Spoiler içeriyor
Unutulmuş Kadınlar — 10/10 ⭐️ Uzun zamandır bir kitabın içine bu kadar girdiğimi hatırlamıyorum. Frankie'nin yaşadığı her şeye sanki onunla birlikte şahit oldum; kimi zaman üzüldüm, kimi zaman öfkelendim, kimi zaman heyecanlandım, hatta bazı yerlerde onunla birlikte umutlandım. Kitabı elimden…devamıUnutulmuş Kadınlar — 10/10 ⭐️
Uzun zamandır bir kitabın içine bu kadar girdiğimi hatırlamıyorum. Frankie'nin yaşadığı her şeye sanki onunla birlikte şahit oldum; kimi zaman üzüldüm, kimi zaman öfkelendim, kimi zaman heyecanlandım, hatta bazı yerlerde onunla birlikte umutlandım. Kitabı elimden bırakmak gerçekten çok zordu ve iki günde bitirdim.
Frankie benim için kitabın en özel taraflarından biriydi. Savaşta hemşire olarak yaşadığı şeyler, savaştan döndükten sonra gördüğü muamele ve iyileşme süreci beni çok etkiledi. En çok da bütün bunlara rağmen yeniden ayağa kalkabilmesini sevdim.
Jamie ve Frankie'nin ilişkisi ise favorim oldu. Aralarındaki bağ sadece aşktan ibaret değildi; birbirlerinin dostu, yoldaşı ve güvenli alanı oldular. Birbirlerini bu kadar sevmelerine rağmen, özellikle Jamie evliyken çizgiyi aşmamaları ve birbirlerine duydukları saygıyı korumaları ilişkilerini benim gözümde daha da özel yaptı. Sonunda yeniden bir araya gelmeleri de kitabın benim için en güzel anlarından biriydi. 🥹
Rye konusunda ise kitap boyunca çok karışık hisler yaşadım. Başta Frankie ile arasındaki tutku ve çekim beni de etkilemişti ve bir noktada gerçekten birlikte olmalarını istemiştim. Ama sonradan evli olduğunu ve Frankie'ye defalarca boşanacağını söylediğini öğrenince ona çok kızdım. Frankie'nin "öteki kadın" olmaktan bu kadar kaçarken sonunda kendini böyle bir durumun içinde bulması beni çok üzdü. Yine de Rye'ı tamamen nefret edilecek bir karakter olarak göremedim; yaptığı şeyleri doğru bulmasam da onun da savaşın ve kendi hayatındaki mutsuzluğun içinde bir şeyler aradığını anlayabiliyorum.
Ama kitabın benim için en güzel taraflarından biri kesinlikle Frankie, Barb ve Ethel'in dostluğuydu. Savaş sırasında birbirlerine sadece arkadaş değil, adeta aile oldular. Savaş bittikten sonra da birbirlerini bırakmamaları, yıllar boyunca birbirlerinin yanında olmaları ve sonunda birlikte anma törenlerine gitmeleri beni çok duygulandırdı. Bence kitabın en güçlü bağı bu üçlü arasındaydı.
Kitap boyunca savaşın sadece cephede yaşanmadığını da çok güçlü bir şekilde hissettim. Savaştan dönen insanların toplum tarafından anlaşılmaması, özellikle kadınların yaşadıkları ve bütün bunlardan sonra iyileşmeye çalışmaları beni çok etkiledi.
Bazen ağladım, bazen öfkelendim, bazen güldüm ama en önemlisi kendimi gerçekten o dünyanın içinde hissettim. Kitabı bitirdiğimde karakterlere veda ediyormuşum gibi oldum.
Kesinlikle okuduğum en etkileyici ve sürükleyici kitaplardan biri. Şu an için favorilerimin ilk üçünde diyebilirim. Frankie, Jamie, Barb ve Ethel'i uzun süre unutacağımı sanmıyorum.
10/10. Kesinlikle unutamayacağım kitaplardan biri. 🤍📚