Yönetmen Jane Campion 12 yıllık bir dinlenme sürecinden sonra sinemaya bir western filmi ile dönmeye karar vermiş. Western her ne kadar klasik gibi görünse de hem mekana, hem çekime hem de senaryoya odaklandığı için çekmesi zordur, o yüzden ne kadar…devamıYönetmen Jane Campion 12 yıllık bir dinlenme sürecinden sonra sinemaya bir western filmi ile dönmeye karar vermiş. Western her ne kadar klasik gibi görünse de hem mekana, hem çekime hem de senaryoya odaklandığı için çekmesi zordur, o yüzden ne kadar doğru bir adım olduğu tartışılır ama en azından altından kalktığını söyleyebilirim.
Film 1920'lerde ataerkil düzenin hakim olduğu yıllarda (aslında bunu söylemek saçma, çünkü hep ataerkil düzen hâkim) geçiyor. Fakat kadın-erkek eşitliği bir tarafa filmde kardeşler arasında da bir güç dengesizliği, baskın olma durumu var. Ağabey Phil son derece kaba, aykırı, sert kavgacıyken kardeşi George ise son derece nazik, modern, anlayışlı bir adam. İki kardeş arasındaki çatışma George'nin dul bir kadın olan Rose ile evlenmesi ve Rose'nin oğlu Peter ile birlikte Burbank ailesinin çiftliğine taşınması ile daha da alevlenir. Fakat iki kardeşin aralarındaki çatışmadan daha fazla Phil'in Rose üzerindeki baskıyı izliyoruz hep. Rose'nin ise hep sessiz kaldığını.
Filmin ataerkil düzen dışında odaklandığı bir başka sorun daha var. O da eşcinselliğe bakış açısı. Peter'in eşcinsel olması Phil'in, Rose ve George'nin evliliğine karşı çıkmasındaki en büyük neden. Fakat Phil'in Peter'i daha yakından tanımasıyla düşüncelerinin nasıl değiştiğini de gösteriyor bize. Aslında önyargılı yaklaştığımız insanları tanıyınca onlara yakınlaşabileceğimizi de gösteriyor. Hem 100 yıl öncesine yolculuk yaptırıyor, hem erkek egemenliğini eleştiriyor, hem de ders veriyor.
Hayatımıza giren o toksik erkeklerin vücut bulmuş hali Phil. Her kızın hayatına Phil gibi biri girmiştir, girmediğiyse şanslısınızdır ya da henüz daha vakti gelmemiştir. Bu noktada Benedict'in oyunculuğunu tebrik etmek isterim, karakterden nefret ettirmeyi başardı, hem de sevdirmeyi. Garip.
Western filmlerinde mekânın ve çekimin öne çıkması gerektiğini söylemiştim, bu filmde de doğadaki geniş çekim açıları ile western havası verilmiş. Mekânda filmin ortamı açısından tatmin edici cinsten.
Filme dair tek sevmediğim şey ağır ilerlemesi oldu, aslında ağır olması gereken bir film ama bu aşırı yavaşlık beni rahatsız etti. Ağır olması gerek düşüncesini göz önüne alıp bunu bir kusur olarak saymazsam gayet ideal, izlemeye değer bir film.