İnsan beynini zorlayan ama bir o kadar da insanın hayal dünyasının geniş olduğunu gösteren enfes bir antoloji dizisiydi. Yeni sezon bok gibi olsa da hâlâ umut vaad eden bir dizi.
Çetele tutmayı seviyorum. Bir tür iç dökme, günlük gibi geliyor bana. O yüzden filmler için https://boxd.it/CanL ; diziler için de https://srlzd.com/u/Tengrigen bu siteleri kullanıyorum. Yakında burayı tamamen bırakacağım. İletişimin kopmasını istemeyenler takip edebilir.
Çocukluğumdan beri dinozorlara ayrı bir merakım var. Belki de bu dünyaya ait olamayacak kadar görkemli ve yabancı hissettirdikleri için. Bu belgesel de o hissi güzel yakalamış açıkçası. Herkesin anlayabileceği şekilde derli toplu, sürükleyici bir zaman yolculuğu sunuyor. Bu olağanüstü devasa…devamıÇocukluğumdan beri dinozorlara ayrı bir merakım var. Belki de bu dünyaya ait olamayacak kadar görkemli ve yabancı hissettirdikleri için. Bu belgesel de o hissi güzel yakalamış açıkçası. Herkesin anlayabileceği şekilde derli toplu, sürükleyici bir zaman yolculuğu sunuyor. Bu olağanüstü devasa canlıların dünyasına ve modern dinozorlara uzanan süreci izlemek gerçekten keyifliydi. Acaba o meteor hiç düşmeseydi bugün kim hükmediyor olurdu? Dinozorların yeri ne olurdu? Biz olur muyduk, yoksa sadece ihtimal olarak mı kalırdık? Aklımda deli sorular. Neyse, şükür edebiyatının dönmediği, enflasyon altında ezilmediğimiz ve en önemlisi AKP gürültüsünden uzak bir evrende kaybolmak isteyenler için güzel bir kaçış. :)
Spoiler içeriyor
İlk filmin kurduğu yapıyı neredeyse birebir tekrar eden, klişelerden pek kaçamayan bir devam filmi olmuş. İkinci filmde Toruk Makto eleştirilerinden sonra karakteri toparlama çabası var ama bu da yüzeyde kalmış. Derinleşmesi gerekirken tekrarın içine sıkışmış, becerememişler. En sevdiğim yanı dini…devamıİlk filmin kurduğu yapıyı neredeyse birebir tekrar eden, klişelerden pek kaçamayan bir devam filmi olmuş. İkinci filmde Toruk Makto eleştirilerinden sonra karakteri toparlama çabası var ama bu da yüzeyde kalmış. Derinleşmesi gerekirken tekrarın içine sıkışmış, becerememişler. En sevdiğim yanı dini ve mitolojik göndermelere biraz daha ağırlık vermeleri olmuş ama oda sıkışan tekrarın altında kayboluyor. Kül kabilesi de güzel renk katmış hikayeye ama o da Albay'ın güdümüne kadardı etkisi. Albay'dan da umarım kurtulmuşuzdur, bu sefer kesin ölsün artık. İyice suyunu çıkarmanın anlamı yok. Zamanında James Cameron, “Marvel furyası bitsin, benim filmlerim konuşulur” iddiası vardı. Sonuç? Giderek kendini tekrar eden bir yapı. Özetle görsel olarak etkileyici, ama içerik olarak aynı yerde sayan bir devam filmi.
