Hindistan'da yoksul kesimin fırsat tanımadığı bir yerinde genç bir kızın okçu olup ülkesindeki kızlara ışık olmasını anlatan bir yapım. Severim bu tarz işleri bir amaç uğruna olan yapımları. İzlemelisiniz,güzeldi.
Spoiler içeriyor
23 dakikalık bu belgesele müthiş veya müthişin ötesinde diyemesemde ,güzel bir yirmi üç dakikaydı,sakince ve tam anlamıyla odağım ordaydı bu yüzden hissettirdiği duyguları derince kavrayabildim. Çocukların satıcının sattığı şeylere bakıp alamamaları o kısımlar üzücüydü . Satıcı hadi gidin ailenizi çağırın…devamı23 dakikalık bu belgesele müthiş veya müthişin ötesinde diyemesemde ,güzel bir yirmi üç dakikaydı,sakince ve tam anlamıyla odağım ordaydı bu yüzden hissettirdiği duyguları derince kavrayabildim. Çocukların satıcının sattığı şeylere bakıp alamamaları o kısımlar üzücüydü . Satıcı hadi gidin ailenizi çağırın size alsınlar demesi çocuklarında onlar gelmez dediği kısım ,buradaki heveslerinin içlerinde kalışını anlatamıyorum o kadar iyi yazamam.
Satıcı sattıklarına karşılık patates istiyor,yani istekler hevesler patatese bağlı.
Birde belgesel sunucusunun bir çocuğa büyüdüğünde ne olmak istiyorsun dediği bir kısım vardı orada beni etkiledi.
Spoiler içeriyor
Kitaptan alıntılar: 🔹Gel ey bahar mevsimi, huzur ve uykumun mayasısın Gönlümün dostu, ıstırap dolu yüreğimin arzususun 🔹İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar, yine her adımda mezara biraz daha yaklaşır! (Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır, yine her nefeste…devamıKitaptan alıntılar:
🔹Gel ey bahar mevsimi, huzur ve uykumun mayasısın
Gönlümün dostu, ıstırap dolu yüreğimin arzususun
🔹İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar, yine her adımda mezara biraz daha yaklaşır! (Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır, yine her nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır!)
🔹Bırak feryat eylesin gül bahçesinde bülbül
parça parça olsun
O gül yanakla içki içmekteyim şimdi
🔹Namussuz bir sevda ne zaman kesintiye uğrarsa şefkatsiz bir öfkeye dönüşmesi tabiidir.
🔹 Meşhurdur ki, son pişmanlık fayda vermez.
Kitaptan alıntılar; ▪️ Karşılaştığım kimseler ışıltılı başlarını nasıl da neşeyle ve kolayca dimdik tutuyor, yaşam bir balo salonuymuş gibi nasıl da süzülüyorlardı. Gördüğüm bakışların hiçbirinde kederin izi bile yoktu, omuzlar yüksüzdü, bu mutlu ruhlar büyük olasılıkla ne bir karanlık düşünce…devamıKitaptan alıntılar;
▪️ Karşılaştığım kimseler ışıltılı başlarını nasıl da neşeyle ve kolayca dimdik tutuyor, yaşam bir balo salonuymuş gibi nasıl da süzülüyorlardı. Gördüğüm bakışların hiçbirinde kederin izi bile yoktu, omuzlar yüksüzdü, bu mutlu ruhlar büyük olasılıkla ne bir karanlık düşünce ne de gizli bir acı taşıyordu. Öte yandan bu kişilerin arasında yürüyen ben,gençliğime ve yeni serpilmiş olmama karşın, mutluluğun neye benzediğini bile unutmuştum!
▪️ Derdim neydi benim? Tanrı'nın gazabına mı uğramıştım? Öyleyse niye, diyelim ki Güney Amerikalı biri değil de, ben maruz kalmıştım buna? Tanrının lütfu konusunda kobay olarak onca kişi arasında benim seçildiğimi düşünmek hepten kafamı karıştırıyordu.
▪️ Artık sonbahardı, ölüm karnavalının doruk noktası gelip çatmıştı ; güllerin al yanaklarında yaralar açılmış , kan kırmızı renklerine olağanüstü ve çılgın bir ton karışmaya başlamıştı.
▪️"Ben mi? Dünyada nefret ettiğim bir şey varsa o da saat on ikiden önce yatmak. Ha ha."
