The French Dispatch - Fransız Postası 2021'in son günlerinde son film yorumum ile sizlerin karşınızda bulunmaktan hem heyecan hem de biraz duygusal olarak üzgün hissederek yazıma başlıyorum. 2021 bizler için ne kadar farklı bir yıl oldu ise bu yıl sadece…devamıThe French Dispatch - Fransız Postası
2021'in son günlerinde son film yorumum ile sizlerin karşınızda bulunmaktan hem heyecan hem de biraz duygusal olarak üzgün hissederek yazıma başlıyorum. 2021 bizler için ne kadar farklı bir yıl oldu ise bu yıl sadece umduklarımızın yaşanmasını diliyorum ve hemen yoruma geçiyorum. Uzun zamandır gündemde merak uyandıran Türkçe ismi ile "Fransız Postası" filmini ben çok beğendim.
Güçlü kadrosu ile süslenen yapım aslında bazı gerçek hikâyelerin üstüne kurulu bir dize gelen 3 hikâyeyi anlatıyor. Bunlar aslında hem siyah beyaz perde ile gösterilirken tarihsel analiz yapmamızı sağlıyorsa, hem de animasyonlarla süslenmesi ile de mesajını güzel verebilmesi ve sanatın en özgür bir biçimde lanse edilmesini sağlamaları bence herkesin anlayacağı bir dil değildi. Wes Anderson 2021 yılına damga vuracak ve (Don't Look Up)u geride bıraktıran sinematografi ile de 2021 yılına ve 2022 yılına damga vurduğunu da tam söylemek isterim.
Belki ben de başlarda anlamakta güçlük çeksem de anlamak nedir kelimelerini bilmenizin önemini anlarken, filmden çok kopacağınız noktalarında olduğunu söyleyebilirim. (iyi anlamda) Buna virgül eklersem, filmin baş döndüren akıcı giden sahne geçişlerin hayran uyandıracak büyüleyici olması idi. 2020 - 2021 yılına damga vuran ve birçok festivallerden ödül alan oyuncu kadrosu ile senaryosunun güzelliğine daha da fazla sizi büyüleyen oyuncu kadrosu da tam anlamı ile beş beşlik ef-sa-ne idi!
Bunlardan en başta gözümüze çarpan ve öyle küçük yazılamayacak Bill Murray ve Tilda Swinton'un eşsiz oyunculuğuydu. Aslında Tilda harika anlatım yetisi ve büyüleyeceği vücut hatları ile beni kendine hayran bıraktı. Timothée Chalamet ve Frances McDormand'ın ikili olarak devam ettiği hikâye ise bence fransız aksanları ile dolu hayran kalınmaktan konusuna odaklanmaktan sevk aldığınız bir başka hikâye idi.
Andrien Brody, Léa Seydoux ve Willem Dafoe'inde oyunculuğuna bayıldığımı söylemek isterim. Aslında yazımın sonlarına doğru geliyorken, beni daha çok 3. hikâyeyi sevebildim diyebilirim lâkin hepsi birbirlerinden özenli ve sanatsal evreleri ile çağa atılacak film anlayışı orta konulmuştu. Daha fazla detay vererek keyfinizi sıkmadan bu güzel filmi sizlere kesinlikle öneriyor ve yeni yılda yeni film yorumları ile görüşmek üzere diyorum. Keyifli izlemeler.