Herkese benden pötibör pıskevittt... Önemli bir iş tamamlanılınca tatlı bir şeyler dağıtılır bizde. Mesneviyi okumayı tamamlayabilmek benim nazarımda öyle bir iş. Çok uzun bir zamandır elimde olan bu eser öyle kıymetli kiii... Anlayamadım geri döndüm, idrak sınırım zorlandı geri döndüm,…devamıHerkese benden pötibör pıskevittt...
Önemli bir iş tamamlanılınca tatlı bir şeyler dağıtılır bizde. Mesneviyi okumayı tamamlayabilmek benim nazarımda öyle bir iş. Çok uzun bir zamandır elimde olan bu eser öyle kıymetli kiii...
Anlayamadım geri döndüm, idrak sınırım zorlandı geri döndüm, ağır geldi ara verdim, gözlerim doldu geri döndüm, aynı lezzetin tadını daha daha istedim geri döndüm.... Öyle oldu böyle oldu velhasıl tamamladım(!) şükür.
Öğretmenler için milli eğitimin tavsiye ettiği kitaplar olduğu gibi meclise girme şartı olarak da keşke Mesnevi okuma getirilse diye uçarı bir fikir ürettim bu süreçte.
Mevlana Mesnevi'ye; Doğunun bütün büyüsünü, güzelliklerini, bütün zenginliğini ve felsefesini sığdırmıştır.(Tanıtım Bülteni ;))
"Mesnevi" varlığın bütün görünüşleriyle zaman zaman aklın sınırları da zorlanarak, yer aldığı okumadan hayran olanları zaman zaman hayrete ve dehşete düşüren inanılmaz bir kitaptır.
İnsanı ve toplumu da aşarak kurduyla, kuşuyla, böceğiyle, ayı, güneşi, yıldızıyla, iyisi kötüsü, çirkini güzeliyle, bütün varlığı nasıl kucakladığını bütün bu çokluğun ve çokluğu meydana getiren ikiliklerin arasındaki birliği algılayışını ve aktarışını görürüz.
Piyasada dolaşan hikmetli sözlerin, ibretlik öykülerin kaynağının Mesnevi olduğunu öğrendim okuduktan sonra.
İnsanın hayatının çeşitli evrelerinde oturup okuması gerekiyor, gerçekten derdi içinde bulunduğu saniyeyi kurtarmaksa şayet.
İncelemelerimi; kitap bakıp ben bunu neden okuyayım ki diye düşünen okurlar olursa düşüncesiyle yazan biriyim. Tabii de okumanızı tavsiye ederim. Size Mesnevi hakkında çokça söz edebilirim fakat halim yok her şeyi laf ile beyana. Bir alıntı ile tamam edelim;
"Her okuyan kendi aklı miktarınca anlar."/Mevlana
Okuyalım
Okutalım, Vesselam...
Ya kazanırız ya kaybederiz sorun yok yeterki sağlık olsun 🧿ben şu dünyada bütün gerçekleri gördüm bana söyleneni değil gözümle gördüğüme inanırım ben Hayat bize verilmiş emanet bir rol ayrıca tek bende değilim bu alemde cihanda yaralı olan 🥳
Bu serinin en sevdiğim yönlerinden biri karakterleri. Ana karakterleri de, yan karakterleri de gerçekten çok seviyorum. Aralarındaki ilişkileri okumaktan keyif alıyorum ve hikâyede neler olacağını da gerçekten merak ediyorum. Ama kitapla ilgili beni en çok zorlayan şey betimlemeler oldu. Bana…devamıBu serinin en sevdiğim yönlerinden biri karakterleri. Ana karakterleri de, yan karakterleri de gerçekten çok seviyorum. Aralarındaki ilişkileri okumaktan keyif alıyorum ve hikâyede neler olacağını da gerçekten merak ediyorum.
Ama kitapla ilgili beni en çok zorlayan şey betimlemeler oldu. Bana göre gereğinden fazla betimleme vardı ve bu da okuma akışını ciddi anlamda yavaşlattı. Diyalogların tam ortasına uzun betimlemeler girdiği için konuşmalardan kopuyordum. Bir sahnenin temposuna kaptırmışken araya giren uzun tasvirler yüzünden o heyecanı kaybediyordum.
Bu yüzden kitap benim için akıcı değildi. Beş sayfa okuduktan sonra bile yorulduğumu hissediyor, devam etmekte zorlanıyordum. Hatta bu nedenle kitabı bitirmem yaklaşık iki ay sürdü. Aslında sorun hikâye ya da karakterler değildi; tamamen anlatım tarzıydı.
Eğer betimlemeler biraz daha dengeli olsaydı, benim için çok daha sevdiğim bir kitap olabilirdi.
Üçüncü kitabı okuyup okumayacağım konusunda hâlâ kararsızım. Hikâyenin nasıl devam edeceğini gerçekten merak ediyorum ve bu yüzden okumak istiyorum. Ama bir yandan da aynı yoğun betimlemeler devam ederse yine zorlanacağımı biliyorum. Yine de seriyi tamamen bırakmak istemediğim için üçüncü kitaba bir şans vermeyi düşünüyorum.
Başta klasik bir kaza belgeseli gibi başlıyor ama ilerledikçe olayın iç yüzü yavaş yavaş açılıyor. “Gerçekten kaza mıydı?” sorusunu sürekli aklında tutuyor ve bu da izlerken merakı canlı tutuyor. Anlatım tarzı sade ama etkili. Gereksiz dramatizasyona çok kaçmadan ilerliyor, bu…devamıBaşta klasik bir kaza belgeseli gibi başlıyor ama ilerledikçe olayın iç yüzü yavaş yavaş açılıyor. “Gerçekten kaza mıydı?” sorusunu sürekli aklında tutuyor ve bu da izlerken merakı canlı tutuyor.
