Merhabalarrr🤗🙋♀️ Psikoloji ile ilgili bir yazıyla geldim. Aslında Nazi toplama kampları ile ilgili bir yazı yazacaktım ama uzun bir araştırma gerektirdiği için onu biraz daha erteliyorum. Derinlemesine araştırdıktan sonra onu da size aktaracağım. Bu gün ki konu Nazi subayları neden…devamıMerhabalarrr🤗🙋♀️ Psikoloji ile ilgili bir yazıyla geldim.
Aslında Nazi toplama kampları ile ilgili bir yazı yazacaktım ama uzun bir araştırma gerektirdiği için onu biraz daha erteliyorum. Derinlemesine araştırdıktan sonra onu da size aktaracağım.
Bu gün ki konu Nazi subayları neden emir kuluyum diyerek onca insanı öldürdü?
Peki size soruyorum; Sizin üst konumunuzda ki bir kişi size masum bir kişiyi öldür derse yapar mıydınız?
Işte bu deney, bu sorunun cevabını merak eden bir psikoloğun yaptığı bir deney.
Sıradan hayat yaşayan zararsız bir insan, kendisi gibi bir insana zulmetmekte, acı çektirmekte ne kadar ileri gidebilir?
.
Bu sorunun cevabını bulmak için bir elektro şok makinesi geliştirdi. Yale Üniversitesi’nin bulunduğu şehrindeki yerel gazetelere, bir öğrenme yöntemi deneyi için gönüllü yetişkinler aradıkları ilanını verildi ve Başvuranlar arasından normal bir hayat yaşayan yetişkinleri denek olarak seçtiler. Çünkü, bu deneyin yapılma amacı kendinden üstün rütbelerin emirlerini yerine getiren kişilerin bunu neden yaptıklarını anlamak olduğu için, arada rütbe, sınıf farkı olmaksızın sıradan hayatları seçtiler.
Bir adet önlükle deney yöneticisi rolünü oynayan işbirlikçi, kura çektirerek kimin öğrenci, kimin denek olacağını belirliyor. Tabii ki kurada da hile var ve deneğe öğretmen rolü çıkıyor.
.
Yine Deneyin amacı olaraktan, deneğe emir veren bir deney yöneticisi( rütbe farkı var) ve bunun psikolojiye etkisine bakıyorlar. Oyleki denek, deney yöneticisinden alt rütbede, öğrenci rolünü oynayan aktör de, denekten alt rütbede.
Aynı nazi kamplarında olduğu gibi.
Emir kulu olan askerler, askerlerden üst konumda olan yöneticiler ve en alt kademede olan masum insanlar.
.
Denek bir paravanın arkasına oturtulan öğrenciye elektro şok kablolarının bağlanmasına bizzat şahit oluyor ve şokun fiziki etkisini hissetmesi için de deney başlamadan denek seçilen kişiye 40 voltluk hafif bir şok uygulanıyor. (Acının gerçek olduğunu anlaması için bu gerekli bi detaydır.) Öğrenci rolü oynayacak işbirlikçi sandalyesine bağlandıktan sonra denek paravanın öbür tarafındaki elektro şok makinesinin başına oturtuluyor.
Elektrik şoku veren makinede.15’den.450’ye kadar çeşitli voltaj seviyelerine ait düğmeler vardır.
Denekten, diğer tarafta elektro şok makinesine bağlanan öğrenciye elindeki kağıttan sorular sorması isteniyor. Yanlış cevapta öğrenciye elektrik şok vermesi ve her yeni yanlış cevapta da bu şokun voltajını.15 volt artırması isteniyor. Gerçekte öğrenciye her hangi bir şok verilmiyor.
(Öğrencinin tek suçu soruya yanlış cevap vermek de olsa bunun da bir cezası olmalı!)
Nazi kampına alınan yahudilerin de tek suçu, yahudi olmalarıydı mesela.
.
Deneğin her voltaj artırımında öğrenciden duyduğu acı çığlıkları ise önceden kaydedilmiş bir teypten çalınıyor. Voltaj derecesi yükseldikçe, öğrencinin çığlık derecesi de yükseliyor, belli bir voltajdan sonra paravanı yumruklamaya başlıyor ve kalbinin sıkıştığını haykırıyordu. Belli bir süre sonra öğrencinin sesi ve tepkisi tamamen kesiliyor. Bu aşamada birçok denek, deneyi durdurup, öğrencinin iyi olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiğini söylüyordu.** 135** volttan sonra, bazı denekler, deneyin amacını sorgulamaya başlıyor.
Deney yöneticisi rolünü oynayan kişi, şok vermekte tereddüt eden deneğe ilk olarak, "Lütfen devam et!" diye sesleniyordu. Ardından, "Deneye, devam etmeniz gerekiyor." yine tereddüt gösterirse, "Devam etmeniz çok önemli!" deniyordu. Son olarak "Başka seçeneğiniz yok, devam etmeniz lazım." uyarısı yapılıyordu. Bu son uyarıdan sonra da denek, deneye devam etmeme iradesi gösterirse, deney sonlandırılıyor. Aksi halde deney, öğrenciye verilen şokun voltajı.450 volt olana kadar devam ediyor.
🚫 "Lütfen devam et!"
🚫 "Deneye, devam etmeniz gerekiyor."
🚫"Devam etmeniz çok önemli!"
🚫 "Başka seçeneğiniz yok, devam etmeniz lazım."
İlk deney grubunda bulunan 40 denekten 26’sı, acı içinde bağıran öğrenciye kulaklarıyla duydukları halde, otoriteye itaat ederek 450 voltaj uygulamaya kadar çıktı. Daha da vahimi, deneklerin tek biri bile, 300 volt seviyesinden önce deneyi bırakmadı.
Milgram, "İtaatin Riskleri" başlıklı makalesinde, deneklerin kötülük yaptıklarını düşünmediklerine dikkat çekiyor. Bir zulmün parçası olan sıradan insan, sadece görevini yaptığını düşünüyor. Böylece, içinde herhangi bir nefret ve düşmanlık hissetmeden de muazzam bir yıkıcılığın parçası haline gelebiliyor.
Ahlakın temel ilkeleri ile çatışan bir hareket yapmaları istendiğinde, çok az insan bu emre direnebiliyor. Bir hiyerarşinin ve otoritenin emrini yerine getirdiğini düşünen kişi, oluşan zalimlikten kendisini sorumlu görmüyor. Milgram’a göre bu itaatin zararlı sonuçlarının oluşmaya başladığı nokta, kritik eşik. Bu eşiği geçen kişi her kötülüğü yapmaya hazır hale geliyor.
Yani, denek aslında elektrik şoku verilecek öğrenci de olabilirdi. Bu durumda, yan odada elektrik şokuyla acı çeken kişinin kendisi de olabileceğini bildiği halde, hiçbir empati hissi yaşamadan otoriteye itaate devam ediyor oluşuydu.
Tıpkı nazi kampında öldürülen milyonlarca kişiye karşı hiç bir empati hissi kurmadıkları gibi.
Empati kurmak çok önemlidir. Empati kurun. Çünkü bir gün o kişinin sizin yerinizde olmayacağı garanti değil.
Okuyanlara çok teşekkür ediyorum🤗 yorumlarınızı ve düşüncelerinizi de merak ediyorum 🌺
Kaynak: Internet siteleri