Öldürmeyeceğim kendimi Ama, keşke öldürseydi Diyeceksin bana. Öldürmeyeceğim kendimi Ama, bir ağıt yakmak Gelecek içinden; Aklımı yakıyorum çünkü ben Yaşanmış, yaşanacak Bütün günlerimi. İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta.…devamıÖldürmeyeceğim kendimi
Ama, keşke öldürseydi
Diyeceksin bana.
Öldürmeyeceğim kendimi
Ama, bir ağıt yakmak
Gelecek içinden;
Aklımı yakıyorum çünkü ben
Yaşanmış, yaşanacak
Bütün günlerimi.
İntihar diye bir şey
Yok bu dünyada.
Ölümle biten bir intihar yok.
Asıl intihar
Gün gün yaşamakta.
Öldürmeyeceğim kendimi
Ama, keşke öldürseydi
Diyeceksin bana.
İnanılmaz bir görsel grafik tasarımı, etkileyici müzikler ve profesyonel oyuncular üçlemesiyle çok büyüleyici bir bilim kurgu çıkmış ortaya. Film bu kadar sürükleyiciyse kitaplarını düşünemiyorum. En yakın zamanda okumam gerektiğine karar verdim. İzlerken her bir detay insanın ağzını açık bırakıyor. Herhangi…devamıİnanılmaz bir görsel grafik tasarımı, etkileyici müzikler ve profesyonel oyuncular üçlemesiyle çok büyüleyici bir bilim kurgu çıkmış ortaya. Film bu kadar sürükleyiciyse kitaplarını düşünemiyorum. En yakın zamanda okumam gerektiğine karar verdim.
İzlerken her bir detay insanın ağzını açık bırakıyor. Herhangi bir din veya toplum propagandası var mı emin değilim ama varsa bile bilim kurguyla harmanlanmış ve dehşet bir yapım sunulmuş önümüze.
Herkes az çok bilir. Hani bir his vardır ya boğaza bir düğüm atılmış gibidir ve yutkunamaz, nefes dahi alamazsınız. Eğer o his bir film olacak olsa bu film olurdu. Boğazımdaki düğümleri hissettim. Bilmiyorum, belki de üzücü bir ayrılık aşamasında olduğum…devamıHerkes az çok bilir. Hani bir his vardır ya boğaza bir düğüm atılmış gibidir ve yutkunamaz, nefes dahi alamazsınız. Eğer o his bir film olacak olsa bu film olurdu.
Boğazımdaki düğümleri hissettim.
Bilmiyorum, belki de üzücü bir ayrılık aşamasında olduğum ve hayattaki her şeyin üzerime çöktüğünü hissettiğim bir an izleme kararı aldığım içindir. Ama bu, filmin göğüs kafesinde bıraktığı acı hissine bir bahane olmaz eminim.
Hayatta çoğu güzel hissin ve insan ilişkisinin sonunda bir piyano ezgisiyle sonlanacagini bile bile aşık olmak akıl kârı değil gibi.
Yine de bazı aşklar yaşanmalı, bazı hayallerin peşinden ne olursa olsun kosulmali, mutluluk ve sonunda acı iliklere kadar hissedilmeli. Bir şeyler yarım kalmalı ki çok daha güzel bir hikaye başlasın.
Ve buradan kendi Sebastian'ıma sesleniyorum. Bunu asla okumayacaksın birtanem ama ben seni hep seveceğim. Umarım hayallerinden asla vazgeçmez ve neşeni bulursun <3
Bizim, hayallerimizin sonu da burasıydı.
Film yaşadığım şehirde ocağın son haftası çıktı ve burdakine tezat olarak 2 Şubat'ta vizyondan kalktı. İki gün önce gittim filme ve hakkında konuşulacak çok şey olmasına rağmen kısaca anlatmak istiyorum. Karacayı oynayan aktör hali hazırda çok yetenekli ve bu tarz…devamıFilm yaşadığım şehirde ocağın son haftası çıktı ve burdakine tezat olarak 2 Şubat'ta vizyondan kalktı.
İki gün önce gittim filme ve hakkında konuşulacak çok şey olmasına rağmen kısaca anlatmak istiyorum. Karacayı oynayan aktör hali hazırda çok yetenekli ve bu tarz rolleri kaldırabilen profesyonel bir oyuncu. Gayet iyi oynamış ve duyguyu iyi yansıtmış. Cem Karaca'nın o deli dolu, yaratıcı, renkli kişiliğini de aynı şekilde. Şarkılar zaten başyapıt ve o konserleri de çok hoş aktarmışlar.
Yalnız izlerken çok hızlı zaman atladığını farkettim. Tabii iki saate koskoca bir sanatçının yaşamını sığdırmak zordur lafım yok ama başlarda liseli bir delikanlıyken iki dakika geçmeden insanlar abi demeye başladı yaşını ve hangi dönem olduğunu anlayamadan atladı. Buna rağmen bu bir problem değil.
Ses tonunun yapay zekayla yapıldığını tahmin ediyorum yoksa aktörün sesinin bu kadar benzemesi imkansız. İzlerken resmen rahmetliyi getirip koymuşlar da onun sesinden izliyorsunuz gibi oluyor.
Cem Karaca'nın tüm şarkılarını (ingilizce olanlar da dahil) dinlemediyseniz bir koşu dinleyin ve kulaklarınızın pası alınsın diyorum. Filmi de kesinlikle izleyin izlettirin.
9/10