Interstellar, izledikten sonra insanın hafızasında uzun süre kalan filmlerden biri. Normalde bilim kurgu denildiği zaman aklıma uzay gemileri, farklı gezegenler, uzaylılar veya büyük savaşlar geliyor. Ama Interstellar bunlardan biraz daha farklı. Film uzayı kullanarak aslında insanı, zamanı, aileyi, sevgiyi ve…devamıInterstellar, izledikten sonra insanın hafızasında uzun süre kalan filmlerden biri. Normalde bilim kurgu denildiği zaman aklıma uzay gemileri, farklı gezegenler, uzaylılar veya büyük savaşlar geliyor. Ama Interstellar bunlardan biraz daha farklı. Film uzayı kullanarak aslında insanı, zamanı, aileyi, sevgiyi ve geleceği sorgulatıyor. Bence filmin en güzel tarafı da bu. İlk bakışta bir uzay filmi gibi görünse de aslında altında çok daha duygusal ve düşündürücü bir hikâye var.
Filmin yönetmeni Christopher Nolan ve zaten Nolan'ın filmlerinde genellikle zaman kavramının önemli bir yeri oluyor. Interstellar'da da zaman filmin en önemli konularından biri. Zamanın insan hayatını nasıl değiştirdiği, insanların zaman karşısında ne kadar çaresiz kalabildiği ve bazı kararların yıllar sonra bile ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceği gösteriliyor. Bu yüzden filmi izlerken bazen uzaydan çok zaman hakkında düşündüğümü söyleyebilirim.
Filmin başlangıcı bana göre oldukça sakin. Hemen büyük bir uzay macerasının içine girmiyoruz. Önce karakterleri ve Dünya'daki hayatı tanıyoruz. Bu da filmin ilerleyen bölümlerinde yaşanan şeylerin daha anlamlı olmasını sağlıyor. Özellikle Cooper karakteri üzerinden ailesine olan bağlılığı çok net bir şekilde görüyoruz. Cooper'ın bir baba olarak yaşadığı duygular, filmin bilimsel tarafı kadar önemli.
Belki de gelmiş geçmiş en iyi aktörlerden biri olan Matthew McConaughey'nin Cooper karakterindeki oyunculuğunu da çok başarılı buldum. Karakteri sadece uzaya giden kahraman şeklinde düşünmek yanlış olur. Çünkü onun da korkuları, özlemleri, pişmanlıkları ve ailesine karşı sorumlulukları var. Bu yüzden karakter bana daha gerçekçi geldi. Cooper'ın yaptığı seçimlerin arkasında sadece bilimsel bir amaç değil, aynı zamanda ailesiyle ilgili çok güçlü duygular bulunuyor.
Filmin en dikkat çekici taraflarından biri kesinlikle uzay atmosferi. Uzay sahneleri gerçekten inanılmaz. Özellikle gezegenler, uzay gemileri ve kara deliklerle ilgili görüntüler filmin bilimkurgu tarafını çok güçlü hale getiriyor. Fakat film sadece görsel olarak güzel değil. Görselliğin arkasında ciddi bir bilimsel düşünce de var. Filmde fizik kurallarına, yerçekimine, zamanın farklı şekilde akmasına ve uzayın yapısına oldukça fazla önem veriliyor.
Murph karakterini de ayrıca beğendim. Başlangıçta küçük bir çocuk olarak gördüğümüz karakterin zaman içerisinde nasıl değiştiğini görmek filmin önemli taraflarından biri. Murph'ün babasıyla olan ilişkisi de hikâyeye ayrı bir anlam katıyor. Baba-kız ilişkisi üzerinden verilen duygular bana göre filmin en başarılı taraflarından.
Filmin müziklerinden bahsetmemek de olmaz. Hans Zimmer'ın müzikleri filme inanılmaz bir atmosfer kazandırıyor. Özellikle bazı sahnelerde müzik yükselmeye başladığında insanın içindeki heyecan da yükseliyor. Müzikler bazen karakterlerin söylemediği şeyleri anlatıyor gibi hissettiriyor. Film bittikten sonra bile bazı müziklerin insanın hafızasında kalması bence filmin başarısını gösteriyor.
Interstellar'ın en zor taraflarından biri de bazı bilimsel konular. Filmde görelilik, yerçekimi, zaman ve uzayla ilgili kavramlar kullanılıyor. Bunların hepsini anlamak zorunda değilsiniz ama bazı bölümlerde biraz kafa karışıklığı yaşanabilir. Benim için bu durum filmi daha ilginç hale getirdi. Çünkü film bittikten sonra insan ister istemez internette bazı şeyleri araştırmak istiyor.
Bence iyi bir bilimkurgu filminin özelliklerinden biri de budur. Film bittikten sonra konu kapanmamalı. İnsan filmi izledikten sonra biraz daha düşünmeli. Interstellar da bunu fazlasıyla yapıyor. Film bittikten sonra "Şu gerçekten mümkün mü?", "Zaman böyle çalışabilir mi?", "Kara deliklerin içinde ne var?", "Başka gezegenlerde yaşam olabilir mi?" gibi sorular akla geliyor.
Sonuç olarak Interstellar benim için sadece bir bilimkurgu filmi değil. Aynı zamanda aile, zaman, insanlık, bilim ve gelecek hakkında düşündüren bir film. Herkesin aynı şekilde seveceğini düşünmüyorum. Çünkü film uzun, bazı yerleri karmaşık ve sabır istiyor. Ama bilimkurgu seven, özellikle de uzay ve fizik konularına merakı olan birinin kesinlikle izlemesi gereken filmlerden biri olduğunu düşünüyorum.