Kitaptan alıntılar: ▫️ Bu açıdan, Beyaz Geceler'in neyi anlattığı sorulabilir: Hayalperest'in " çabasını boşa gitmesini" mi, yoksa Nastenka'nın bekleyişinin boşa gitmemesini mi? Bunun yanıtı son cümlede gizli: Anlatılan şey "tek bir saadet anı " ve bu an, fiziksel evlilik/ kavuşma…devamıKitaptan alıntılar:
▫️ Bu açıdan, Beyaz Geceler'in neyi anlattığı sorulabilir: Hayalperest'in " çabasını boşa gitmesini" mi, yoksa Nastenka'nın bekleyişinin boşa gitmemesini mi? Bunun yanıtı son cümlede gizli: Anlatılan şey "tek bir saadet anı " ve bu an, fiziksel evlilik/ kavuşma anı değil, iki anlatının, yani Hayalperest'in ve Nastenka'nın anlatılarının buluşma anıdır.
▫️ Bütün gece, bütün hafta, bütün yıl sizi hayal edeceğim. Ben yarın muhakkak geleceğim buraya, tam buraya ,bu yere, tam bu saatte ve bir önceki günü hatırlayarak mutlu olacağım. Artık bu yer benim için kutsal.
▫️"Bir hikayeniz yoksa, nasıl yaşıyorsunuz?" diye sözümü kesti o gülerek.
"Tamamen hikayesiz! Yani, bizde dendiği gibi, bir başıma yaşadım, yani tamamen yalnız -yalnız, tümüyle yalnız - anlıyor musunuz, nedir bu yalnız?"
▫️ Böyle bir sevgiden, Nastenka, bazen kalbimiz soğur ve ruhumuz ağırlaşır. Senin elin soğuk, benimki ateş gibi sıcak. Ne kadar körsün , Nastenka!.. Ah! Mutlu bir insan bazı anlarda nasıl çekilmez oluyor! Ama kızamam sana!.."
▫️"Ah, keşke o siz olsaydınız!"
Spoiler içeriyor
Açıkçası kitap okumada durağan bir zamanıma denk geldi bu kitap , çok aralıklı zamanlarda okudum pek anlayamadım ,kitabı okurken kafam başka yerlerdeydi o yüzden ileri zamanlara bir not tekrardan bir gün okumalıyım . Kitapta anlatılan olay aslında gerçekliğe dayanıyor jeju…devamıAçıkçası kitap okumada durağan bir zamanıma denk geldi bu kitap , çok aralıklı zamanlarda okudum pek anlayamadım ,kitabı okurken kafam başka yerlerdeydi o yüzden ileri zamanlara bir not tekrardan bir gün okumalıyım .
Kitapta anlatılan olay aslında gerçekliğe dayanıyor jeju adası ayaklanması anlatılmış,o zamanki bastırılmış travma geçmişteki kayıplar onlara kavuşamamak veda edememek.. Duygular çoğunlukla anlatılıyor olay az var.
Kitaptan alıntılar:
🔹 Mermiyle vurulanlar,
Sopayla dövülenler,
Bıçaklanıp ölenlerden bahsediyorum.
Ne kadar acı çekmişlerdir kim bilir?
İki parmağın kesilmesi bu kadar acıtıyorken.
Öyle ölen insanlardan, bedenlerinde son nefeslerini verdirecek kadar bir yerleri delinmiş ve kesilmiş insanlardan bahsediyorum.
🔹İnson'a dileğinin ne olduğunu sormuyorum. Benim de bildiğim bir dilek olabileceğini düşünüyorum. Uğruna savaştığım, her gün yazıp yırttığım, bir ok ucu gibi göğsümün tam ortasına saplanmış şey...
🔹"...Annem dönüp bana baktı, hafifçe gülümsedi ve avcuyla yanağımı okşadı. Ardından saçlarımı, omzunu ve sırtımı da sırayla okşadı. İçimi sızlatan bu sevgisinin iliklerime kadar işlediğini hatırlıyorum. İnsanın iliğin donduran, yüreğini daraltan... O zaman anladım... Sevginin ne korkunç bir ıstırap olduğunu."
