Hayatının tüm kapıları ve pencereleri ardına kadar açılmış gibi. Her şey ışığa ve havaya maruz kalıyor. Korunan hiçbir şey, korumaya bırakılmış hiçbir şey yok artık. İntermezzo
Yalancı sofuluğuyla uzun zamandır sıkıntı çeken eş, zulme uğramış azize rolünü oynamıştı. Ömründen giden bütün o yıllar boyunca. Şimdi mütevazı günahkarlardan biri olduğunu kendine itiraf etmek zorundaydı. Onu harekete geçiren yalnızca vicdanı değil bencilliğiydi: En kötüsü de en kaba saba…devamıYalancı sofuluğuyla uzun zamandır sıkıntı çeken eş, zulme uğramış azize rolünü oynamıştı. Ömründen giden bütün o yıllar boyunca. Şimdi mütevazı günahkarlardan biri olduğunu kendine itiraf etmek zorundaydı. Onu harekete geçiren yalnızca vicdanı değil bencilliğiydi: En kötüsü de en kaba saba bencillik biçimi olan şehvete kapılmış olmasaydı. Bu güdü özellikle kadınlar için utanç verici olmalıydı.
İntermezzo- Sally Rooney
“annemin ruhunun rehin makbuzunu yırtıp atmadan bunların hiçbirini yazamazdım.” kitabı çapraz okuma yaparken henüz ihmal etmeden önce hışımla okurken gürüldeyen hislerle dolu dolu bir gönderi oluşturacağımı düşünüyordum. yine @midge’in önerisiyle başlayıp bitirdiğim kız kardeşliğin sınanmasına dair çok dokunaklı bir hikaye.…devamı“annemin ruhunun rehin makbuzunu yırtıp atmadan bunların hiçbirini yazamazdım.”
kitabı çapraz okuma yaparken henüz ihmal etmeden önce hışımla okurken gürüldeyen hislerle dolu dolu bir gönderi oluşturacağımı düşünüyordum.
yine @midge’in önerisiyle başlayıp bitirdiğim kız kardeşliğin sınanmasına dair çok dokunaklı bir hikaye.
golden gate referansı beni benden aldı.
bir keresinde odamdaki pencere pervazını golden gate’in kenarı sanmıştım da ondan :)
tina’nın benim şimdilik imkansız gördüğüm evlilik kurumuna beni uğurlaması nasıl olacak diye düşünerek okudum.
çok güzel imgelerim vardı kitabı okumaya ikna etmek adına.
ama hepsini unuttum.
sadece uyanan hisler bâki sanıyorum.
İyiliğin bir köpeğe bir kemik fırlatıp bunun onu sonsuza dek hayatta tutacağına inanmaktan daha ciddi bir şey olmayabileceğini söyledim ona. Cassandra Düğünde
Raw with Love little dark girl with kind eyes when it comes time to use the knife I won't flinch and I won't blame you, as I drive along the shore alone as the palms wave, the ugly heavy palms,…devamıRaw with Love
little dark girl with
kind eyes
when it comes time to
use the knife
I won't flinch and
I won't blame
you,
as I drive along the shore alone
as the palms wave,
the ugly heavy palms,
as the living does not arrive
as the dead do not leave,
I won't blame you,
instead
I will remember the kisses
our lips raw with love
and how you gave me
everything you had
and how I
offered you what was left of
me,
and I will remember your small room
the feel of you
the light in the window
your records
your books
our morning coffee
our noons our nights
our bodies spilled together
sleeping
the tiny flowing currents
immediate and forever
your leg my leg
your arm my arm
your smile and the warmth
of you
who made me laugh
again.
little dark girl with kind eyes
you have no
knife. the knife is
mine and I won't use it
yet.
Bukowski
“Bu kadar zıt inançları ve duyguları görünürde hiçbir çatışma da yaşamadan zihninde barındırabilmekte ne kadar da becerili. Sahte gerçek aşık, sinik idealist, dua eden ateist. Hepsi ölümcül bir şekilde iç içe geçmiş, her şey kendi sınırlarından taşmış, hiçbir şey asıl…devamı“Bu kadar zıt inançları ve duyguları görünürde hiçbir çatışma da yaşamadan zihninde barındırabilmekte ne kadar da becerili.
Sahte gerçek aşık, sinik idealist, dua eden ateist.
Hepsi ölümcül bir şekilde iç içe geçmiş, her şey kendi sınırlarından taşmış, hiçbir şey asıl olması gereken yerde değil.
O,öteki ve kendisi.”
İntermezzo- Sally Rooney
“hayat çok tuhaf. neredeyse ölüm kadar tuhaf. daha dün on yaşındayım.” öneri üzerine başladığım ve kişisel deneyimlerimden ötürü özellikle ilk bölümünü okurken zorlandığım, çok gerçek- çok dişil ve gerçek olduğu kadar mistik bir hikaye.
Last Words I do not want a plain box, I want a sarcophagus With tigery stripes, and a face on it Round as the moon, to stare up. I want to be looking at them when they come Picking among…devamıLast Words
I do not want a plain box, I want a sarcophagus
With tigery stripes, and a face on it
Round as the moon, to stare up.
I want to be looking at them when they come
Picking among the dumb minerals, the roots.
I see them already -- the pale, star-distance faces.
Now they are nothing, they are not even babies.
I imagine them without fathers or mothers, like the first gods.
They will wonder if I was important.
I should sugar and preserve my days like fruit!
My mirror is clouding over --
A few more breaths, and it will reflect nothing at all.
The flowers and the faces whiten to a sheet.
I do not trust the spirit. It escapes like steam
In dreams, through mouth-hole or eye-hole. I can't stop it.
One day it won't come back. Things aren't like that.
They stay, their little particular lusters
Warmed by much handling. They almost purr.
When the soles of my feet grow cold,
The blue eye of my tortoise will comfort me.
Let me have my copper cooking pots, let my rouge pots
Bloom about me like night flowers, with a good smell.
They will roll me up in bandages, they will store my heart
Under my feet in a neat parcel.
I shall hardly know myself. It will be dark,
And the shine of these small things sweeter than the face of Ishtar.
Plath