🧝🏻♀️Babası matematikçi bir bilgin olan Monica, cahil köylülerin babasını infaz etmesi ve devamında amcasının ona yaşattığı travmatik deneyimlerden sonra ileri seviye anksiyete bozukluğuna sahip, ruhsal dengesizlikler yaşayan biri olur. Babasından ona yadigâr kalan sayılar, onun her şeyidir ve onu yedi…devamı🧝🏻♀️Babası matematikçi bir bilgin olan Monica, cahil köylülerin babasını infaz etmesi ve devamında amcasının ona yaşattığı travmatik deneyimlerden sonra ileri seviye anksiyete bozukluğuna sahip, ruhsal dengesizlikler yaşayan biri olur. Babasından ona yadigâr kalan sayılar, onun her şeyidir ve onu yedi bilge cadıdan biri kılacak olan şeydir. Ancak anksiyete bozukluğu sebebiyle insan içine çıkmakta ve özellikle konuşmakta güçlük çeken Monica, bu görevini yerine getirebilmek için sessiz büyü yapmayı öğrenir ve konuşmadan büyü yapabilen tek insan olur. Matematik, onun büyü çözümlemelerinde kullandığı yegâne şeydir. Artık Yedi Bilge Cadı’dan biri olan Sessiz Cadı Monica, müthiş büyü bilgisiyle krallıkları ejderhaların elinden kurtaran gizli bir kahramandır. Fakat asıl hikayesi, bir gün, ikinci prensin koruması olmakla görevlendirilerek; prensin öğrenim gördüğü asilzade okuluna öğrenci olarak gönderilmesiyle başlar.
🔮Eğlenceli, senaryosu çok güzel, akıcı ve çizimleri de çok güzel; karakterler, atmosfer, derinlik, anlam ve psikolojik rahatsızlıkların işlenme perspektifi de çok güzel. Dizinin hissiyatı da çok güzel.
Mesela ben Demon Slayer gibi yapımları da beğenebiliyor olsam da; bir türlü kaç küsür bölüm boyunca sürekli sadece savaşıyor olmalarına anlam veremiyorum. Hikaye bozuluyor, kayboluyor ve sıkıcılaşıyor gibi geliyor bana. Belki bu animenin konusu da bazılarına çok soft gelebilir, fakat bir hikaye işliyor olması benim için ultra artı bir yön.
Hep bu tarz yapım arıyorum. Bu zamana kadar sadece “Kusuriya no Hitorigoto” ve ”Yuukoku no Moriarty” yapımlarını buldum bu tarzda. Şimdi üçüncü bir yapım daha bulduğuma seviniyorum. Ama bulmak kolay değil. Rastgele karşıma çıkıyor böyle şeyler. Arayınca hiç bulamıyorum.
Ayrıca bu anime, atmosfer ve çizimlerdeki bazı yönlerle özellikle Kusuriya no Hitorigoto’ya benzeyen niteliklere sahip.
Tamamen kan vahşet animeleri uzayınca hiç hiç sarmıyor ama bin sezon çekiyorlar. Böylelerine de ikinci sezonu zor çekiyorlar.
Hiç anlayamadım...
🤡
“Benim hakkımdaki gerçek fikrin ne?”
“Çeşitli kaynaklardan duydum ki, zayıfları ezmekten hoşlanan sorunlu birisin.”
“Herkes beni yanlış anlıyor...”
“Yanlış mı anlıyor?”
“Belli değil mi, zayıfları ezmektense güçlüleri ezmek daha eğlenceli.”
“Sir Louis, Sessiz Cadı’yı eziyorsun, ve bu kadar zayıf biriyle uğraşmaktan gerçekten keyif alıyor gibisin.”
“Zayıf biri mi? Neden bahsediyorsun? Kendimi belli bir tür dahi olarak görürüm. Ben, Bariyer Büyücüsü Louis Miller, bir şeyi kesin olarak söyleyeceğim: o bir... canavar.”
“Yani diyorsun ki, Sessiz Cadı senden daha güçlü?”
“Eh, kim bilir? Her neyse, Majesteleri’nin gerçek niyetinin ikinci prensi gizlice izlemek olduğunu anlıyorum. İkinci prens oldukça kurnaz biri, düz yoldan alt edilemez. Sana söylediğim gibi... Güçlü olanı ezmek istiyorum.”
“Yani hem ikinci prensi, hem de Sessiz Cadı’yı aynı anda ezmeyi planlıyorsun. Aynı anda... Anlaşıldı. Lord Louis hakkındaki değerlendirmemi şu şekilde güncelleyeceğim: ‘Güçlüleri ezmekten hoşlanan sorunlu biri.”
“Sorunlu’ kısmını da düzelt! İşe yaramaz hizmetçi!”