Bu ekibe bayılıyorum abi. Favori çizgi dizilerimden ve ne zaman izlesem kafamı resetlemiştir. Sanki üzerimdeki tüm yük kalkar. Film bölümü de tam bir regular show klasiği olmuş. Uçuk kaçık oldukları kadar İnanılmaz yaratıcılar. Yine hem güldürüyor, hem hüzünlendiriyor hem de…devamıBu ekibe bayılıyorum abi. Favori çizgi dizilerimden ve ne zaman izlesem kafamı resetlemiştir. Sanki üzerimdeki tüm yük kalkar. Film bölümü de tam bir regular show klasiği olmuş. Uçuk kaçık oldukları kadar İnanılmaz yaratıcılar. Yine hem güldürüyor, hem hüzünlendiriyor hem de düşündürüyor. Mordecai ile Rigby arasındaki köklü ve içten dostluğu da seviyorum. Saçmalığın içinde bu kadar sahici bir bağ kurmak her dostlukta görülen bir durum değil. Filmde de zaten ele aldıkları konu bu. Amannn! n'apıyorum ben lan? Bu kadar yazı bu diziye çok fazla mantıklı...
OOOOOOOHHHHHHHHHHHHH!!!
Spoiler içeriyor
En sevdiğim Türk filmlerinin başında gelir. Öyle romantik bir adam da sayılmam ama bu filmdeki aşkın anlatımı ve gerçekçiliğine kapılmamak mümkün değil. En sevdiğim yanı ise ne vıcık bir romantizm ne de insanı yoran zehirli bir ilişki dinamiği. Tam da…devamıEn sevdiğim Türk filmlerinin başında gelir. Öyle romantik bir adam da sayılmam ama bu filmdeki aşkın anlatımı ve gerçekçiliğine kapılmamak mümkün değil. En sevdiğim yanı ise ne vıcık bir romantizm ne de insanı yoran zehirli bir ilişki dinamiği. Tam da Türk toplumu içinden çıkmış diyeceğimiz kadın, erkek tipleri. Filmde aşk bağırmadan dik durarak, susarak, içten içe yanıyor adeta. Gururlu, suskun, yarım kalmış, çaresiz, şehirli ama kaderine razı. Son sahnede Sabiha’nın yaptığı tercih ise filmin bütün yükünü omuzluyor kesinlikle. Aşkını sahiplenmek yerine korumayı seçmesi, fedakârlığı acıtasyona düşmeden göstermesi müthiş! Sabiha ablamın yüreğine beton yetmez be!
Az önce bitirdim. 14 Şubat’a özellikle denk getirdim ama romantik diye anlatılan bir film değil kesinlikle. Türk seyircisinin fazlasıyla büyüttüğü bir yalnızlık fantezisi sadece. Zira Cemal abimiz sözde bağlanma korkusu olan derin biri gibi sunuluyor ama ekmek arası am yermiş…devamıAz önce bitirdim. 14 Şubat’a özellikle denk getirdim ama romantik diye anlatılan bir film değil kesinlikle. Türk seyircisinin fazlasıyla büyüttüğü bir yalnızlık fantezisi sadece. Zira Cemal abimiz sözde bağlanma korkusu olan derin biri gibi sunuluyor ama ekmek arası am yermiş gibi gününü gün eden sorumluluk almamak için psikolojiye sığınan paralı hödük bir adam aslında. Buna trajik mi bakacağız? Kusura bakma Cemal abi, siktir git başka ülkede ağla. Senin durumun tamamen Batılı zevki diyeceğimiz konfor dertlerden. Türkiye’de birçok erkeğin hayalini kuracağı bir hayatı yaşayıp sonra “yalnızım” diye yakınmak bana pek ikna edici gelmedi. Şahsen böyle bir dert ile gelen erkeği yağsız kazığa oturturum.
Üstelik hikâyenin romantik tarafı da zorlama. Karakterlerin yakınlaşması ve kopuşu doğal akmıyor, özellikle kitapçı karşılaşmaları fazlasıyla sinemasal duruyor. Ben de yıllardır kitapçılara giderim, kimse rafların arasında böyle kendiliğinden bir yakınlık kurmuyor. Aynısını denesem romantizm değil, rahatsızlık duyar insan. O yüzden bu karşılaşmaları hayatın içinden diye yutturmaya gerek yok. Yemeyin bizi. Bu arada Ada karakteri de başka bir problem. Ne salak kadınsın amk, adam siktir çektiği halde hödük abimin evine gidip adam için göz yaşı mı döküyorsun? Nasıl bir kadın böyle bir durumu kabul eder? Gururunu sikeyim senin de! Benim için bu film bir aşk filminden ziyade sadece süslenmiş bir kaçış hikâyesi.
