Önceki gönderimde Vampirlere küçük bi değinmiştim. Şimdi ise onların ana düşmanlarına değinme isteğinde bulundum. Dönütleriniz, tavsiyeleriniz benim için kıymetli. Okursanız şimdiden teşekkür ederim. Köylüler arasında Vampirlerin namı gittikçe yayılmıştı. Kan içtikleri, gece ortaya çıktıkları, karabüyüde usta oldukları... Hepsi birer söylentiden…devamıÖnceki gönderimde Vampirlere küçük bi değinmiştim. Şimdi ise onların ana düşmanlarına değinme isteğinde bulundum. Dönütleriniz, tavsiyeleriniz benim için kıymetli. Okursanız şimdiden teşekkür ederim.
Köylüler arasında Vampirlerin namı gittikçe yayılmıştı. Kan içtikleri, gece ortaya çıktıkları, karabüyüde usta oldukları... Hepsi birer söylentiden ibretti. Sonrasında kaybolan insanlar artmaya başladı. Köylüler izleri sürdüklerinde ise bunun masallardan ibaret olmadığını anladılar.
Etrafta buldukları, kanları tamamen içilmiş eski dostlarının cesetlerini takip ederek küçük bir grup vampire ulaşmayı başardılar. Tırmıklarını, baltalarını, tırpanlarını çekip bir anda saldırdılar. Sayıca üstünlerdi fakat bu üstünlük umdukları gibi etki etmedi. Vampirler kılıçlarla kendilerini savundular. Şoku atlattıktan sonraysa köylülerin boğazlarını koparmaya onları canlı canlı yemeye başladılar. Her vampir yedikçe canavarlaşıyor, saldırdıkça güçleniyor gibiydi. Köylüler çok geçmeden kaybettiklerini kendi ayaklarıyla ölüme gittiklerini anlamıştı. Kaçtılar. Herkesin yapacağı gibi... Ancak kendi kurdukları ayı kapanlarına ve av tuzaklarına yakalanmaya başladılar. Ormandan çıkamayacaklarını anlayan köylüler ağaç tepelerine çıkmaya başladı. Pek çoğu kurtulamasada bazıları bu kargaşadan kurtulmuştu.
Ağaçlar güvenliydi ama yiyecek yoktu, su yoktu. Acıkanlar veya susayanlar ağaçlardan birer birer indiler. Yaşayanın olup olmadığını bilmeyerek bir umutla yiyecek aramaya koyulmuşlardı. Şanslı olanlar birbirlerini çabuk buldular. Şanssızlar ise vampirlerin saldırısına uğrayarak onlara yem oldular. İnsanlar gruplar halinde diğer grupları bulmaya başladı 25-35 kadar insan bir aradaydı. Ağaçlarda yaşıyorlar, ormanda avlanıyorlardı. Pek çoğu köye dönmek istemiyordu. Oylamayla ormanda kalmaya karar verdiler.
Zaman geçtikçe saklanmakta ustalaştılar, savaşmakta talim ettiler. Avlanırken yeteneklerini geliştirdiler. Sonunda vampirlerin karşısına çıkmaya cesaret buldular. Fakat son bir iş daha vardı, önemli bir iş. Kamufule olmak için etraftan buldukları yaprakları, sarmaşıkları pelerin gibi diktiler. Bu günden sonra birbirlerine Orman Pelerinliler dediler.
Artık her şey hazırdı. Gündüz saldırdılar. Neye uğradıklarını bile anlayamayan vampirler karşılık verdi. Daha sistematik, daha yetenekli savaşan köylüler kayıp vermiyordu. Korkmuyorlardı zira alışmışlardı. Bir vampir ne zaman köylüye atlasa diğerleri hemen onu koruyordu. Boyunlarına aşılması güç olan zırh benzeri (tahtadan ve taştan) engeller koymuşlardı. Hiç bir pelerinli o gün ölmedi. Pek çok vampir ormandan sağ çıkamadı. Sağ kalanlarsa diğerlerini uyarmıştı. Pelerinli kahramanların geldiğini ve vampirleri öldürdüklerini anlatmışlardı, artık vampirlerde bu garip pelerinlilerle savaşmak için kendilerini hazırlıyordu.
Orman Pelerinlilet Ganimet olarak vampirlerin cesetlerini ve kullandıkları her şeyi köye götürdüler.
Köylü şaşırdı, herkesin öldüğünü düşünüyorlardı zira tam bir yıl ormanda hayatta kalmışlardı. Güzel bir ziyafet ardından vampir sorununu ele aldılar. Vampirlerin yeniden geleceklerini bu sefer daha kalabalık ve daha hazırlıklı olacaklarına karar kılmışlardı. Artık daha düzenli bir şekilde sayılarını arttırmalılardı. Ormanda geçirdikleri bir yılı eğitim için yeterli buldular. Kendilerine katılmak isteyenleri han han, kale kale aradılar. 4 ay acemilik 8 ay ustalık eğitimi vermeye karar verdiler.
Acemi eğitimi: basit silah yapımı, ormanda avlanma, doğaya adapte olma, izcilik ve gözcülük gibi basit ama gerekli dersleri kapsarken.
Ustalık eğitimi: silah dövüşü, vampirlerle yüzleşirken yapılması gerekenler, yara bakımı, vampir ve insan anatomisi gibi daha ağır ama en gerekli bilgileri kapsamakta.
Usta olan bir Orman Pelerinli verilen ziyafette şu yemini okur:
"Kanım toprağın, ruhum ormanındır.
Bedenim insanlığa yeşil bir kalkandır..
Varsın gece uzasın,
Şafak, pelerinlerimizin ardından doğacaktır."
Acemiler genelde bir ustayla beraber gözcülüğe çıkar, ustalar ise gözcülerin keşfettiği yerlerdeki vampirlere ölüm kusarlar.
Hâla daha birbirlerine net bir üstünlük kuramamış olsalarda bu savaşı vampirler kazanmakta. Orman Pelerinlileri hiç bir zaman yeterli kişide olamadı. En görkemli zamanlarında bile sayıları üç yüzü geçemedi... Pelerinliler aksine Vampirler diyarın her yerindeler üstelik sayılarıda binin üzerinde.
Orman Pelerinliler, ormanın içinde küçücük gizli bir hisarda yaşarken, Vampirler çoğunluklu olarak (ana merkez olarak belirledikleri) başkentleri diyebileceğimiz Şafak Kalesi'nde yaşıyor.