2026 (80. Film) Bir ara elim gitse de izlemek nasip olmamıştı bu filmi. Başrollerde çok sevdiğim Benedict Cumberbatch ve Keira Knightley'i görüyoruz. Film "II. Dünya Savaşı" döneminde geçiyor. İngilizler, Almanların gizli şifreleme sistemini kırmaya çalışıyor. Filmin ülkemizdeki ismi olan "Enigma"da…devamı2026 (80. Film)
Bir ara elim gitse de izlemek nasip olmamıştı bu filmi. Başrollerde çok sevdiğim Benedict Cumberbatch ve Keira Knightley'i görüyoruz. Film "II. Dünya Savaşı" döneminde geçiyor. İngilizler, Almanların gizli şifreleme sistemini kırmaya çalışıyor. Filmin ülkemizdeki ismi olan "Enigma"da bu şifrelemeyi yapan makinenin ta kendisi. İngiltere, bu şifrelemeyi kırması için ülkenin en iyi şifre çözücülerini bir araya getirir. Alan Turing'in (Benedict Cumberbatch) başında olduğu ekip bakalım şifreyi çözebilecek midir?
Filmi izlemeyenler için belirtmeliyim ki olay tamamen gerçek bir hikayeye dayanıyor. Matematikçi Alan Turing'in hayatının bir kısmını ele alıyor diyebiliriz. Turing oldukça içine kapanık, yalnız ve şakadan anlamayacak kadar ciddi bir profildir. Tipik dâhi profilidir aslında. Sosyal ilişkileri de yeterince gelişmediği için hayatının her döneminde insanlarla anlaşma noktasında problemler yaşamıştır. Joan (Keira Knightley) ise matematik alanında yine ciddi bir zekaya sahip daha normal bir insandır.
Film aslında bir savaş filminden çok daha fazlası. Her saniye insanlar hayatlarını kaybediyor. Nereye saldırı olacağını bildiğiniz halde savaşın sonunda daha az insan ölsün diye başka insanları feda ediyorsunuz. Zor kararların alınması gereken çok zor bir süreç. Turing zaten normal bir birey değilken bir de küçükken yaşadığı travması onun hepten matematikle kafasını bozmasına yol açmış.
Oyunculuklar anlamında herkes oldukça iyiydi. Özellikle Cumberbatch'in son sahnede "Christopher"ın önünde kriz geçirdiği sahnedeki performansı filmin oyunculuk anlamında bence en akılda kalıcı sahnesiydi. Filmin çekim kalitesi de bence çok üst düzeydi. Yer yer çok canlı renk paletleri kullanılmış. Bu da film için bence güzel bir artı olmuş.
Kaliteli bir filme daha listemden çizik attığım için son derece memnunum. Filmin defalarca kez üstünde durduğu o anlamlı sözle yazımı noktalıyorum. "Bazen kimsenin aklına gelmeyecek şeyleri, en umulmadık insanlar yapar."
7.7/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Filmin senaryosu 2011 yılında Hollywood'da "The Black List" (Yazılmış ama stüdyolar tarafından çekilmeye cesaret edilemeyen en iyi senaryolar listesi) içinde 1 numaradaydı. Warner Bros. haklarını aldı ama bir türlü çekemedi, sonunda bağımsız bir yapımcı risk alıp hakları satın aldı.
2- Proje ilk geliştirildiğinde Alan Turing rolü için Leonardo DiCaprio ile uzun süre görüşüldü ve yönetmen koltuğu için Ron Howard düşünülüyordu. Ancak DiCaprio projeden çekilince rol, Benedict Cumberbatch’e gitti.
3- İnanılmaz bir magazinel tesadüf ama Benedict Cumberbatch, gerçek hayatta şecere uzmanları tarafından yapılan araştırmaya göre Alan Turing ile üçüncü göbekten kuzendir! Yani Cumberbatch aslında kendi öz akrabasını canlandırdı.
4- Benedict Cumberbatch, filmin çekimleri bittikten sonra verdiği bir röportajda, Alan Turing’in maruz kaldığı o hormon tedavisi sahnelerini çekerken Turing’in yaşadığı haksızlıklara ve acılara dayanamayıp set arkasında hüngür hüngür ağladığını itiraf etti.
5- Stüdyo dekorları yerine, filmin pek çok sahnesi II. Dünya Savaşı sırasında Alan Turing ve ekibinin gerçekten çalıştığı, İngiltere'deki o çok gizli askeri üs olan Bletchley Park'ta bizzat çekildi.
6- Filmde Alan Turing’in yaptığı devasa şifre çözücü makinenin adı "Christopher" olarak geçiyor. Ancak gerçek tarihte Turing o makineye Christopher değil, "The Bombe" (Bomba) adını vermişti. Christopher detayı filme dramatik bir aşk hikayesi katmak için eklendi.
7- Benedict Cumberbatch, Alan Turing'in gerçek fiziksel görünüşüne ve o hafif öne fırlayan çene yapısına sadık kalabilmek için çekimler boyunca ağzında özel olarak yapılmış sahte bir takma diş protezi taşıdı.
8- Filmde Joan Clarke karakterinin işe alınmak için bir bulmacayı dakikalar içinde çözmesi gerekiyor. Keira Knightley, gerçek hayatta şifre çözme ve bulmaca konusunda berbat olduğunu, sahneler çekilirken sayıları tamamen ezberden yazdığını söyledi.