Spoiler içeriyor
Kitapta her şey vardı ; savaş,aşk,tarih,arkadaşlık... Daha bir çok şey sıralayabilirim. Fransız ihtilalini anlatırken o zamanki zorluk,sefalet,adalet arayışı,intikam duygusu çok güzel anlatılmıştı. Ve tabi Lucie'ye aşık olan Charles Darney ve Syndey Carton arasında geçen olaylar. Kitabı okuyanlar beni anlayacaktır, o…devamıKitapta her şey vardı ; savaş,aşk,tarih,arkadaşlık... Daha bir çok şey sıralayabilirim. Fransız ihtilalini anlatırken o zamanki zorluk,sefalet,adalet arayışı,intikam duygusu çok güzel anlatılmıştı. Ve tabi Lucie'ye aşık olan Charles Darney ve Syndey Carton arasında geçen olaylar.
Kitabı okuyanlar beni anlayacaktır, o son kısıma geldiğimde ben böyle bir fedakârlık beklemiyordum. O kadar şaşırdımki kitabın o kısmında bir durdum . Okuyacak olanlar son kısımlarda bir şok olmaya hazır olun.
Kitaptan alıntılar:
▫️ Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü... Akıl çağıydı, akılsızlık çağıydı... İnanç devriydi, kuşku devriydi... Mevsimlerden Aydınlık'tı, mevsimlerden Karanlık'tı... Umudun baharını, çaresizliğin kışını yaşıyorduk... Elimizde hem her şeyimiz vardı,hem de hiçbir şeyimiz yoktu... Hepimiz ya cennete gidecektik,ya da doğruca öteki tarafa
▫️ Ekmeğin ve balığın efendisi olan soylular,her şeyin sonsuza dek o günkü gibi güllük gülistanlık kalacağından zerre kadar kuşku duymuyorlardı.
▫️ Fransa ve Norveç ormanlarındaki ağaçlar, muhtemelen 'Oduncu' rolünü oynayan Kader tarafından isaretlendikten ve kesilip kereste haline getirildikten sonra,tarihe bir kara leke olarak geçecek olan torbalı ve bıçaklı,oynak bir tahta çerçeveye dönüştürülmek üzere kök salıp büyümekteydiler. ( Giyotin)
▫️" Ne zamandan beri gömülüsün?"
Cevap hep aynıydı: " Neredeyse on sekiz yıl oluyor."
"Buradan çıkarılmaktan umudunu kesmiş mıydın?"
"Çoktan."
"Hayata geri çağrıldığını biliyor musun?"
"Öyle diyorlar."
"Umarım ki yaşamak istiyorsundur."
"Bilemiyorum."
▫️...çamurla karışık şarap tortusuna parmağını daldırarak duvara kötü bir el yazısıyla KAN kelimesini yazmıştı.
Gün gelecek ve o 'şarap' da sokak taşlarının üzerine dökülecek ve oradaki pek çok kişiyi de kırmızıya boyayacaktı.
▫️"Azizim , ben içinde yaşamış olduğum bu sistemin ölene kadar savunucusu olacağım," dedi.
Bunu söyledikten sonra, enfiyesinden son bir tutam daha çekti ve kutuyu cebine koydu.
Arkasından, masanın üzerindeki küçük çanı çalarak, "insanın mantıklı bir yaratık gibi davranarak doğal kaderini kabul etmesi, en iyisi," diye ekledi. "Ama gördüğüm kadarıyla, sen kendi benliğini bile kaybetmişsin , Mösyö Charles."
"Benim kaybettiğim şeyler ailemden kalan mal mülk ve Fransa'nın tamamı," dedi yeğen, kederli bir tavırla." Ben onlardan vazgeçiyorum."
▫️"Foulon yaşıyormuş!"
"Açlıktan geberirken bize 'ot yiyin' diyen Foulon yaşıyormuş!"
▫️Öyle büyük bir tedirginlik yaşıyordu ki, bir ağın içine düşmüş, ya da gideceği yere bir kafes içinde götürülüyormuş olsaydı, özgürlüğü ancak bu kadar elinden alınmış gibi hissedebilirdi.
▫️ Bunlar her gün, iğrenç zindanların karanlık mahzenlerden aydınlığa çıkarılıp, sokaklardan geçiriliyorlar ve kanmak bilmeyen susuzluğunu gidermek için acımasız dişi Giyotin'e kırmızı şarap olarak ikram ediliyorlardı.