Spoiler içeriyor
Son zamanlarda izlediğim güzel işlerden biri. Hem zengin kapitalistlerin gücünü hem de suikastlığın ince işçiliğini, korkunçluğunu görüyoruz. Fakat çok daha iyi bir dizi olabilecekken başrolden biri olan woke dayatması koca götlü MI6 ajanı zenci ablanın bok gibi yazılmış ve oynanmış…devamıSon zamanlarda izlediğim güzel işlerden biri. Hem zengin kapitalistlerin gücünü hem de suikastlığın ince işçiliğini, korkunçluğunu görüyoruz. Fakat çok daha iyi bir dizi olabilecekken başrolden biri olan woke dayatması koca götlü MI6 ajanı zenci ablanın bok gibi yazılmış ve oynanmış karakteri yüzünden potansiyelinin üstüne çıkamamış. Neyse, yeni sezonda ablamın koca götüne maruz kalmayacak olmak sevindirici. O yüzden yeni sezonu merakla bekliyorum.
Spoiler içeriyor
Bu ne lan? Bu korku mu şimdi? Son yılların en iyi modern korkuları arasında gösterilen film buysa, sinema sektörü boku yemiş demektir. Çarşafımsı yaratığı patlatma zahmetleri ve Keke Palmer’ın tatlı hoppalığı hatrına 3 veriyorum. 2 saat 10 dakikanızı buna ayıracağınıza…devamıBu ne lan? Bu korku mu şimdi? Son yılların en iyi modern korkuları arasında gösterilen film buysa, sinema sektörü boku yemiş demektir. Çarşafımsı yaratığı patlatma zahmetleri ve Keke Palmer’ın tatlı hoppalığı hatrına 3 veriyorum. 2 saat 10 dakikanızı buna ayıracağınıza gidin Stephen King’in Christine romanını okuyun, çok daha fazla gerilirsiniz.
Spoiler içeriyor
Aslında bir daha Lanthimos filmi izlemeye niyetim yoktu ama konu ilgi çekiciydi, bir şans daha verdim. Sonuç yine hayal kırıklığı. Yok abi, bu adamın tarzı kesinlikle bana göre değil. Evet, film bol hicivli. Kadın patron baskısı, komplo teorileri, ilaç şirketleri,…devamıAslında bir daha Lanthimos filmi izlemeye niyetim yoktu ama konu ilgi çekiciydi, bir şans daha verdim. Sonuç yine hayal kırıklığı. Yok abi, bu adamın tarzı kesinlikle bana göre değil. Evet, film bol hicivli. Kadın patron baskısı, komplo teorileri, ilaç şirketleri, fanatizm, insanlığın kendi sonunu hazırlaması… Yaraya tuz basması güzel ama bu kadar tekrar edip hiçbir yere varmayınca hiciv havada kalıyor. Çünkü Lanthimos yine bir noktada gerçekliği bilinçli olarak ucubeleştiriyor. Şok etkisi, aykırılık falan derken film saçmalaşıyor ve kendi söylediğini baltalıyor. Yani sonunu hiç beğenmedim. Ama Amerikalılar bu filme kesin bayılmıştır. Malum, komplocu fanatiklerle dolu bir toplum. Her şey bitti, tüm derdimiz çözüldü de komplocularla empati kurup sempati mi yapacağız? Sikerler! Bu kafaya hak verirseniz günün sonunda Yusuf Güneyle, Mustafa Topaloğluyla muhatap olursunuz. Daha kötüsü Teddy gibi bir fanatik hayatınızın içinden geçer. Neyse, biraz ciddiyet filmin elini yüzünü toparlardı. Ortalama bir filmdi. Daha ciddi bir finalle çok daha iyi olabilirdi.