Spoiler içeriyor
'Puslu Kıtalar Atlası' bu kitap hakkında ne söylesem bilemiyorum, gerçekten çok güzel bir kitap. Romanın, 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unu anlatan o puslu atmosferi çok hoşuma gitti. Romanda rüya ve gerçeği ayırt etmek başta biraz karışık gelse de okudukça taşlar yerine…devamı'Puslu Kıtalar Atlası' bu kitap hakkında ne söylesem bilemiyorum, gerçekten çok güzel bir kitap. Romanın, 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unu anlatan o puslu atmosferi çok hoşuma gitti. Romanda rüya ve gerçeği ayırt etmek başta biraz karışık gelse de okudukça taşlar yerine oturdu ve beni içine çekti. Ebrehe'nin dediği gibi, Bünyamin'in yaşadığı her macera ve duyduğu her söz, babası Uzun İhsan Efendi'nin zihninde kurduğu ve kağıda döktüğü o büyük atlasın, yani Puslu Kıtalar Atlası'nın sayfalarından kulağına fısıldanmaktadır. Ebrehe ile Bübyamin arasındaki ilşiki çok farklıydı. Ebrehenin ölmesine üzüldüm açıkçası son konuşmaları beni çok etkiledi o yüzden buraya bırakıyorum son konuşmalarını
" Yolun sonu göründü sevgili Bünyamin. Benimle birlikte büyük bir bilgi kaynağı da yok olacak diye çok üzülüyorum. Kasettiğim şey, teşkilatın yıllardır biriktirdiği bilgiler.
Uzak ülkelerdeki casuslar merkezden haber alamayacakları için artık dağılıp gidecekler. Hazine odasındaki paraları yağma eden şu zavallılara bak eğer kitaplıktaki ciltler dolusu bilgiyi kullanabilecek durumda olsalar, talan ettikleri paranın on katını, belki de yüz katını elde edebileceklerini bilmiyorlar.
Teşkilattaki altın ve gümüşten yapılma her şeyi yağmaladıktan sonra burayı ateşe vereceklerini de biliyorum. Koskoca bir beyin öylece yok olacak. Ben ise bir günahkâr olarak ölmüş olacağım. Eğer varsa, ötedünyada bir tek şey hissedeceğime eminim: Utanç.
Belki de yıllardır, Kıyametten değil, bu duygudan kaçıyordum. Sana gelince Bünyamin, senin Uzun İhsan Efendi'nin oğlu olduğunu ta başından beri bildiğimden eminsindir muhakkak. Aradığım kişinin sen olduğunu, daha benim hayatımı kurtardığın gün anlamıştım. 'Para sendeydi, koynunda sakladığın o garip kitabın arasında. Şaşırma! Bundan da haberim var. Sen geceleri uyurken odana girdiğimde fark ettim. Evet, odana da girdim. Uyanmana imkan yoktu çünkü içtiğin kahvelerde sana derin bir uyku verecek ezcalar vardı. Uyurken seni uzun uzun seyrettim. Yüzünün asıl halini düşledim. Babana benziyordun. Sana karşı hissetiklerimi anlatmama imkan yok. Bir duygu anlaşılmıyorsa duygu değildir zaten.
Seni ta baştan öldürebilir ve 'parayı' alabilirdim ama bunu yapmak istemedim çünkü nasıl olsa elimdeydin ve benim için nerdeyse o para kadar değerliydin. Sanki kasıtlı olarak karşıma çıkarılmıştın bu yüzden seni yakından incelemek istedim böylece güçsüzlüğün ve silikliğin ne olduğunu öğrenme fırsatı buldum aynı zamanda gücün ve her türlü iktidar tutkusunun da ne kadar büyük bir erdemsizlik olduğunu da bu sayede gördüm. Hayatta kalabilmek için bizler kadar çaba göstermiyordun.
Yok edilmeye belki de çoktan razıydın. Senin amacın varlığını sürdürmek değil de sanki bambaşka bir şeydi sen bir şahittin. Evet, artık bundan eminim kesinlikle bir kahraman değildin o küstahça sözlerini de sanki biri kulağına fısıldıyor ve benimle adeta alay ediyordu sanki benim, onların ve herkesin başına gelen bütün şeyler senin görmen, öğrenmen içindi. Güçsüz biri olan sen, her çeşit iktidarın sahibi olan benim üzerimdeydin çünkü olaylara müdahale etmeden hepimizi gören, seyreden sendin. Seni ezdiğimizde ağlıyordun. Güçsüzlük belirtisi olarak yorumlanabilen bu şey aslında senin yaşamındı. Oysa biz taşlar kadar güçlü, bir o kadar da cansızdık. Gücün kendisinin ölüm olduğunu da senden böylece öğrendim çünkü seni seyrettim. Ah! Keşke dünyayı da senin gibi seyredip, senin ona baktığın gibi bakabilseydim! Oysa ben ona bir güç malzemesi olarak bakıp onda kendi karanlığımı gördüm. Hayatım boyunca görebildiğim en iyi, en güzel şey sendin Bünyamin. Sana çok şeyler söylemek isterdim ama dakikaların sayılı bu yüzden benim için son bir şey yapmanı rica ediyorum. O 'parayı' ben öldükten sonra ağzıma koy ve çenemi bağla çünkü onun, hiç kimsenin eline geçmesini istemiyorum. Hoşçakal! Hoşçakal Bünyamin! "
10/10 💚 📚