Sonunda izleme şansını yakaladigim filmden bahsetmeden önce burada bana filmi izlemem konusunda yardımcı olan arkadaşima teşekkür ederim.Gecen sene daha ilk kesfettigim sıralar (popüler kültür konvoyuna katılmadan önce) adını yeni yeni duyururken eklemiştim listeme ve bu kadar ödül kazanacak nasıl bir…devamıSonunda izleme şansını yakaladigim filmden bahsetmeden önce burada bana filmi izlemem konusunda yardımcı olan arkadaşima teşekkür ederim.Gecen sene daha ilk kesfettigim sıralar (popüler kültür konvoyuna katılmadan önce) adını yeni yeni duyururken eklemiştim listeme ve bu kadar ödül kazanacak nasıl bir film olabilir ki diye uzun uzun düşünmüştüm.Film 2019 Güney Kore yapımı ve iki saatlik ilginç bir konuyu ele alıyor.Oncelikle konu olarak filmi özgün buldum ki eleştirmenler de benim gibi düşünmüş olmalılar ki filme Özgün Senaryo ödülünü vermişler sonra yönetmenin Bong Joon Ho olduğunu farkedince bu işin tam olarak Bong'dan çıkabilecegini söyledim kendi kendime böyle diyorum çünkü Snowpiercer'in da yönetmenliğini yaptığı yönetmen ikisinde de benzer mesajlar veriyor topluma yönelik.Peki ne bu mesajlar?İki film arasındaki benzerlikler neler?Aldığı ödülleri hakediyor mu? İşte tam olarak da bu konulara değineceğim kısa bir şekilde.Uzun yazılarımı okuyan var mı bilmiyorum ama film analizinden çok birilerinin bakış açısına farklı bir pencere açmak istiyorum.Film eleştirmenligine soyunmak ya da puanlamak yerine -ki haddime değil- daha çok kendi gozlemlerimi söylerken objektif olmaya büyük bir çaba harcıyorum ve genç arkadaşlarıma da bu konuda küçük bir öneride bulunmuş oldugumu varsayıyorum.Konuya dönersem eğer filmi izledikten sonra gerçekten zamanımın boşuna harcanmadigini belirtmek isterim.Film iki saatlik bir zaman dilimini anlatıyor ve kesinlikle bu filmin daha kısa olması filmin havada asılı kalmasına ve anlam kaybına sebebiyet vereceğini düşündüğümden sahnelerin hiçbirini gereksiz ya da absürt bulmadığımi söyleyim.Gorsel olarak izleyiciyi doyuran tarzdan bir çekimi vardi.Parasite ilerlerken yavaş bir ilerleme söz konusu olmayınca her şey daha bir tadında oluyor ve insan konuya daha çok adapte oluyor.Konu olarak zengin bir ailenin içine sızan yoksul (doğuştan oyuncu) aile üyelerini anlatan film için tam da bu yüzden en uygun isim olmuş parazit.Sinif farkını acımasızca değil de sindire sindire seyirciyi yormadan aktarmış Bong abimiz.Sinif farkindan bahsedince Snowpiercer'i izleyenler bilir neden benzer mesajlar verdiğini de söylemiş oldum sayılır üstü kapalı.Yoksullugunu,daha alçak bir statüde olduğunu o kadar çok kabullenmiş ve düşünmüş ki Kevin(Kim)pencereden bahçedeki kutlamaya bakarken "Ben bu ortama uyuyor muyum?"diye soruyordu.Filmde geçen şu koku muhabbeti de alt sınıf üst sınıf ayrıştırmasina yapılan en güzel somut gönderme olmuş bayıldım şahsen.Film konusunda konuşulacak çok şey var aslında mesela bazı sahneler doğaçlama çekildiği için oyunculuklar daha çok oturmuş ve yönetmenin de farkını göz önüne sermiş.En iyi film, en iyi yabancı film ,en iyi yönetmen, en iyi özgün senaryo ödüllerini toplayan parazit ödülleri silmiş süpürürken en iyi Oscar ödülüne de layık görülmüş ayrıca ABD yapımı olmayan film en iyi film Oscarina layık görülen ilk film ayrıcalığını da elinde tutuyor.Oyunculuklar çok güzel ama ingilizce öğretmeni olan Wo sik Cho 'inin ingilizcesini değerlendirmek isterdim bir yönetmen olarak çünkü cidden çok güzel bir aksanı var izlediğim İntikam filmdeki aksanini hatırlayarak...Eh Bong'cum bunu da bir izleyici olarak ben kendimce düşündüm tabi yoksa başarılı bir iş çıkmış kaleminden.Filmin her karesinde sınıf eşitsizliğini gelir skalasinin gerisinde kalmış bir ailenin yaşam mücadelesini üç kagitciligini dolandiriciligini anlatırken kıvrak zekaları ile zengin aileye parazit olmuş yoksul ailenin kurduğu planda başarısızlığına da şahit oluyorsunuz.Babanin da dediği gibi "Planlarin başarısızlığı plansız olmasından gelir."ki planda yer almayan olaylar gerçekleşince ailenin yaptığı plan başka bir boyut kazanıp iki aileye de farklı bir son cizdiriyor.Gerceklik hissini yaşatan filmin sonunu ise tam filme uygun buldum aslında biraz da yönetmenin izleyicinin tamamlamasını hedeflediğini düşündüğüm türden bir son olmuş diyebilirim.8.6 IMDb lik puanı ile aldığı ödülleri hakettiğini düşünüyorum kısacası ama bir Nolan olur mu derseniz eğer yönetmenleri karsilastirmayin derim çünkü bunu yapan çok ilginç yazılar okudum burada.Sonucta her eser her kalemde bir emek var ve hepsini ayıran farklılıklar mevcut.E sen kalkıp Kubrick ile Scorsese yi ya da Chaplin ile Tarantino yu karsilastirirsan komik duruma düşmeyi bırakın millet size kaba etiyle güler ki bunu yapanlara söylüyorum.Filmlere oldukça sert eleştiriler yapmaktan kaçınan biri olarak filmi izledikten sonra analizlere ve incelemelere bakılması gerektiğini de hep söylerim ve yine belirtmek isterim çünkü inanın büyük bir etkiye sahipler. Teşekkür ederim.