Gerçek dünyada bütün değerlerimiz yozlaşır ve yok olurken bizler sosyal medya hapishanelerinde (bu kısımda ağır bir küfür olacaktı ama vazgeçtim) zaman öldürüyoruz.
Spoiler içeriyor
Raymond Warren: Gwen'i genetik alanında kariyere teşvik eden, ancak sonradan kötü karakter olan Jackal (Çakal) ortaya çıkan amcasıdır.Arthur: Gwen'in Londra'da yanında kaldığı ve onu Örümcek Adam hakkındaki düşünceleri konusunda yönlendiren diğer amcasıdır. Marvel çizgi roman evreninde Gwen Stacy'nin hikayesinde öne…devamıRaymond Warren: Gwen'i genetik alanında kariyere teşvik eden, ancak sonradan kötü karakter olan Jackal (Çakal) ortaya çıkan amcasıdır.Arthur: Gwen'in Londra'da yanında kaldığı ve onu Örümcek Adam hakkındaki düşünceleri konusunda yönlendiren diğer amcasıdır.
Marvel çizgi roman evreninde Gwen Stacy'nin hikayesinde öne çıkan iki farklı amcası vardır:
Gwen Stacy hakkında aradığınız spesifik bir evreni veya seriyi (Çizgi Roman, The Amazing Spider-Man filmi veya Spider-Verse animasyonu) belirtirseniz, detayları tam o yapıma göre daha spesifik daraltabilirim.
Görselde açık olan Marvel's Spider-Man (2017) animasyon dizisinde Gwen Stacy'nin amcası Raymond Warren'dır.Dizinin hikayesine göre Raymond Warren eski bir üniversite profesörüdür. Ancak daha sonra genetik deneyler yaparak mutasyona uğramış ve Örümcek Adam'ın baş düşmanlarından biri olan kötü karakter Çakal (The Jackal) unvanını almıştır.Eğer bu animasyon serisiyle ilgili başka bir karakteri veya konuyu merak ediyorsanız, sormaktan çekinmeyin.
Örümcek-Adam: Örümcek Evrenine Geçiş
Örümcek-Adam: Örüncek evreninde
Marvel hakkında birkaç bilgi:
nerde abi bu dizinin devamıı diziyi unuttuk resmen dkkdkdkssk çok iyi dizi bu arada bilimkurgu sevenler kesin izlesin 2. sezon gelecek diyolar umarım yani
Spoiler içeriyor
Uzun bir süredir listemi işgal eden dizilerden bir tanesiydi, kendime çok çok kızgınım bu diziye geç kaldığım için, bir diğer kızgınlığım ise bir çırpıda bitirdiğim için. Keşke daha yavaş izleseydim inanılmaz bir boşluktayım şu an ya. Beni içine çeken nadir…devamıUzun bir süredir listemi işgal eden dizilerden bir tanesiydi, kendime çok çok kızgınım bu diziye geç kaldığım için, bir diğer kızgınlığım ise bir çırpıda bitirdiğim için. Keşke daha yavaş izleseydim inanılmaz bir boşluktayım şu an ya. Beni içine çeken nadir dizilerden bir tanesidir, diğeri Spartacus'tü :') Son 10 dakikasını birkaç kez izledim. Dizi müziklerini ise günlerdir replay yapa yapa dinliyorum. Sanırsın kulüp üyelerinden birisiydim de kendimi ailedenmişim gibi hissettirip hayal kırıklığı, nefret, dostluk, sadakat, sevgi ve daha nice duygular dehlizinde yüzüyorum öyle bir yerdeyim anlayacağınız. Bence izleyen herkesin bunları hissedebileceğini sağlayan başarılı bir yapım kendisi. Kurt Sutter'a büyük saygı duyuyorum. Şimdi gelelim spoiler barındıran karakter ve olaylar analizlerime;
• Clay: çok iyi lider, babacan ve iyi bir koca olarak başladı. Gözüme sempatik geliyor gibi oldu ki mala bağlamaya başlayınca inanılmaz bir antipati oluşturdu. Opie'den şüphelenip sorgusuz sualsiz kafasına göre davranıp yanlışlıkla karısı Donna'yı öldürünce bende şalter attı. Sonra aile sırları yavaş yavaş dökülmeye başlayınca patron delirdi, çıldırdı. Piney'i öldürünce benim nefrette güneş gibi doğdu. Güzel işlenen bir planla güzel bir şekilde öldü, derin bir ohh çektik.
