Spoiler içeriyor
Bir ara o kadar çok olumsuz şeyler oldu ki ben bile umudumu kaybediyordum. Hadi tamam Chris Gardner'in o başarıya ulaşma sürecini izledik de keşke o işi aldıktan sonraki anlarına da biraz şahit olabilseydik. Aslında filmin motive edici bir yanı var…devamıBir ara o kadar çok olumsuz şeyler oldu ki ben bile umudumu kaybediyordum. Hadi tamam Chris Gardner'in o başarıya ulaşma sürecini izledik de keşke o işi aldıktan sonraki anlarına da biraz şahit olabilseydik. Aslında filmin motive edici bir yanı var ama bu beni daha çok motive ederdi mesela. Çünkü adam çok fazla olumsuz şeyle karşılaşmış, ister istemez sen kendini kimlerle mukayese ediyorsun İbrahim moduna girdim dertlerim gözümde giderek küçüldü yani.
Bir de şeyi fark ettim bir hayalim yokmuş sanki ya. Gerçi bunu bir sene önce arkadaşlarla doğruluk cesaretlik oynarken de fark etmiştim. Bana hayalin ne diye sormuşlardı ben de atanmak demiştim hatta bu yüzden birkaç gün benimle dalga geçmişlerdi dsfjfdsjfdds
Cidden ne vizyonsuz bir insanmışım ya insanın böyle bir hayali olur mu? Bir de bunu o kadar çok içerledim ki birkaç gün hayalim ne diye düşündüm durdum aklıma bir tek karavanla şehir şehir gezmek gelmişti. Gerçi o da pek benlik değil, öylesine aklıma gelen bir şeydi.
Neyse uzun lafın kısası bir hayalim yok. Bu yüzden hayatımı değiştirebilmek için risk de alamıyorum risk almaya da korkuyorum. Hani şu özerklik dönemi var ya çocuk ileride bağımsız bir birey olsun diye kendi başına bir şeyler yaptırıyorlar işte benim o dönemim iyi geçmemiş sanırım. Sanki hala o dönemdeyim de birileri benim yapmam gereken şeyleri, yapamıyorum sanıp kendisi yapmaya çalışıyor ve bu beni boğuyormuş gibi hissediyorum. Evin en küçüğü olmanın dezavantajlarından biri de bu sanırım. Bazen keşke benden sonra bir çocuk daha yapsalardı ya da ben hiç doğmasaydım diye düşünüyorum, en azından kurtulurdum bu duygudan.
Neysee bir ara hayalimin ne olacağını düşünürüm ama önce filmden bahsedelim. Hatta filmden önce Chris Gardner'dan bahsedelim. Chris Gardner, sıfırdan başlayarak milyonluk bir servet inşa eden Amerikalı bir iş insanı ve motivasyon konuşmacısıymış. Filmde bir baba olarak görüyoruz ama baba olmadan önce o da bir çocukken büyük zorluklar yaşamış. Mesela babasını hiç tanımamış ve annesi de üvey babasını öldürmeye çalıştığı için çocuk esirgeme kurumunda büyümüş. Daha sonra filmde de bahsedilen kemik tarama cihazı gibi medikal bir cihaz satışı yapmaya başlamış fakat bu cihaz hem pahalı olduğu hem de yatırım yapılmaya değer görülmediği için elinde kalıyor. Bu yüzden ekonomik durumu gitgide kötüye gidiyor. Eşi de bu duruma artık dayanamayıp onu terk ediyor. Aslında oğlunu da almak istiyor fakat Chris buna izin vermediği için oğlunu da bırakıp gidiyor.
Chris de bu sırada park cezasını ödeyemediği içi hapis yatıyor, evinden çıkarılıyor ve bir yıl boyunca evsiz kalıyor. Bu evsiz kaldıkları süre boyunca düşkünler evi diye bir yerde sıraya girip yer kapmaya çalışıyorlardı fakat belli bir sayıda kişi aldıkları için durakta da yattıkları olmuştu tuvalette de..
Ama bu süreçte oğluna karşı hep güçlü görünmeye çalışan yorgun bir baba olmuştu.
Açıkçası o stajı tamamladığı ve tam zamanlı işe alındığı zaman Chris'in o sevinci var ya en az onun kadar sevindim. Oğluna da çok üzülmüştüm çünkü, hani bir de ben zaten kurgu gerçek ayrımı yapmayan biriyim filmin gerçek hayat hikayesinden alındığını bildiğim için bu tarz yapımlardan daha çok etkileniyorum.
Oğlu da çok tatlıydı ve Will Smith'in gerçek oğluymuş yaa buna çok şaşırmıştım. Demek ki o yüzden gerçek baba oğul hissini veriyorlarmış. İkisinden de izlediğim ilk yapım sanırım ikisini de çok sevdim.
Film konusunda da güzel aslında beğendim ama izlerken bir tık sıkıldım ya. Bir de dediğim gibi Chrs'in zengin olduktan sonraki halini de görmek isterdim. Filmde oğluyla yürüdüğü kısım var ama öyle bir şeyden bahsetmiyoum mesela onu terk eden eşi Linda ile ne oldu ya da film çekildiği zaman adam ne yapıyordu falan. Yıllar sonraki halini izlemek isterdim.
Ama güzeldi tavsiye edilir.