Kitap aylardır elimde. Okunmayacak kadar ağır bir dili olduğundan değil de bi türlü okuma fırsatı bulamadım. Hatta dili psikolojik terimleri bilmeyen birine göre çok iyiydi. Zaten anı tarzında yazılmıştı ve hem psikiyatristin hayatına değiniyor hem de bölüm bölüm vakalar anlatılıyordu.…devamıKitap aylardır elimde. Okunmayacak kadar ağır bir dili olduğundan değil de bi türlü okuma fırsatı bulamadım. Hatta dili psikolojik terimleri bilmeyen birine göre çok iyiydi. Zaten anı tarzında yazılmıştı ve hem psikiyatristin hayatına değiniyor hem de bölüm bölüm vakalar anlatılıyordu.
Yıllar önce lise sondayken daha ne olacağımı bilmediğim, hep daldan dala atladığım dönemlerde bir hocam teker teker ne yapmaktan hoşlandığımızı sormuştu. Ben de o sıralar psikolojik rahatsızlıkları ve bazı hastalıkları araştırıyordum, bunu söyleyince o da önündeki deftere bir şey yazmıştı. Ne yazdığını hala merak ediyorum ama muhtemelen psikolojiye yöneleceğimi falan yazmıştır diye düşünüyorum.
Neysee yıllar geçti ve ben psikolji bölümünü okumadım. Buradan hocama selamlar fjfkdlfkfd
Gerçi bir ara düşünüyordum ama tercih zamanı hem aile faktörü hem de o zamanki durumlardan dolayı bir türlü bu bölümü yazmaya elim gitmedi.
Pişman mıyım?
Değilim galiba yaa hiç benlik değilmiş. O zamanlar insanları dinlerim ne güzel dinlemeyi de severim zaten diyordum ama artık o kadar tahammülsüzleştim ki çok sevdiğim nadir insanlar dışında sorun dinleyemiyorum, ruh halimi çok etkiliyor.
Psikolojiye hala ilgim var ama okuyup dinlemek bana yetiyor hatta değişik vakaları dinlemek çok da hoşuma gidiyor. Burada psikolog ya da psikiyatrist varsa bu tarz vakaları seve seve dinlerim.
Gary Small'ın neredeyse mesleğe başladığı andan UCLA'da iyi bir konuma gelene kadarki sürecine şahit olmak güzeldi. Kitapta tüm vakalar sıradışı değildi, bazıları ilişkilerin karmaşıklığını anlatmak için eklenmişti.
Psikiyatristin yöntemlerini, sorunu çözmeye çalışırkenki düşüncelerini okurken keyif aldım bazen kendi yaşamından kesitlere yer vermesi onun da bir insan olduğunu ve psikiyatristlerin de bazı durumarda yardıma ihtiyacının olduğunu hatırlatıyordu.
Uzman birinden yardım istediğimiz zaman karşımızdaki kişinin kusursuz olduğuna inanırız yani doktorlar da hastalanır, psikologlar da bazen çıkış yolu bulamaz bunu normal kabul etmek gerekiyor. Robot değiliz sonuçta.
Bu arada robot demişken ben bir şey yaptım.
Chatgpt'ye "Sen Gary Small'sın ve ben de bir danışan. Hadi beni tedavi et." dedim. Eğlenceliydi, bazı şeylerin farkına varmamı sağladı. Galiba bunu haftada bir yapacağım.
Psikoloğa gitsem nelerle yüzleşirim acaba çok merak ediyorum.
Bu aralar anksiyetem olduğunu düşünüyorum. İçimde hep bir korku var, düşüncelerime hakim olamıyorum, içimdeki o sesi susturabilmek için çok çabalıyorum, hep kötü şeyler olacakmış gibi hissediyorum... Hayatı kendime zindan etmeme ramak kaldı. Muhtemelen bu düşünceler kaza geçirdikten sonra ekstra arttı ve her geçen gün daha da artıyor. Umarım azalır yoksa hayat hiç çekilir olmayacak.
Kitapta uyku ile ilgili şey diyordu; eğer gece hiç uyuyamıyorsan anksiyete ama uyuyup uyanıyorsan depresyon belirtisi olabilirmiş. Geceleri uyuyamama sorunumu da ekleyince anksiyete ile ilgili düşüncelerim daha da arttı maalesef.
Son bölümde Larry'e çok üzülmüştüm. Onun çaresizliğini derinden hissettim yaa yaşlanmak biraz ürkütücü geldi.
Bu arada akıl sağlığımı yitirmekten o kadar çok korkuyorum ki.. Nasıl bağdaştırdım bilmiyorum ama vücut sıcaklığı çok yükselince, havale geçirince falan beyne zarar verecekmiş gibi hissediyorum. Öyle bir şey yokmuş aslında. Bir gün yurtta ateşim çıkmıştı ve ben kalkıp ateşimi düşürmek için uğraşmak yerine oturup ağlamıştım oda arkadaşım da öyle bir şey yok diyerek beni ikna etmeye çalışmıştı. Neyse ki ikna olmuştum ama düşününce çok tuhaf yaa birdenbire aklını yitiren insanlar da var ve biz de onlardan biri olabiliriz. O zaman ne yapacağız?
Neyse ben biraz bunu düşünüp overthinkliyim.