• Gemma: bakın bu karaktere ben ne desem az kalır. İşlediğim günahların yarısı gemma'ya sövmek oldu. Biz bunca sene Skylar'a orspu demekle hata etmişiz, kadından özür dilerim hajdjsjs. Gelmiş geçmiş en büyük orspu kesinlikle Gemma'dır. Kulüp için, ailem için en iyisi diye diye yedi ceddin içinden geçti. Ortada ne Çinliler kaldı, ne Krallar. Şeytan görse şaşırır. Kadın kendi sonunu kendi getirdi, ölümünü çok dramalitize etmişler utanmasak ağlayacaktık, hiç tatmin edici olmadı. Yaptıklarının bedeli bu olmamalıydı ya, daha acı verici daha şiddet içerikli olabilirdi içimin yağları anca öyle erirdi ama bununla da yetinmek zorunda kaldık napalım.
• Chibs: ahh işte benim adamım, sana bütün aşkları verebilirim. Parti kur oy verelim reis, zaten en yakışanı oldu ve President arması ona geçti. Dizi boyunca çizgisini bozmayan birisiydi, diğeri de Bobby.
• Bobby: ölüm bir sana yakışmadı, çok acı çektin yüreğimizi dağladın be.
• Opie: ölümüne üzüldüğüm bir diğer isim. Kendini kulüp için yakışır bir şekilde feda etti. Erken veda oldu keşke biraz daha görebilseydik ama neyse R.i.p
• Tig: ben genelde nerde psikopat, sapık ve kötü bir karakter varsa hayran olurum, başlarda da kendisine bir sempati duyar gibiydim ama bu da kendince Clay için salak salak işler yapınca bir sinirlerim zıpladı. Şu bizim Lost'tan tanıdığımız ve hazmettiğimiz Michael, bu dizide de karşımıza gıcık bir karakterle çıkıp Tig'in kızını canlı canlı karşısında yakınca Tig için bir tık üzüldük ama o da haketti mi deriz, yaaaniiiii. Bazı sahnelerde kendisine güldüğüm eğlendiğim yerler oldu, özellikle Venus ile ilişkisi kopartıyordu hahshjs. O adamda gerçek hayatta adammış yani ben izlerken gerçek travesti sandım, ne güzel yakışmış rolü hahaha.
• Happy: ya bu karakter biraz geride kaldı halbuki ön planda olmasını görmek istediğim bir isimdi. Hatta V.President armasını Tig'den daha çok hakettiğini belirtmek isterim.
• Half-sack: ay bu karakter beni çok güldürüyordu ya eğlenceli bir isimdi, erken öldü.
• Kozik: bu isimde erken harcananlardan. Ben öldüğünü anlayamadım bile sonradan oha adam mayın tarlasında gitti dedim. Tig ile aralarının bir köpek yüzünden bozuk olması da sevimli bir detaydı.
• Juice: bu da kendi kendine yaptı bir şeyler, hiç tasvip etmediğimiz. Başta intihar ediyordu ya işte orada o dal bir yerlerine girmeliydi ama şansa yaşadı, geç öldü sinir stres sahibi yaptı bizi. Neyse ki Tully hakkından çok güzel geldi gram üzülmedim ehe ehe. (Bu arada Tully karakterini de Marilyn Manson canlandırıyormuş ulan yorumlarda okumasam o olduğunu anlamazdım vay be)
• Otto: seni gidi seni. Kurt abimiz en kral karakteri ve ölüm şeklini kendine yazmış. Yakışır :') asıl öğrendiğim şey de, gerçek hayatta Kurt Sutter ve bizim Gemma evliymiş adam en orspu karakteri de karısına yazmış hajdjajs.
• Unser: ya bu ponçik amcamız yedi sezondur kanserdi, kanserden ölmesini beklerken hoop ne güzel yedi kurşunları. Başlarda bu da adil polisçilik oynarken iyiydi hoştu, sonra Gemma'yı korumacı yaklaşmaya başlayınca benim heyheyler geldi. Sonunu kendin getirdin, aşk uğruna öldün sanıyorsun ama değer miydi lan Gemma için? Değmezdi o yüzden üzülmedik ohh.
• Nero: bakın bu adamda çizgisini hiç bozmadı. Mal Unser'ın aksine kocalarının sonu hiç iyi olmuyor ayağına paçayı iyi kurtardı hahaha inşallah o çiftlikçe Wendy ve çocuklarla huzurlu bir hayat yaşıyorsundur reis. Yakışır.
