İyi akşamlar arkadaşlar daha önce 100 gün boyunca İngilizce kelime paylaşımları yaptım. Arşive baktığımda bu çalışmalarda eksik gördüğüm ve açmak istediğim bir konu var. Konumuz "collocations" yani "eşdizimlerdir". Bugünlük konuya giriş yaparak, periyodik olarak collocations konusunu 10 farklı başlık altında…devamıİyi akşamlar arkadaşlar daha önce 100 gün boyunca İngilizce kelime paylaşımları yaptım. Arşive baktığımda bu çalışmalarda eksik gördüğüm ve açmak istediğim bir konu var. Konumuz "collocations" yani "eşdizimlerdir". Bugünlük konuya giriş yaparak, periyodik olarak collocations konusunu 10 farklı başlık altında değerlendirip paylaşımlar yapmayı düşünüyorum.
Bunun için dört farklı kaynaktan derlemeler yapacağım. Ve bu kelime çalışmalarında belli metinlerle birlikte alıştırmalarda olacak.
***
Peki, nedir bu “collocations”?
Hamburger ve patates kızartması.
Çorap ve ayakkabı.
Leyla ile Mecnun. Ferhat ile Şirin. Ya da, Lizzy ile Darcy.
Bazı şeyler birbirleri için yaratılmıştır.
Sık sık birbirleriyle birlikte kullanılan, ayrılmaz bir ikili oluşturan bazı sözcükler de vardır. Bunların hepsini İngilizce sözlüklerde bir arada bulamasakta varlıkları göz ardı edilemez.
Collocations, Türkçede “eşdizimler” adını verdiğimiz bir konu. Collocations’ı kısaca açıklamak gerekirse birlikte kalıp olarak sık kullanılan kelimeler diyebiliriz. Collocations genelde bütünlüğü bozulmadan kullanılır. Collocations’ın başını duyduğunda, devamını tahmin etmek epey kolaydır. Örneğin “go swimming, having a picnic, bottle of water, free time” gibi kullanımlar da bu çatı altına girer.
Bu konu tıpkı anadili İngilizce olan kişiler gibi, İngilizce'yi daha doğru ve doğal bir şekilde konuşmanıza ve yazmanıza yardımcı olacaktır. Örneğin, very, nice, beautiful gibi sıkıcı ifade birimlerinden kaçınmak, bunları bağlama daha uygun ve daha kesin bir anlama sahip kelimelerle değiştirmek sizin için daha kolay olacaktır.
***
Yaygın Collocations Örnekleri:
Make
Make an effort: efor sarf etmek
Make trouble: sorun çıkarmak
Make money: para kazanmak
__________________________________________
Break
Break a leg: şeytanın bacağını kırmak
Break a record: rekor kırmak
Break the ice: aradaki buzları eritmek
__________________________________________
Take
Take a break: ara vermek
Take a chance: şansını denemek
Take a rest: dinlenmek
__________________________________________
Have
Have a drink: bir şeyler içmek
Have a good time: iyi vakit geçirmek
Have a problem: bir problemi olmak
__________________________________________
Do
Do homework: ödev yapmak
Do shopping: alışveriş yapmak
Do your best: elinden gelenin en iyisini yapmak
__________________________________________
Catch
Catch fire: alev almak
Catch a cold: nezle olmak
Catch a ball: topu yakalamak
__________________________________________
Get
Get a job: iş bulmak
Get angry: kızmak
Get drunk: sarhoş olmak
__________________________________________
Go
Go bankrupt: iflas etmek
Go crazy: çıldırmak
Go bad: bozulmak
__________________________________________
Come
Come late: geç gelmek
Come second: ikinci olmak
Come to an end: sona ermek
__________________________________________
Keep
Keep a diary: günlük tutmak
Keep calm: sakin olmak
Keep in touch: iletişimi sürdürmek
__________________________________________
Save
Save money: para biriktirmek
Save space: yerden tasarruf etmek
Save yourself the trouble: zahmet etmemek
__________________________________________
Kullanacağım kaynaklar:
fluentu.com
openenglish.com
englishapple.ru
englishwithsophia.com