9- Keira Knightley, role hazırlanırken Joan Clarke’ın gerçek hayattaki yeğenlerini ve hayatta kalan akrabalarını ziyaret etti. Aile, Joan'ın filmde göründüğünden çok daha az süslü ve tamamen bilime odaklı bir kadın olduğunu belirtti.
10- Tarihçiler, Alan Turing ve ekibinin Enigma şifresini kırması sayesinde II. Dünya Savaşı'nın en az 2 yıl erken bittiğini ve bu sayede 14 milyondan fazla insanın hayatının kurtulduğunu hesaplamışlardır.
11- Alan Turing, eşcinsel olduğu için o dönemin İngiliz yasaları gereği "ahlaksızlık" suçuyla yargılanmış ve intihara sürüklenmişti. Film vizyona girmeden hemen önce, 2013 yılında Kraliçe II. Elizabeth, Alan Turing’e "Kraliyet Affı" çıkardı ve İngiltere hükümeti bu dâhiden resmen özür diledi.
12- Ekibin diğer yakışıklı dâhisi Hugh Alexander'ı oynayan Matthew Goode, karakterinin o çapkın ve şık havasını verebilmek için 1940'ların gerçek vintage takım elbiselerini giydi.
13- Filmdeki karakterlerin kıyafetleri film ilerledikçe, savaşın kasvetini yansıtmak adına bilerek daha koyu, daha soluk ve yıpranmış kumaşlardan seçildi. Canlı renk paletleri ise Turing'in çocukluk anılarında ve zihnindeki o parlak matematik dünyasında tavan yapıyor.
14- MI6 ajanı Stewart Menzies'i canlandıran Mark Strong, karakterinin o "hükümetin karanlık yüzü" imajını verebilmek için çekim aralarında bile diğer oyuncularla mesafesini korudu ve soğuk davrandı.
15- Alan Turing'in 1954 yılındaki gizemli intiharında siyanürlü bir elma ısırdığı gerçeği, bir dönem bilgisayar devi Apple'ın o "ısırılmış elma" logosunun Turing'e bir saygı duruşu olduğu efsanesini doğurmuştu (Ancak Apple bunun tamamen tesadüf olduğunu açıklamıştır.)
16- Çekimler sırasında Bletchley Park’ta o dönem gerçekten çalışmış ve hayatta olan birkaç yaşlı eski çalışan seti ziyaret etti ve Benedict Cumberbatch'i gördüklerinde "Aman Tanrım, Alan geri gelmiş gibi" diyerek gözyaşı döktüler.
17- Film, 8 dalda Oscar'a aday gösterildi ve Graham Moore ile "En İyi Uyarlama Senaryo" Oscar'ını kazandı. Moore sahneye çıktığında "16 yaşında intihara kalkışmıştım çünkü kendimi hiçbir yere ait hissetmiyordum. Şimdi buradayım. Tuhaf kalın, farklı kalın!" diyerek Alan Turing’in ruhuna selam çaktı.
18- Alan Turing’in küçüklüğünü oynayan genç yetenek Alex Lawther, Cumberbatch’in o konuşma tarzını, kekemeliğini ve tiklerini o kadar iyi inceledi ki, iki oyuncunun sahneleri birleştiğinde ortaya kusursuz bir karakter devamlılığı çıktı.
19- Gerçek Bletchley Park çalışanları, savaştan sonra tam 30 yıl boyunca ailelerine dahi ne iş yaptıklarını söylemediler. Çünkü İngiliz hükümeti onlara ömür boyu gizlilik yemini ettirmişti. Turing'in başarısı bu yüzden yıllarca dünyadan saklandı.
20- O meşhur "Bazen kimsenin aklına gelmeyecek şeyleri, en umulmadık insanlar yapar" cümlesi, film vizyona girdikten sonra tüm dünyada tişörtlere, duvarlara basılarak modern bir manifesto haline geldi.
21- Filmde kullanılan ve arka planda sürekli dönen Enigma şifreleme makinelerinin bir kısmı, müzelerden ve özel koleksiyonculardan milyonlarca sterlin sigorta bedeli karşılığında ödünç alınan gerçek II. Dünya Savaşı Enigma makineleridir.
22- Filmde yer yer gördüğümüz Turing'in koşu sahneleri tamamen gerçektir. Alan Turing gerçek hayatta o kadar iyi bir maraton koşucusuydu ki, Olimpiyat oyunlarında İngiltere milli takımına seçilmeye çok yaklaşmıştı.
23- Benedict Cumberbatch sağ elini kullanmasına rağmen, Alan Turing'in solak olduğunu öğrendikten sonra filmdeki tüm yazı yazma ve mekanik tamirat sahnelerini sol eliyle çekebilmek için haftalarca pratik yapmıştır.
24- Yaklaşık 14 milyon dolar gibi bir bağımsız film bütçesiyle çekilen yapım, dünya çapında tam 233 milyon dolar kazanarak devasa bir gişe zaferi elde etti.
25- Filmin o sahnelerin ritmini, matematiksel zekasını ve dramını arkadan muazzam şekilde besleyen müzikleri, usta besteci Alexandre Desplat tarafından sadece birkaç haftada bestelendi.
26- Film vizyona girdiğinde bazı tarihçiler, Alan Turing’in gerçek hayatta filmdeki kadar "asosyal ve kaba" olmadığını, aksine iş arkadaşları tarafından mizahi yönüyle de çok sevilen biri olduğunu söyleyerek senaryoyu eleştirmişlerdir.