Sinema tarihinin en sevilen ve en etkileyici filmlerinden biri olan Forrest Gump, zihinsel olarak diğer insanlardan biraz daha yavaş ama çok iyi kalpli ve dürüst bir adamdır. Hayatı boyunca tesadüfler ve kendi saflığı sayesinde Amerika tarihindeki birçok önemli olaya tanıklık…devamıSinema tarihinin en sevilen ve en etkileyici filmlerinden biri olan Forrest Gump, zihinsel olarak diğer insanlardan biraz daha yavaş ama çok iyi kalpli ve dürüst bir adamdır. Hayatı boyunca tesadüfler ve kendi saflığı sayesinde Amerika tarihindeki birçok önemli olaya tanıklık eder. Ama film aslında başarıdan çok, onun hayata bakışını ve yaşadığı duyguları anlatır.
Film, Forrest’ın çocukluğundan başlayarak onun Amerika tarihinin önemli dönemlerine tesadüfen tanıklık ettiği sıra dışı yaşamını takip eder. Forrest’ın zekâsı ortalamanın altında olsa da, dürüstlüğü, saflığı ve kararlılığı sayesinde hayatı boyunca birçok olağanüstü olayın içinde yer alır.
Hikâye boyunca Forrest;amerikan futbolunda büyük başarılar elde eder,Vietnam Savaşı’na katılır,Elvis Presley, John F. Kennedy gibi tarihî figürlerle dolaylı olarak kesişen olayların içinde bulunur,zamanla zenginleşir ve hayatının en önemli motivasyonu olan çocukluk aşkı Jenny’ye olan bağlılığını sürdürür.
Filmin temel konusu aslında hayatın rastlantılarla dolu olması ve basit görünen bir insanın bile büyük etkiler yaratabilmesi fikri üzerine kuruludur. Forrest’ın bakış açısı çok sade olduğu için, izleyiciye hem hayatı hem de tarihi olayları farklı bir gözle gösterir.
Başrolde Tom Hanks var ve açık konuşmak gerekirse film onun performansı sayesinde bu kadar güçlü ki zaten Tom Hanks bu filmle Oscar kazanmıştı. Forrest karakteri çok zor bir karakter aslında. Çünkü onu abartırsan yapay olur, eksik oynarsan duygusu geçmez. Ama Tom Hanks bunu çok dengeli bir şekilde yapmayı başarıyor. Sanki gerçekten böyle biri varmış da biz onun hayatını izliyormuşuz gibi hissettiriyor.
Filmin en etkileyici taraflarından biri de hayatın akışını çok doğal vermesi. Büyük olaylar oluyor ama film bunları büyütüp dramatize etmiyor. Forrest’ın gözünden her şey sanki normal bir günmüş gibi geçiyor. Bu da filmi daha samimi yapıyor.
Bir diğer önemli nokta, filmdeki zaman geçişleri. Hikâye uzun bir dönemi kapsıyor ama bu geçişler o kadar akıcı ki hiç kopukluk hissetmiyorsun. Forrest’ın hayatı ilerledikçe sen de onunla birlikte büyüyormuş gibi hissediyorsun. Bu bağ kurma meselesi filmin en güçlü yanlarından biri.
Görsel olarak film çok gösterişli değil ama zaten buna ihtiyaç da yok. Çünkü hikâye ve karakterler ön planda. Müzikler ise dönemi çok iyi yansıtıyor ve sahnelerin duygusunu güçlendiriyor. Bazen bir sahnede müzikle birlikte gelen duygu gerçekten beklediğinden daha fazla etkileyebiliyor.
Ama şunu da söylemek lazım: Film herkese aynı şekilde hitap etmeyebilir. Çünkü bazı insanlar daha karmaşık, daha sert hikâyelerden hoşlanır. Bu film ise daha sakin, daha duygusal ve daha insani bir yerde duruyor. Eğer sabırsızsanız veya sürekli aksiyon beklerseniz biraz yavaş gelebilir.
Genel olarak Forrest Gump, insanın içine dokunan, sade ama unutulmaz bir film. İzledikten sonra aklında dev sahnelerden çok küçük anlar kalıyor. Bir bankta oturmak, bir cümle, bir bakış… Ve en ilginç tarafı, bu küçük anların bizi büyük düşüncelere götürmesi.