• Abel: bu çocuktan ben korkuyordum ya ajsjsjs. Sayko sayko bakıyordu millete, psikopatça şeyler yapıyordu dedim herhalde Gemma'yı bu öldürecek. Çete bir ailede anasız büyümenin dezavantajları deriz. Gemma ölürken bile çocuğa yüzüğü vererek zehirledi lanet olasıca karı. Yok ne kadar sövsem de rahatlayamam. Jax'e annesinin ölümünü itiraf ettiği sahne, kolay kolay unutulmayacak.
• Tara: üzümlü kekim. Bazı yorumlarda Tara'ya sövenler olmuş ama bence kadın kendi doğrusunda haklı bir şekilde ilerliyordu. Karakter gelişimi çok başarılı bir isimdi bana göre. Başta o kadar masum bir kişiyken, adeta içinden Gemma'yla yarışır bir kişilik doğdu ve dizinin bir yerinde Gemma'ya, "tüm bunları senden öğrendim" diyerek bağırtmayı başardı. Biraz empati kurduğumda, ben de olsam çocuklarımı son zamanlarda bok yoluna saplanan kulüpten kurtarmaya çalışırdım. Yer yer Jax'ten gizli işler çevirmesi bir tık can sıksa da, doğru olanı buydu çünkü Jax ne kadar sözler verse de onun bile kontrol edemeyeceği şeyler yaşanıyordu. Ah be, ölümü baya kötü oldu. Sonrasında zaten annesizliğin çocuk üzerindeki etkisini başarılı bir şekilde gördük. Gemma olmasaydı sanırım kulüp için mutlu bir son olabilirdi, yılanın başı hep bu karı. Yine Gemma'ya geldim çünkü her kapı bu karıya çıkıyor yahu.
• Jax: seni özellikle sona sakladım, Jackie Boy. Sarılarda hep şeytan tüyü olur derler, ondan mı bizi bu kadar kendine bağladın reis? J.T yolundan gitmeye çalıştın, oluru var gibiydi ama ananın yediği haltlardan sonra toparlayamadın. En ağır darbeleri sen yedin, bir ölüm ancak bu kadar güzel ve yakışıkalır. Final her şeyiyle tam olması gerektiği gibi, tatmin edici ve etkileyiciydi. Yakaladığım bazı detaylardan da bahsedeceğim;
Hatırlarsanız bazı bölümlerde karşımıza dilenci bir kadın çıkıyordu, ne zaman bir ölüm olacaksa öncesinde dilenci kadını görüyorduk. Azraili temsil eden bir metafordu bu kadın. Hatta son sahnede Jax ile karşılaştığında, "sen kimsin" diye soruyordu kendisine. Kadın da, "zamanı geldi" deyip yol kenarına ekmek ve bir şişe şarap bırakıp gidiyordu. Jax'in ölüm sahnesinde de bir parça ekmek ve yavaş yavaş akan kan görüyorduk. Burada ekmek İsa Mesih’in çarmıhta feda edilen bedenini, şarap ise insanlığın kurtuluşu için dökülen kanını simgeliyormuş. Bu metafor benim çok hoşuma gitti. Jax'e çarpan tır şoförü de, bir önceki bölümde kaçan Gemma'yı babasına götüren adammış.
Nasıl da her şey yerli yerinde ve büyük bir anlam taşıyor. Unutmak istemeyeceğim ya da unutup tekrarlamak isteyeceğim bir dizi. Tanışmayan herkes bir an evvel tanışsın, tanışanlarda yeniden hatırlasın. ☠️
Mayans M.C diye bir spin-off dizisi varmış şimdi onunla ilgili yorumlar okuyorum, izler miyim emin değilim. İzleyen varsa yorumlarını beklerim. Bir süre içimdeki motor aşkı tetiklenecek, her şey için teşekkürler SAMCRO.
☀️Yazın İzlediğim Filmler☀️ 24.06.26 5-) Oyuncak Hikayesi 🧸 Çok duygulandım izlerken . Her an ağlamaya hazırdım ve Jessie’nin sahibine karşı yaşadığı o yıllaaaaaar süren kırgınlıktan sonra finallyy oyuncakların çocuklar için olduğunu fark ettiği ve büyüdüğü için oynamasa da sahibinin onu…devamı☀️Yazın İzlediğim Filmler☀️
24.06.26
5-) Oyuncak Hikayesi 🧸
Çok duygulandım izlerken . Her an ağlamaya hazırdım ve Jessie’nin sahibine karşı yaşadığı o yıllaaaaaar süren kırgınlıktan sonra finallyy oyuncakların çocuklar için olduğunu fark ettiği ve büyüdüğü için oynamasa da sahibinin onu her zaman sevdiğini ve kızına onun ismini verdiğini öğrendiği sahnede ağladım.
