ömer iyi çocuktu ama fena bi kusuru vardı, her suçu içindeki şeytana atıyordu. sırf tembel diye her suçu ona atıyordu. eğer geriye dönüp söyleyebilseydim söylerdim. "ömer derdim her bedbaht hayat sürekli içindeki şeytanı kabahatli bulmakla başlar" merhabalar arkadaşlar hiçbir enerjimin…devamıömer iyi çocuktu ama fena bi kusuru vardı, her suçu içindeki şeytana atıyordu. sırf tembel diye her suçu ona atıyordu. eğer geriye dönüp söyleyebilseydim söylerdim. "ömer derdim her bedbaht hayat sürekli içindeki şeytanı kabahatli bulmakla başlar"
merhabalar arkadaşlar hiçbir enerjimin olmadığı bir günden merhaba arkadaşlar. pazar akşamı bu kitabın tiyatrosu var diye haftanın başında kafaya koymuştum okumayı ve çok şükür ki bitirebildim de pazara kadar. şimdi başa saralım her şeyi.
random bir şekilde arkadaş grubumuza aaa tiyatrosu geliyormuş diye atmıştım fedakâr arkadaşımın birisi sürpriz olarak biletleri almış (bilsek almazdık bilet kontrolü yoktu...) gitme planları yaparken kitabı okuyup gittiğime pişman olacağımı nerden bilebilirdim ki? neden pişman oldum ben de bilmiyorum belki okumasam da pişman olacaktım çünkü bilirsiniz ben genel olarak pişman olurum. bir şeyi yaptıysam neden yaptım keşke yapmasaydım derim yapmadıysam neden yapmadım keşke yapsaydım derim. kendini sevmek denince de ben anlıyor musunuz?!
gösteriyi beğendim mi emin değilim çok fazla beklentimi karşıladığı söylenemez ama böyle bi etkinliğe gitmiş olmak dahi güzeldi. biraz zorlu yollardan geçip 12k adım atmam gerekse de güzeldi. bu sadece kitap yorumu değil gösteri yorumu hiç değil iç dökme yorumudur sakın yoğun beklentilerle okumayın. (yazının ortasında yazı hakkında bilgilendirme yazmak da ne bileyim yazsana en başa hindiba)
ömer'e kızan çok kişi gördüm zaman zaman ben de kızdım ama öyle anlar geldi ki ben ömer'i içimde her şekilde haklı çıkarttım. hissettiklerinin her bir zerresini hissettim. onu gerçekten çok iyi anladım. her gün kendine sözler verip tutamaması, kimseye hayır diyememesi, yanlışlardan vazgeçememesi... kitap mı okudum aynaya mı baktım emin değilim. her neyse zihnim çok meşgul ve yoğun bugün. kitabı cumartesi bitirdim tiyatroya pazar gittim bu incelemeyi yazmaya pazartesi başladım bugün de çarşamba. benim zihnim de çarşamba pazarı gibi zaten. sakın ömer'e kızmayın ya da kınamayın yaşamayan anlamaz a dostlar. yaptıklarını savunmuyorum elbette ama işte içimizdeki şeytan... (ha ömer ha ben biz aynıyız cidden )
neyse kitap da tiyatroda beklentimi karşılamadı ama böylesi bir eseri okumuş olmak gayet mutlu etti. valla başka zaman da elime alıp okumazdım bu vesile ile okudum. tiyatrodaki beyefendinin de performansı ve kibarlığı takdire şayandı. yine olsa yine gider miydim okur muydum o kısım şüpheli ama siz hem gidin hem de okuyun.
kelimeleri bu kadar toparlayabildim, üzgünüm. hâlbuki bu kitaba inceleme yazmak için çok heyecanlıydım berbat oldu hiç içime sinmedi ortaya çıkan sonuç. siz çok güzel yazmışım varsayın tamam mı? hoşça kalın ömer'i de beni de mazur görün.
fonda çalan şarkı:
anlamazdın/ayla dikmen