📌Sevmek için en evvel lazım olan şey ruhların yakınlığıdır. 🥹✨ Mehmet Rauf ile bir kez daha merhabalar! Yazarın Eylül adlı eserini beğenmediğim için kendisine karşı önyargılı olduğumu ama ferdayı garam eseri ile bu ön yargıyı yıktığımı söylemiştim. O günden beri…devamı📌Sevmek için en evvel lazım olan şey ruhların yakınlığıdır. 🥹✨
Mehmet Rauf ile bir kez daha merhabalar!
Yazarın Eylül adlı eserini beğenmediğim için kendisine karşı önyargılı olduğumu ama ferdayı garam eseri ile bu ön yargıyı yıktığımı söylemiştim.
O günden beri bu eseride merak ediyordum ve sonunda okudum.
İzmir'de yaşayan ve 19 yaşına gelmiş Pervin adında bir genç kızımız var. İstanbul ile alakalı çok fazla hayali ve umudu olan bir genç kız kendisi. Ömrü boyunca denk gelemediği ve bulamadığı güzelliği, aşkı, bir erkeğin en güzel özelliklerini burada bulacağını ümit ediyor.
Bir gün babası ile konuşurken babası onun İstanbul'a amcasının yanına misafir olarak gitmesine izin veriyor.
Ve bu yolculuk Pervin için umduklarım ve bulduklarım arasında bir yaşanmışlık oluyor.
Eser aslında Pervinin plotonik olarak hoşlandığı kişiye karşı sevgisini anlatsada Pervinin hayata, evliliğe, kadınlara, İstanbul insanlarına, erkeklerin davranışlarına ve bu erkeklerin nasıl olması gerektiğine, aile yapısına, kadınların giyim kuşam ve ahlak eşitliğine, eğlence adabına, görücü usulü evliliğe karşı bakış açısına gibi bir çok meseleye dair bakış açısını okuyoruz. (Aslında Mehmet Bey'in bu konular hakkında ki düşüncelerini Pervin karakteri aracılığı ile okumuş oluyoruz. Ki bu kitabın konusunu gölgede bırakmış. Olayların merkezi aşk kabul edilse bile çok fazla eleştirel düşünce bulunuyordu. Bu düşünceler haksız düşünceler değil lakin kitabın konusunu gölgede bırakmış. Yazar bu etmenlere bağlı düşüncelerini kağıda dökmek istediği için bu şekilde bir yol seçmiş olmalı büyük ihtimal.)
Yukarıda bulunan eleştirel düşünceler ve sorgulamalar güzel olsa da dediğim gibi asıl konudan uzaklaşılmış bir tat verdi kitap. Yaklaşık 90 sayfalık bir roman olması ve romanın çok tatminsiz bir son ile bitmeside benim için bir eksiydi. Çok fazla oldu bittiye getirilmiş bir durum vardı.
Karakterlerin çoğunluğunun huyları ve karakteri hâlâ günümüz insanlarında fazlası ile mevcudiyetini koruyor.
Amca hakkında söylenecek söz yok. Zira kendisi her naneyi ben bilirim havalarında ve apır sapır savunmalar ile kendisini yüce gören bir şahsiyet.
E ne demişler; Arif kendini yoklar, cahil kendini aklar.
Durup bir düşüneyim veya karşıda bulunan insanın düşüncelerine karşın yorumlar yapayım yok bildiğini okumaya devam...
Nigar karakterinin son sayfalarda bulunan hasetliği ve çekememezliği aşırı rahatsız ediciydi.
Behiç gibi bir insanın öyle bir cümleyi kurmuş olacağına inanmıyorum, özellikle kız ile arasında geçen son diyalogtan sonra. Muhtemelen üvey yenge ve Nigarın küçük bir entrikası ile Pervin ve Behiç aşkı güme gitti.
(Çokta güven olmaz yani belki Behiç öyle bir şey söylemişte olabilir, iyi tarafından bakmak güzel olsada burada tekrar kendime hatırlattığım şey "elif sen saf mısın kızım? İnsanoğlu değil mi? Yapar mı yapar." Farkındalığıydı.)
Sorguladığım bir diğer şeyse bu eserinde kalemini gayet akıcı bulmuş olmam oldu.
