Filmin konusu iyi olabilir ama film gerçekten çok kötü ve zaman kaybıydı. 1 buçuk saat olmasına rağmen sıkıldım. Oyun Simülasyonu ama hiçbir heyecanı yoktu.
Spoiler içeriyor
Hobbit: Beklenmedik Yolculuk, Yüzüklerin Efendisi’nden 60 yıl öncesine götürüp hikayenin nasıl başladığını göstermesi bakımından harika bir giriş filmi olmuş. O zamanlar ne olup bittiğini, karakterlerin nasıl tanışıp bu yola çıktıklarını izlemek gerçekten çok keyifliydi. Üçlemenin o ağır ve epik havasından…devamıHobbit: Beklenmedik Yolculuk, Yüzüklerin Efendisi’nden 60 yıl öncesine götürüp hikayenin nasıl başladığını göstermesi bakımından harika bir giriş filmi olmuş. O zamanlar ne olup bittiğini, karakterlerin nasıl tanışıp bu yola çıktıklarını izlemek gerçekten çok keyifliydi. Üçlemenin o ağır ve epik havasından sonra insanı hiç boğmadan, son derece akıcı ve keyifle izlettiren çok daha sempatik bir film olmuş.
14 cücenin bir araya geldiği sahneler, kendi aralarındaki atışmaları ve o tatlı kaosu filme inanılmaz bir dinamizm katmış. Dışarıdan biraz saf veya sakar gibi görünseler de aksiyon anlarında ne kadar çevik ve usta dövüşçü olduklarını görmek harikaydı.
Favori sahneme gelirsek; kesinlikle Bilbo ile Gollum’un o bilmece yarışıydı! Gollum’un kendi içinde yaşadığı o git-geller inanılmazdı. Tam bilmece yarışının tatlılığına gülüp eğlenirken, bir anda o karanlık tarafına geçip "Öldürmeliyiz!" tavrına bürünmesi, sonra tekrar tereddütte kalması resmen insanı kilitliyor. Bir yanda gülüyorsun, bir yanda "Eyvah şimdi ne olacak?" diye geriliyorsun; gerilimle komedinin o tereddütlü dengesi sahneyi aşırı keyifli yapmış.
Hem temposuyla hem de bu tatlı atmosferiyle Orta Dünya'ya harika bir geri dönüş filmi olmuş.
--
Home is now behind you, the world is ahead.
Ev artık arkanda kaldı, dünya ise önünde.
Deliliğin tanımını, sınırlarını ve insanların neden delirdiğini sorgulatan güzel bir kitaptı. Bazı okuyanlar tarafından vasat bulunmuş ancak bende öyle bir izlenim bırakmadı çünkü bir süredir zaten kolay okunan, akan bir kitap arayışındaydım. Bazı yan karakterlerin hikayeleri sıkıcıydı ancak baş karakterin…devamıDeliliğin tanımını, sınırlarını ve insanların neden delirdiğini sorgulatan güzel bir kitaptı. Bazı okuyanlar tarafından vasat bulunmuş ancak bende öyle bir izlenim bırakmadı çünkü bir süredir zaten kolay okunan, akan bir kitap arayışındaydım. Bazı yan karakterlerin hikayeleri sıkıcıydı ancak baş karakterin kişilik değişimini sevdim.
Spoiler içeriyor
Jack Sparrow: "Her şeyi gördün, her şeyi yaptın. Hayatta kaldın. İşin püf noktası bu değil mi? Hayatta kalmak?" Kaptan Teague: "Mesele sadece sonsuza dek yaşamak değil, Jackie. Asıl mesele, sonsuza dek kendinle barışık yaşamak."
Reels önerisi olarak başladığım çarpıcı bir film. Karanlık ve rahatsız edici tarafı var kesinlikle. Bu duyguları da kabul ederek izlemenizi tavsiye ederim. Sonradan Türk sinemasına uyarlaması olduğunu görüp ona da şans verdim ama orijinali olan bu yapım kesinlikle duygu aktarımı…devamıReels önerisi olarak başladığım çarpıcı bir film. Karanlık ve rahatsız edici tarafı var kesinlikle. Bu duyguları da kabul ederek izlemenizi tavsiye ederim. Sonradan Türk sinemasına uyarlaması olduğunu görüp ona da şans verdim ama orijinali olan bu yapım kesinlikle duygu aktarımı ve oyunculuk olarak daha başarılı.
Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları, Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı. Ben düşünmeye başlayınca seni, -Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir. İnan ki dağlar taşlar İnan ki bulutlar, yağmur ve kar, toprakla su, gökyüzü, güneş, ay ve…devamıYazmadım seni daha,
Sevmeye ayırdım tüm zamanları,
Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
Ben düşünmeye başlayınca seni,
-Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir.
İnan ki dağlar taşlar
İnan ki bulutlar, yağmur ve kar, toprakla su, gökyüzü, güneş, ay ve yıldızlar..
Onlar da benimle birlikte,
Ve onlar da benim kadar seni düşünürler.
Benim kadar diyemem ama
Yemin ederim onlar da seni özler.
Hep dalgınım bu günlerde
Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum.
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar
Yolda giderken dalıp dalıp gidiyorum.
Nisana kaç var diyorum saati sorarken,
Hiç böyle olmamıştım.
Bilenlere sordum; ‘aşk bu’ dediler.
Şimdi tekrar ne yapsan dedirtme bana yarabbi taşınacak suyu göster, kırılacak odunu kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerede? Münacaat- İsmet Özel