Anlatım tarzı sade ama etkili. Gereksiz dramatizasyona çok kaçmadan ilerliyor, bu da belgeselin ciddiyetini korumasını sağlamış.
gasper ağabeyin filmlerine karşı hep çekingen yaklaşırdım. ama bir yerden sonra amacının rahatsızlık vermek olduğunu ve bunu bir noktada çok da iyi yaptığını kabullendim. benim gözümde en iyi filmi ve toplumsal histeri/toplumsal çöküşü bir grup üzerinden çok iyi anlattığını düşünüyorum.…devamıgasper ağabeyin filmlerine karşı hep çekingen yaklaşırdım. ama bir yerden sonra amacının rahatsızlık vermek olduğunu ve bunu bir noktada çok da iyi yaptığını kabullendim. benim gözümde en iyi filmi ve toplumsal histeri/toplumsal çöküşü bir grup üzerinden çok iyi anlattığını düşünüyorum. elbette rahatsız oldum izlerken ama respect
Ben sook 😱😲catalcada parkta iki evli çift boşanmak istemiş herhalde olabilir doğal bişey evlenebilirsinde bosanabilirsinde senden boşanmak isteyeni erkeklere söylüyorum ne zorla tutuyorsun illla oldurmekmi lazım bayanlari nasıl bi zihniyet bu yaaaaa kadında boşanmak istemesi Doğal erkekde istemesi Doğal zorla…devamıBen sook 😱😲catalcada parkta iki evli çift boşanmak istemiş herhalde olabilir doğal bişey evlenebilirsinde bosanabilirsinde senden boşanmak isteyeni erkeklere söylüyorum ne zorla tutuyorsun illla oldurmekmi lazım bayanlari nasıl bi zihniyet bu yaaaaa kadında boşanmak istemesi Doğal erkekde istemesi Doğal zorla tutuyorlar seni istemeyeni sen ne zorla istiyorsun sonra da hayatları kararıyor her iki tarafın bunlar gururu da çocuk oyuncağını çevirdiler iyicee gurursa gurur bir yere kadar gurur yüzünden kaç kişi mezara girdi yahu biii çekin düzen versin baylar kendilerine siz resmen insan gibi yaşaması bilmiyormusunuz hiç kusura da bakmasınlar yazık günah değil miiiiii ölenlere 😡
Felsefe, insana zorbalık yaparak temsil edilemez. Doğasına aykırı bir kere. Çocuğun hakkıyla kazandığı diplomasını vermiyor, çekiştiriyor bir de utanmadan ben felsefeyi temsil ediyorum, seramoninin işleyişine uyacaksınız falan diyor. Saygıyla ilgili tıpkı sevgide olduğu gibi çok büyük travmalarımız var. Saygı duyulursam…devamıFelsefe, insana zorbalık yaparak temsil edilemez. Doğasına aykırı bir kere. Çocuğun hakkıyla kazandığı diplomasını vermiyor, çekiştiriyor bir de utanmadan ben felsefeyi temsil ediyorum, seramoninin işleyişine uyacaksınız falan diyor. Saygıyla ilgili tıpkı sevgide olduğu gibi çok büyük travmalarımız var. Saygı duyulursam saygıdeğer olurum zannedenler var. Ve bunu insanlardan zorla talep eden, alamayınca çirkinleşenler var.
Spoiler içeriyor
Hiçbir kitabı bitmesin diye aralarda es verip okuduğunuz oldu mu? Bir süredir kitaplığımda bekleyen ‘Okuyucu’ kitabını okurken şöyle düşündüm: beni bekleyen hikayenin böyle hissettireceğini bilseydim hiç bu kadar bekletir miydim? Büyük beklenti yaratmak istemem ama ben çok etkilendim. Aslında bilmediğimiz…devamıHiçbir kitabı bitmesin diye aralarda es verip okuduğunuz oldu mu? Bir süredir kitaplığımda bekleyen ‘Okuyucu’ kitabını okurken şöyle düşündüm: beni bekleyen hikayenin böyle hissettireceğini bilseydim hiç bu kadar bekletir miydim?
Büyük beklenti yaratmak istemem ama ben çok etkilendim. Aslında bilmediğimiz bir konu yok kitapta hatta bazı okurların hoşlanmayacağı şekilde tutkulu bir aşk var; on beş yaşındaki bir gencin, 36 yaşındaki(Hanna) bir kadına duyduğu. Akıl almaz birlikteliği okurken Hanna birden ortadan kayboluyor ve metin bambaşka bir yere evrliliyor;
Nazi Toplama kampı, öldürülen yahudiler ve onlara gardiyanlık suçundan yargılanan Hanna’nın hikayesine.
Hukuk okuyan genç anlatıcımız yıllar sonra mahkeme salonunda aşık olduğu kadını görüyor ve biz muhteşem bir olay örgüsüne eşlik ederken tüm sırlar da gün yüzüne çıkıyor.
Kitap 3 kısım ve son kısım en etkileci kısmıydı.💔
Yazar aşk adı altında(hikaye sadece bu şekilde ilerleseydi bu kadar hoşlanmayabilirdim)okura cehalet, vicdan ve etik kavramlarını sorgulatıyor. Bunu da içinden çıkmak istemeyeceğiniz sadelikte kendine bağlayan bir anlatıyla sunuyor. 2008 yılında filme de uyarlanmış. En yakın zamanda izleyeceğim.🙏🏻
Reklam değil, yayınevi çevirisi çok iyiydi.👌 @iletisimyayin
Sevgilerimle🍀