünden tekrar uyuşturucuya başlamıştı. O kızın ölümünün günahkarı Walt değil, Jesse'dir. Peki daha sonra noldu? Walt Jesse'yi iyileştirdi, tekrar yanına aldı. Gas Frink ile arasıda Jesse yüzünden bozuldu. Walter, Frink'in torbacılarını Jesse'yi kurtarmak için öldürdü. Kendisini çok büyük bir riske attı. Ertesi gün ise tek başına Gas'ın yanına gitti. Oysa, o olay olmasa, Walter ile Frink'in arası hiç bozulmayacaktı. Olan Jesse'ye olucaktı, ancak Walter'a oldu. Jesse Gale’yi sadece Walt'ı kurtarmak için öldürmerdi, kendisininde hayatı buna bağlıydı. Peki daha sonra noldu? Jesse onu kurtaran Walt'dan uzaklaştı ve Mike ile çalışmaya başladı. Gas Frink ve Mike Walter'a kuyu kazarken, o onların yanında durdu. Walter'ın buna bozulması çok normaldi. O Jesse için tüm hayatını riske attı, Jesse ise ona karşı olanların yanında durdu. Meksika olayına gelince. Herkes diyor ki, Walt Jesse'ye ne yapması gerektiğini söylemedi ve onu ölüme gönderdi. Ancak o iş aslında öyle değil. Walter kızgındı evet, ancak hala Jesse'ye çok büyük değer veriyordu. O, Jesse'nin temiz bir mal üreteceğini biliyordu ve yanılmadı. Jesse'den, Gus’ı öldürmesini istedi, ona zehir verdi. Pinkman'ın bunu yapması için bir çok fırsatı vardı, ancak yapmadı. Oysa ki, çocukları uyuşturucu ticaretinde kullanan ve öldüren Frink'ti. Jesse bunu çabuk unuttu. Tabiki torbacılar o çocuğu Frink'in onayıyla öldürdü. Jesse yalnış tarafdaydı, Walter ise tekrar onu çekip çıkarmaya karar verdi. Bunun için masum bir çocuğu zehirledi. Evet, yaptığı şey insanlık dışı, ancak Walter'ın kendisine göre bir hesabı vardı. O, çocukları öldüren, onları uyuşturucu ticaretinde kullanan Gas Frinki öldürmek için, bir çocuğu feda etti. Çocuğun ölmeyeceğini tabiki biliyordu, o herşeyi hesaplamıştı. Bu çok zeki ve aynı zamanda çok insanlık dışı bir plandı. Ama işe yaradı. Frink'i öldürdü, Jesse'yi kurtardı. Ve daha sonra Jessi'yi yine ortağı yaptı. Ona yine şans verdi. Plan yaptı, Gas Frink'in bilgisayarını yok etti, herkesi hapisten kurtardı. Ayrıca, Henk Jesse'yi dövdüyü zaman, onu da işini kaybetmekten kurtardı, Pinkman'ın şikayetçi olmamasını sağladı. Walt, Jesse ve Mike birlikte çalışmaya başladı. Ancak ilk zorlukta, Jesse yine kaçmaya çalıştı. Walter'ı yine yarı yolda bıraktı. Hank, Walter'ın kim olduğunu öğrendiğinde, Walter Jesse'ye para verdi, onun kaçmasını sağlamak için. Diye bilirsiniz ki, Walt bunu Jesse polise konuşmasın diye yaptı, ancak tüm hikayeye baktığımız zaman, Jesse'nin onun için ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Hatta, Jesse, Walter'ın çocuğu öldürdüğünü öğrendiği zaman, White onu yanına çağırdı ve istersen beni öldüre bilirsin dedi. Hatırlarsanız, Jesse durumu yalnış anladı, Walt'ın onu öldürmek istediğini düşündü. Oysa ki Walter oraya sadece konuşmak için gelmişti. Jesse yapmaması gereken bir şey yaptı, Walter'ı sattı. Bu zamanda Walt'un tek bir çaresi kalmıştı, ondan kurtulmak. O Jesse için sonuna kadar uğraştı, evet belki yalnış yolllar kulandı, ama arkadaşını satmadı. Ve sonda Jesse, Henk ile işbirliği yaparak Walter'ı mahvetti. Sonunda noldu biliyoruz, Hank çıkan çatışmada öldü. Bu Walter'ı çok derinden sarsdı. O Hank için tüm servetinden vazgeçmeye hazırdı. Buda onun yakınlarına ne kadar değer verdiğini gösteriyor. Henk öldü ve o anda Walter'ın gözü karardı, herşeyde Jesse'yi suçladı ve onu düşmana teslim etti. Walter en başından kızı kurtarmadığını Jesse'ye söylemek istiyordu. Bunu içinde tutmakta zorlanıyordu ve Henk öldüğü gün içini döktü, Jesse'ye gerçeği söyledi ve rahatladı. Geldik Walter'ın en sonda yaptığına. Ailesini tehdit eden, masumları öldüren, Hank'i öldüren, onun parasını çalan ve Jesse'ye aylarca işkence edenlerden intikam almasına. Jesse'yi yine kurtardığını söylememe gerek yok herhalde. Sadece kurtarmakla kalmadı, onunla yüzleşti ve istersen beni öldür dedi.
Walter White kötü bir insan, soğukkanlı bir insan, ailesi ve çıkarları için herşeyi yapa bilecek bir insan.
Ama o bir efsane
(Devamı aşağıda 👇)