▫️ Sonra aniden zihninde bir şimşek çaktı: " Bugün benim ölüm günüm!"
▫️"İsa ona : "Diriliş ve yaşam Ben'im" dedi. " Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek," diye düşünüyor Carton.
Film ilk çıktığı zaman niye izlemedim? Neden? Bu saçma huyumdan kurtulamıyorum. Neyse bugün izlemiş olduk. İyikide izledim, çok güzeldi ya. Muhteşemdi. Müdür Nail, Yüzbaşı Faruk, Askorozlu , koğuşun Selim öğretmeni :) ve tabiki Yusuf ağa hepsi mükemmeldi. Ova karakterini oynayan…devamıFilm ilk çıktığı zaman niye izlemedim? Neden? Bu saçma huyumdan kurtulamıyorum. Neyse bugün izlemiş olduk. İyikide izledim, çok güzeldi ya. Muhteşemdi. Müdür Nail, Yüzbaşı Faruk, Askorozlu , koğuşun Selim öğretmeni :) ve tabiki Yusuf ağa hepsi mükemmeldi. Ova karakterini oynayan oyuncu çok tatlıydı.
Anlatılan hikaye muhteşemdi. Ben çok beğendim.
Benim gibi hâlâ izlemeyen varsa izlemelisiniz.
Amerikalı feminist bir yazar olan Charlotte Perkins Gilman tarafından yazılan bu kitap erkeksiz bir kadın dünyasını anlatıyor. Okurken de okuyup bitirdikten sonrada hep düşündüm erkeksiz bir dünya nasıl olurdu? Bunu yazarken bile düşünüyorum ve bu kitap çoğu yönden bu soruyu…devamıAmerikalı feminist bir yazar olan Charlotte Perkins Gilman tarafından yazılan bu kitap erkeksiz bir kadın dünyasını anlatıyor.
Okurken de okuyup bitirdikten sonrada hep düşündüm erkeksiz bir dünya nasıl olurdu?
Bunu yazarken bile düşünüyorum ve bu kitap çoğu yönden bu soruyu cevaplıyor aslında ama insan zihni yinede düşünmekten alıkoyamıyorsun.
Kitaptan alıntı:
✳️Somel açıklamaya girişti: "Bizimkinden çok daha uzun olan tarihiniz boyunca ,bütün o hizmet etkileşimlerine ,icat ve keşif değiş tokuşuna ve hayranlık duyduğumuz mükemmel ilerlemeye rağmen ,sizin bu çok geniş Diğer Dünya'nızda, yine de çoğu bulaşıcı bir sürü hastalık var."
Bunu dosdoğru kabul ettik.
" Ayrıca ,farklı düzeylerde de olsa cehalet, önyargı ve azgın duygular var."
Bunu da kabul ettik.
"Ayrıca demokrasi ilerlemiş, zenginlik artmış olmasına karşın hala huzursuzluk ve bazen de savaşlar görülüyor."
Evet evet ,hepsini kabul ediyorduk. Biz bu şeyleri alışkındık ve bu denli ciddiye alınması için bir neden göremiyorduk .
Spoiler içeriyor
Adelaide'ı okurken ona üzüldüm bazende saflığına,salaklığına,bir şeyleri görse bile farklı anlamda yorumlayıp kendine manevi olarak zarar verişine kızdım. Aşık olduğu ama aşkını hak etmediği Rory beni her zaman sinirlendirdi , bir kısımda Rory kendi de ifade ediyordu o beni haketmiyor…devamıAdelaide'ı okurken ona üzüldüm bazende saflığına,salaklığına,bir şeyleri görse bile farklı anlamda yorumlayıp kendine manevi olarak zarar verişine kızdım. Aşık olduğu ama aşkını hak etmediği Rory beni her zaman sinirlendirdi , bir kısımda Rory kendi de ifade ediyordu o beni haketmiyor diye sadece bu kısımda haklıydı,tek haklı olduğu yer. Birisini tam anlamıyla unutmadan bir başkasına ümit vermek ve onu acını geçirmek için kullanmak çok yanlış.
Okurken en sevdiğim kısımlar Adelaide ve Eloise'in arkadaşlığıydı. Çok samimi iç ısıtıcı bir arkadaşlıktı ve Eloise'in bir kızı olduğunda ismini Adelaide koyması çok düşünceli ve tatlıydı.