Day - 33 - Vocabulary ============== Bugünkü İngilizce kelime çalışmamız da Sedat Peker Reality Show var. Sedat Peker'in konuşmalarında en çok kullandığı kelimeleri ve bazı cümlelerinin İngilizce karşılığını paylaştım. Not 1: Politik olarak algılanmasın, politik yorumlar yapmayın lütfen. Burda öğrendiğimiz…devamıDay - 33 - Vocabulary ==============
Bugünkü İngilizce kelime çalışmamız da Sedat Peker Reality Show var. Sedat Peker'in konuşmalarında en çok kullandığı kelimeleri ve bazı cümlelerinin İngilizce karşılığını paylaştım.
Not 1: Politik olarak algılanmasın, politik yorumlar yapmayın lütfen. Burda öğrendiğimiz kelimelerin bir çoğu yabancı dizilerde (özellikle polisiye, suç, dram) karşımıza çıkan kelimelerdir.
Not 2: Yarın ki 34. Kelime gönderimimi, Silivri'de en çok konuşulan kelimelerin İngilizce karşılığı, başlığı altında mektupla yapmak istemiyorum.
✓ Süslü: Fancy
✓ Derin: Deep
✓ Düşkün: Fond
✓ Organize suç: Organize crime
✓ Uyuşturucu kaçakçılığı: Drug trafficking
✓ Silah kaçakçılığı: Arms trafficking
✓ Gasp: Extortion
✓ Kara para aklama: Money laundering
✓ Gazetecilik: Journalism
✓ Yanıltıcı bilgi: Disinformation
✓ Propaganda: Propaganda
✓ Cinayet: Murder
✓ Yolsuzluk: Corruption
✓ Siyaset: Politics
✓ İntikam: Revenge
✓ Saygı: Respect
✓ Çete: Gang
✓ Suç: Crime
✓ Uyuşturucu: Drugs
✓ Tehdit: Threat
✓ Hükümet: Government
✓ Devlet: State
✓ Reis: Leader
✓ İfşa: Reveal
__________________________________________
"Kıymetli dostlarım, kıymetli kardeşlerim her zaman olduğu üzere söz verdiğimiz gibi yine burdayız."
(My dear friends, my dear brothers and sisters, we are here again as we promised.)
__________________________________________
"Lan bırak"
Sedat Peker'in "Lan bırak" sözünün İngilizce karşılığı "Leave it, man" veya "Stop it, man" olabilir. Bu ifade, birisinin bir şey yapmayı bırakmasını veya bir şeye müdahale etmemesini istemek için kullanılır.
Diğer olası çeviriler:
"Cut it out, man"
"Forget about it, man"
"Back off, man"
"Don't do that, man"
__________________________________________
"Beni kimse yola getiremez."
(I can't be brought to heel.)
"Beni kimse korkutamaz."
(I can't be scared.)
"Beni kimse susturamaz."
(I can't be silenced.)
"Beni kimse yıkamaz."
(I can't be brought down.)
"Beni kimse yenemez."
(I can't be beaten.)
"Beni kimse durduramaz."
(I can't be stopped.)
"Beni kimse alt edemez."
(I can't be outsmarted.)
"Beni kimse kandıramayacak."
(I can't be fooled.)
"Beni kimse yanıltamayacak."
(I can't be misled.)
__________________________________________
"Seni gebertirim": I'll kill you
"Bunu da unutma": Don't forget this
"Bana ihanet etme": Don't betray me
"Beni dinle": Listen to me
"Beni anlıyor musun?": Do you understand me?
__________________________________________
"Ben bir mafyayım."
(I am a mafia member.)
"Bu çeteler devleti ele geçirdi."
(These gangs have taken over the state.)
"Bu suçlular cezalandırılmalıdır."
(These criminals should be punished.)
"Bu uyuşturucu ticareti ülkemizi mahvediyor."
(This drug trade is destroying our country.)
"Bu cinayetlerin sorumluları bulunmalıdır."
(The perpetrators of these murders must be found.)
"Bu tehditler kabul edilemez."
(These threats are unacceptable.)
"Bu yolsuzluk ülkeyi çökertiyor."
(This corruption is destroying the country.)
"Bu siyasetçiler halka hizmet etmek yerine kendi çıkarlarını düşünüyor."
(These politicians are thinking about their own interests instead of serving the people.)
"Bu hükümet istifa etmelidir."
(This government should resign.)
"Çocuklarım, bu davayı sonuna kadar götüreceğiz."
(My children, we will carry this case to the end.)
"Ağlamak istiyorum, ama ağlayamıyorum."
(I want to cry, but I can't.)
"Güldür beni, bu pisliği unutayım."
(Make me laugh, so I can forget about this scum.)
"Söveceğim, anasını avradını söveceğim."
(I'm going to curse, I'm going to curse their mothers and fathers.)