Spoiler içeriyor
✨️ Her gün 1 film izliyorum. { GÜN 23 } Yarıyıl tarilinde (1 ay) her gün 1 film izleme hedefi koyuyoruz kendimizee. Siz de bu fikri beğenirseniz, izlediğiniz şeylerin yorumunu yapmayı ve gün saymayı unutmayınn. #223 İlk filmi çok uzun…devamı✨️ Her gün 1 film izliyorum. { GÜN 23 }
Yarıyıl tarilinde (1 ay) her gün 1 film izleme hedefi koyuyoruz kendimizee. Siz de bu fikri beğenirseniz, izlediğiniz şeylerin yorumunu yapmayı ve gün saymayı unutmayınn.
#223
İlk filmi çok uzun süre önce izlediğimi ve pek benlik olmadığını hatırlıyorum. Bence o yaşta derin bir film izlemek benlik değildi. Ama şu an izlemeden hissediyorum ki bu sefer seveceğim. Ayrıca imdb250 listemizde de yer alıyor.
İlk filmden 8 yıl sonra çekilmiş olması hikayeyi bence mükemmel hale getiriyor. Jesse bir kitap yazmış ve bu kitap Celine hakkında. 6 ay sonra buluşma sözlerini 9 yıl sonrasında Fransa'da şans eseri tutuyorlar.
Hayata anlam katman için savaşmak. Ne demek bu mesela sizce? Her şeye sahip olduğunuz bir hayatta ya hayatın anlamına sahip değilseniz?
İlk filmi izlediğimi sadece yürüyüp konuşmaları beni sıkmıştı. Şimdi diyorum ki bunu nasıl çekmişler? Bu nasıl bir oyunculuk? Ayrıca konuşmaların içine daldığınızda sanki siz de onlarla Fransa sokaklarında yürüyorsunuz. Jesse'in tek başına buluşmaları gereken zamanda yani Aralık ayında beklediğini hissediyorsunuz. Bunu duyan Celine'in üzüntüsünü ve utancını paylaşıyorsunuz. Birbirine çok tanıdık ama bir o kadar da yabancı iki insanın arasındasınız ve sadece onlara odaklanmışsınız. Onları dinliyorsunuz. Sanki aradaki engel sizsiniz. Sanki çekilseniz birbirlerine dokunabilecekler ama siz engelsiniz. Bunu çoğu sahnede çokça hissetim.
Geçmişte bir yerde biriyle karşılaşmadığın için üzülmek bence sevginin çok üst düzeyi. Geçmişte yaptığın şey için pişman olabilirsin ama yapamadığın bir şey için olmak bence bu durumda çok ama çok garip.
Birbirlerini çok daha iyi tanımaya çalışıyorlar çünkü yıllar önceki halleri değiller artık. O zaman işin heyecanı ikisinin de çok hoşuna gitmişti ve anı yaşamaya o kadar dalmışlardı ki gelecekte pişman olacak kendilerini düşünemediler. Ne numaralarını ne iletişim bilgilerini ne de soyadlarını verdiler birbirlerine. Sadece buluşmak için bir tarih ve bir yer. Çok sakat bir işti ki zaten buluşamadılar da. Hikayelerinin olduğu kitabı Jesse yazmasaydı büyüj ihtimalle birbirlerini bir daha bulamazlardı. Bunu göze alacak bir halde değillerdi ikinci buluşmalarında. Bu yüzden her yönden birbirlerini tanımak istediler. Ama ikisinin de hayatlarının kesişip ayrılarak devam etmiş olması beni çok kırdı. Beni otuz yerimden bıçakladı ve kendime yediremedim. Anlamak da istemedim açıkçası. Jesse'in bir çocuğunun bile olması beni çok kırdı.
✔️10/10
'6.2.24