Spoiler içeriyor
Selamün Aleyküm ve Merhaba! Korkunun, tekinsizlik ve rahatsızlık hissiyle sağlandığı filmlere bayılıyorum. Korku filmlerinde sadece doğa üstü bir varlığa, jump scare'e ya da vahşetli kıyımlara yaslanılması filmi ucuzlatıyor kanımca. Backrooms'ta bunun dengesi güzel kurulmuştu. Birkaç jump scare vardı ancak esas…devamıSelamün Aleyküm ve Merhaba!
Korkunun, tekinsizlik ve rahatsızlık hissiyle sağlandığı filmlere bayılıyorum. Korku filmlerinde sadece doğa üstü bir varlığa, jump scare'e ya da vahşetli kıyımlara yaslanılması filmi ucuzlatıyor kanımca. Backrooms'ta bunun dengesi güzel kurulmuştu. Birkaç jump scare vardı ancak esas korku unsuru mekanın içimizde uyandırdığı belirsizlik hissiydi. Liminal space olarak adlandırılan bu mekanlar insanda "tanıdık bir yerde tamamen yanlış giden bir şeyler varmış" gibi bir his uyandırıyor. Backrooms'ta da labirenti andıran sarı geniş depo benzeri yer, görür görmez ürkmeme yetti. Ancak film bununla yetinmiyor tabii ki. Yer yer duvarlar daralıyor, tavandan nesneler sarkıyor, geçmek zorunda kalacağınız küçücük kapılar ve yarısı duvarın içinde kalmış mobilyalar görüyoruz. Arka odanın tuhaflığını ve ürkütücülüğünü mekanın orantısızlığı, sonsuzluk hissi ve tanıdıklık ile yabancılık arasındaki gerilim sağlıyor.
Film boyunca da bir mobilya mağazası işleten Clark'ın arka odayı bulmasını, keşfetmesini ve kendi zihniyle savaşını adım adım izliyoruz. Hikayede bir de Clark'ın psikoloğu Mary var. Devamlı olarak Clark'ı ve arka odayı görmek filmi tek düze ve sıkıcı bir hale getirebilirdi. Bu noktada devreye Mary giriyor. Mary, kendi çocukluk tarvmalarıyla başa çıkmaya çalışan bir psikolog. Mary'nin hikayesi çok yüzeysel işleniyor. Ara sıra karşımıza çocukluğuyla ilgili görüntüler çıkıyor ve mimiksiz yorgun ifadesinden Mary'nin bu anıları aşmakta güçlük çektiğini anlıyoruz. Ancak ne bir karakter gelişimi görüyoruz ne de hikaye bir sonuca bağlanıyor. Mary'nin geçmişinden bahsederek arka odaların matematiğini anlamamız amaçlanmış fakat dramatik bir karakter olarak yeterince geliştirilmemiş.
!!!!YAZININ DEVAMI SÜRPRİZBOZAN İÇERMEKTEDİR!!!!
Biz "Clark'ın zihninde miyiz acaba" diye düşünürken Mary'nin işin içine girmesiyle filmin ana fikri ortaya çıkıyor. Ucu bucağı olmayan bu arka odaların beslendiği kaynak, içine giren insanların anıları ve travmaları. Mary arka odada ilerlerken odaların renginin değişmesi, mekanın Mary'nin korkularına göre şekillenmeye başlaması ve Mary'nin anılarında yer alan nesnelerin bozulmuş formlarının karşımıza çıkması bize arka odaların herkes için aynı olmadığını kanıtlıyor. Arka odalar, odada bulunan kişinin zihnine göre şekil değiştiren ve anıları dönüştüren canlı bir mekanizma. Bu mekanizma insanların zihnini kendine katarak büyürken insanları da tüketiyor. Mary ve doktor dışında odadan sağ çıkan birini görmememiz ve odanın birinde yığılmış kanlı kıyafetlerin bulunması bu teoriyi pekiştiren örnekler.
İnsan zihninin sonsuzluğu düşünüldüğünde arka odalar çok daha tüyler ürpertici hale geliyor. İnsan zihni zaten hatıraları yeniden yorumlayıp değiştirirken bir de arka odalar bu anıları ve travmaları kendi süzgecinden geçiriyor. Ne yazık ki bu süzgeç ise bozuk. Travmaları somutlaştırıyor, bastırılan duyguları büyütüyor, insanların korkularını fiziksel bir labirente çeviriyor.
Bir de bu arka odaları inceleyen bir araştırma şirketi var. Bu kısım filmde biraz açık bırakılmış. Filmde iki-üç kez arka odayı inceleyen bilim insanları görüyoruz. Bunlar kim, arka odayı nereden biliyorlar, oda içerisinde ne gibi araştırma ve deneyler yapıyorlar gibi sorular cevaplandırılmıyor. Ancak film her şeyi açıklamak zorunda değil tabii ki. Kendi teorisini oluşturmak üzere izleyiciye bir açık kapı bırakılabilir.
Film, çok derin bir fikir ortaya atıyor fakat bu fikrin dramatik ve psikolojik sonuçlarını yeterince araştırmıyor. Arka odalar fikrinin psikolojik gerilim açısından büyük bir potansiyeli olduğuna inanıyorum. Yönetmen bu potansiyeli kullanmamayı tercih etmiş. Filmin bu halini de sevdim ama daha derin işlenmiş bir hikaye izleseydik filme bayılırdım. Bir korsan imgesi kullanmanın yanında Clark'ın alkol problemini yansıtan nesneler veya mekansal bozulmayla da senaryo zenginleştirilebilirdi. Örneğin son sahneye doğru Clark'ın sokakta öylesine görmüş olduğu bir adam farklı formda gösteriliyor. Bunun yerine Clark'ın suçlayıcı tavrına, gerçekleştiremediği hayallerine ve öfkesine dair arka odaların değiştirip önümüze sunduğu başka bir detaya değinilebilirdi. Yine de söylemeliyim ki arka odalar fikrinin devamını görmek isterim. Farklı travmaların, farklı zihinlerin arka odadaki izdüşümlerini izlemekten keyif alacağıma eminim. Yönetmen tekrara düşmeden bu fikri genişletmeyi başarırsa harika bir evrene kapı aralayacağız. Genç yönetmenin takibinde olacağım.