Yani Eylül kitabını nasıl bir kafa ile okudum da beğenmedim bilmiyorum. (Beğenmek gibi bir zorunluluğum yok ama son okuduğum iki eserin yazılış dilini beğenip onu beğenmemek benim için soru işareti bırakıyor. Belki de ondan sonra çok daha fazla kitap okuyup buna alışmam etkili olmuştur. Isınmadan servetifünun edebiyatı okumak sıkıcı ve boğucu olmuştur diye umuyorum. Bir kaç yıl sonra tekrar okuduğumda o eser ile de yıldızımın barışmasını diliyorum.)
Alıntılardan birisinde bir cümle aklıma Ravi İncigözün İki kalp isimli parçasını aklıma getirdi. Bu şarkıyı bu esere ithaf ederek sözlerime son veriyorum. Kitapla ve sevgiyle kalın. ✨
📌Hiçbir erkek onun gibi ateşli, onun gibi müstesna, onun gibi büyük saadetlere layık değildir. Hayır, her şeyim onundur; hem de ebediyen... Ebediyen onundur... Senelerden beri kalbimde birikip sonunda Taşan bütün arzularım nihayet tam bir minnetle kendisine yöneldi, o yalnız kabul etsin...
📌Her şeyde hayal kıran bir biçimsizlik, bir küçüklük var.
📌Hassas, hayalperest, şiir seven her genç kız gibi ben de dünyada en büyük saadetin yalnız sevmek ve sevilmekte olduğuna inanırım. Bence hayatımda en büyük, en mukaddes şey ancak aşktır, fakat hoppalık edip deli gibi rastgele bir adamı sevip de iki gün sonra aldandığımı anlayıp yahut bıkıp, dönme dolap oynar gibi sefil ve murdar tecrübeler de sürünmek izzeti nefsimin tahammül edemeyeceği bir alçalmadır. Evet, ben de sevmek ve sevilmek isterim, fakat isterim ki seveceğim adam aşkıma ve bana layık olsun ve daha isterim ki o sevdiğim adama üzülmeden, pişman olmadan hayatıma ölünceye kadar geri almamak üzere vereyim.
📌Benim fikrime uygun bir kimseye rast gelmedim. Beni anlayacak, bana mahrem hisler, samimi konuşmalarla zevk verecek hiçbir ruha tesadüf edemedim.
📌Düşünmediler ki bu memlekette ne kadar yegane ne kadar işi bulunmaz olursak o kadar mutsuz olacağız.
📌Bilmiyorlar, düşünmüyorlar ki kader bizim kendi hareketlerimizin sonucuna kendimizin verdiği bir isimdir.
📌Bir erkeğin güzelliği zekasından ibarettir sözü ne kadar doğru bir söz, işte bu gece Behiç bey bütün söylediği sözlerle gözümde bir üstünlük kazanmış oldu.
📌Düşünmüyorlar ki ben yakışıklı, parlak erkek değil, yalnız beni anlayacak, hassas, ince bir kalp sahibi bir erkek istiyorum; bilmiyorlar ki benim aradığım, istediğim servet ve güzellik değil, yalnız, yalnız ruhtur.
📌Ah, o mahsun gözlerde ne derin yaralar, ne tedavi kabul etmez matemler vardır!..
📌Bir ateş yağmuru ki ölünceye kadar kesintisiz devam eder.
📌Tabii içinde aşka meşke dair şeyler falan da vardır değil mi?
Behiç tebessümle:
Genç bir şairin eserinde başka ne olur efendim?
📌Yaşamak için hayal değil hayat lazımdır.
📌O beni böyle tutkun ve büyülenmiş bıraktı gitti. Acaba onun ruhunda benim zerre kadar yerim var mı? Acaba onun ruhunda, o benim ruhumda sahip olduğu kadar bir yer sahibi olmak mümkün oldu mu? Ya yarabbim, o benim ruhuma tamamen, tamamen ve ebediyen sahip olmuşken, ben onun ruhunda hiçbir zerre işgal edememiş bulunuyorsam...
📌Bugün sıra bana geldi. Haydi Pervin, cesaret ve metanet...
Öyleyse elveda, elveda sana ey kalbimi ilk defa heyecan ve şiirle titretmiş olan masum aşk! Elveda... Elveda...