yıl bitene kadar 33 kitap okuyorum #24 sonunda hedefi tek haneli sayılara indirebildik. şu kitap başladığımdan bu yana (24 saattir) elimde süründü. dün gece başladım neyse uykum geldi sonra okurum dedim ne uyudum ne de sonra okudum. bugün yolculuk yapacaktım…devamıyıl bitene kadar 33 kitap okuyorum #24
sonunda hedefi tek haneli sayılara indirebildik.
şu kitap başladığımdan bu yana (24 saattir) elimde süründü. dün gece başladım neyse uykum geldi sonra okurum dedim ne uyudum ne de sonra okudum. bugün yolculuk yapacaktım yolculukta okurum dedim okumadım 50 SAYFALIK ESER SÜRÜNDÜ DE SÜRÜNDÜ.
neyse ki bitirmek nasip oldu...
aşka, evliliğe, erkeklere dair sorunlarını dile getiren 5 kadının mektuplaşmasını konu alan kısacık çerezlik bi eser. kadınların anlatım dili, yaşadıkları, birbirleriyle olan bağları gerçekten çarpıcı idi.
evliliğe bakış açınızı ne denli etkiler bilmiyorum ama kitapta anlatılanların çoğu olumsuz içerikler. hayal kırıklığına uğrayan kadınlar ve hayal kırıklığına uğratan erkekler anlatılıyor, klişedir şaşmaz mesela.
zaten bu evlilik (az önce klavye bu kelimeyi delilik diye çevirdi, benzer işler) denen müessese erkeğe kolaylık kadına zorluk gibi bir hâl aldı. toplumun saçma sapan dayatmaları ve karakteri olgunlaşmamış aptalların davranışları yüzünden.
o yüzden;
kitabı okuyun ve
evlenmeyin.
biz kimsenin olgunlaşmamış ama yaşı ve sözde evlilik çağı gelmiş ergenlerinin anne-eşi olacak insanlar değiliz.
bendeki bu feminen tavırları ne yapacağız mesela (asla da feminist değilim bu arada hahshahshs sadece karşıma çok fazla saçma sapan insan ve saçma sapan evlilik çıktı bu kitap da tuzu biberi oldu)
linç, duyar, öneri, istek ve şikayetlerinizi çöpe atabilirsiniz!
.
.
.
.
bu evlilik konusundaki mutluluk ya da bedbahtlık pek önemlidir. erkek için de kadın için de böyledir.
senin o güzel kalbin yalnız eziyet ve zahmet yaralarıyla acı çekmeye, yalnız zulüm ve cefa darbeleriyle sarsılmaya, çırpınmaya mahsus değildir.
bir zaman herkes için sevgi hissi duymaya yetenekli olan kalbim, bugün nefret duygusundan başkasını göstermiyor. hoşnutluk yerine oraya iğrenme geçti. sevmek yerine sevmemek, hüzün yerine kabalık, ağlamak yerine soğukluk, gülmek yerine durgunluk!
zira o dertleri çekmeye tahammül eden vücudum bugün onları anlatma zahmetine tahammül edemiyor
sevmek için evet mehabe, bence sevmek için sevilecek adamın sevilmeye layık olması gerekir.
sadakatin yokluğu, ihanetin yüreği yaralaması filan gibi meselelerin ne önemi kalıyor azizem? ben onları da çektim. onda yalnız kalp sızlıyor. nefretten ise insanın bütün varlığı, mevcudiyeti tiksiniyor