🪷21 gün boyunca her gün bir kitap okuyorum. 5. GÜN🪷 İyi akşamlar sevgili raf ahalisi! 5. Günün konuğu "Karabibik" ile geldim. Bugün ki konuğumuzu edebiyatımızın ilklerinden olan "Karabibik" olarak seçtim. Hem bir ilk olması hem de bugün için kısa bir…devamı🪷21 gün boyunca her gün bir kitap okuyorum. 5. GÜN🪷
İyi akşamlar sevgili raf ahalisi!
5. Günün konuğu "Karabibik" ile geldim.
Bugün ki konuğumuzu edebiyatımızın ilklerinden olan "Karabibik" olarak seçtim. Hem bir ilk olması hem de bugün için kısa bir şey okumam gerektiğinden durağım bu eser oldu. Kitabımız realist-natüralist anlamda yazılan ilk hikayedir. Bir diğer ilki kapsayan etmeni ise köyde geçen ilk eser olmasıdır efenim.
Kitabın sunuşunda şöyle bir cümle geçiyor değinmeden edemeyeceğim; "Karabibik'in alanında ilk olan her eser gibi, tartışmalı yanları, eksikleri olduğu söylenebilir. Ancak bardağın boş tarafına odaklanmak, Karabibik'in ve dolayısıyla Nabizade Nazım'ın gerçek değerini ve başarısını gözden kaçırmamıza neden olur."
Evet bu kesiti neden verdiğime gelelim. Sunuşu hazırlayan beyefendinin dediği gibi hem yazarımızın başarısını göz ardı etmiş oluruz hem de bardağın boş tarafına odaklanmış oluruz.
Benim bu paragraf hakkında kelam etmek istediğim şey ise hayatta istediğimiz şeylerin bazen yolunda gitmediğini ve durumdan mütevellit çoğumuzun canının sıkıldığını biliyorum. Fakat hep bir doluluk aramalı ve bize dayanak olacak o dalı bulmalıyız diyorum.
Aslında ben de bugün yorumlarımı atmayacaktım. Sabahın yedisinden beri evin tek gündemi yks ve boş boş fikirlerini sormadığım halde fikir belirten insanlarında hayatımda bulunmasından rahatsız olduğum saatler yaşlandı. Dolayısıyla bu beyin doluluğu ile tadım kaçtı ne kitap okuyasım ne film izliyesim geldi ama bardağın boş değil dolu tarafına bakarak oturdum kitabımı okudum ve şuan bu satırları yazıyorum..
Hayatımızda yolunda gitmeyen çoğu şeyde de hedeflerimizi unutmamalı ve dolu tarafa odaklanmalıyız diyerek kitap hakkında iki kelam etmeye geçiyorum. -->
Kitap gerçekten amaçlandığı gibi normal günlük bir köy yaşamını işliyor. Çocukluğunun hatrı sayılır bir kısmını köyde geçirmiş genç bir kadın olarak söylüyorum bunu.
Bu anlamda gerçekten istenildiği gibi realist bir şekilde gündelik köy hayatı işlenmiş. Diyaloglar içerisinde aşina olmadığım ve uyumlanamadığım yerler olsada yazarın kelamını anladığım yerlerde oldu. Misall.. "Derlen görem." Böyle bir cümle geçiyor.
Derlen kelimesi bizim memlekette de toparlan düzgün otur anlamında kullanılır. İllaki duyanınızda olmuştur zaten.
Aranızda hayatının akışının ipini kaçıran okurlarım varsa şöyle bir silkelenip, derlenip toplanıp hayatlarını hale vakte koymaya en yakın zamanda başlasınlar diyorum. (Evet ne yapacağız benim bu kamu spotu hallerimi ben de hiç bilmiyorum sevgili raf ailem.)
Sayfalar arasında ki yolculuğumda köy hayatının betimlemeleri gözümün önünde canlandı ve köyümü özlediğim pek çok dakikada beraberinde gelerek bana bir hasret yaşattı.
Kitap açıklama kısmında 48 sayfa görünse de 31 sayfadan oluşan ve bir çırpıda biten çerezlik bir eser.
Kitapta anlaşılmayan veya anlaşılması zor olan kelimeler için son sayfalarda açıklama mevcutken köyün haritasını gösteren bir sayfada var. Bu detaylar hoşuma gitti. Ayrıca unutmadan dikkat edildiğinde kitapta gündelik hayatımızda, toplumsal hayatımızda hepimizin denk geldiği sorunlara iğneleme de mevcuttu.
Sözün kısası köy hayatını özleyen, köy hayatını bilmeyen ve fikir edinmek satırlarda gezintiye çıkmak isteyen okurlarıma kesinlikle tavsiye ediyorum.
Şimdi bugün için kısa bir film arayışına çıkmak üzere kaçıyorum. Film yorumunda görüşmek üzere. ✨
📌Mah, işte bak! Sakalı ağardı fakat gönlü kocamadı.
📌En nihayet dünya kararmış, yıldızlar çıkmıştı.