Filmde duygulanma sebebim ise küçüklükten beri izlediğimiz serinin devamını 20 yaşında hala daha izlemek. Artık ekipte woody’nin olmaması, oyuncakları çok seven biri olarak gelen teknoloji ile terk edilmeleri beni çok üzdü 🥲
Seriyi kendi içinde sıralasam 5e koyarım sanırım yine de çok sevdim filmi
3- Brazil Brezilya'daki polis timlerinin sokak çeteleri ile imtihanını anlatan ve Yüzbaşı Nascimento'nun yerine geçecek kişiyi seçmek için eleme yaptığı Elite Squad, yer yer Narcos'u anımsatıyor. Wagner Moura'nın oyunculuğu burada da harika, ancak polis nefreti körükleyen bir film olduğunu da…devamı3- Brazil
Brezilya'daki polis timlerinin sokak çeteleri ile imtihanını anlatan ve Yüzbaşı Nascimento'nun yerine geçecek kişiyi seçmek için eleme yaptığı Elite Squad, yer yer Narcos'u anımsatıyor. Wagner Moura'nın oyunculuğu burada da harika, ancak polis nefreti körükleyen bir film olduğunu da kabul etmeliyim.
Brezilyalı rock grubu Titãs'ı dinledim ancak sanırım Portekizce müzik dinlemeye aşina olmadığım için pek sarmadı.
7/10
Musa Carullah der ki: Böyle yapılmadığı için hayat yürüyüp ilerledi, fakihler geride kaldı. (FAKİH'ler: Yani din yorumcuları...)Halife Me'mun zamanından sonra "ictihad" durdurulunca, yani akla kilit vurulunca bunun ameli hayattaki başlıca tepkisi şunlar oldu:Teşebbüs yolundan yanlış bir tevekkül ve zillete sapmak.Kaza…devamıMusa Carullah der ki: Böyle yapılmadığı için hayat yürüyüp ilerledi, fakihler geride kaldı. (FAKİH'ler: Yani din yorumcuları...)Halife Me'mun zamanından sonra "ictihad" durdurulunca, yani akla kilit vurulunca bunun ameli hayattaki başlıca tepkisi şunlar oldu:Teşebbüs yolundan yanlış bir tevekkül ve zillete sapmak.Kaza ve kadere yanlış mana vererek yüksek emel ve hamlelerden uzak düşmek.Fikir hürriyetini köstekleyerek aklı felce uğratmak.Güzel sıfatlara değer vermekle gözleri güzel eserleri görmekten, kulakları güzel müzikten mahrum edip, kalpleri yüce duyguları sezmez bir hale düşürmek ve bunun neticesi olarak gönülleri aşağı şeylere döndürmüş olmak.Günün efendilerine tezellül ve dalkavukluk ede ede izzeti nefsi kaybetmek.Pintiliği iktisat esası gibi kullanarak, terakkiyatta mühim âmil olan rekabeti haset saymak.Kadınlara içtimai hayatta yer vermemek (Uzun Günlere Ruze, s.200).DİN:"Hayat-ı insaniyede din en mühim bir rükündür. Zira insanların her hareketi dinlerine yani kalplerinin selametine bağlıdır. Kalbi pak insanın her işi pak olur. Kalp selim olursa o vakit insanının kast ve iradesiyle vücuda gelmiş şeylerin her biri salim olur. İnsanların kalbinde bir fesat bulunursa hareketi de o nisbette fasid olur. İnsanın âmâli zahiresi kalbinin tercümesidir. Her bir insan her bir işte imanına göre hareket eder. Hayatın güzelliği kalbin, itikadın güzelliği ile olur.""Emaneti, adaleti emreden Allah'ın varlığına imân iktizasıyla insan, emanet ve adalet yolundan ayrılmayarak yaşar. Ruhun bekasına, âmâlin neticelerine iman eden insan her halde nefsin tekemmülüne sayeder, rezailden çekinmeye var kuvvetiyle çalışır.""Lakin din âlimleri, bağları ile imânının kudsiyetine, ehemmiyetine gayet büyük halel getirdiler; din, adeta umumi muharebe meydanı oldu kaldı. Din aklın düşmanı, hayatın düşmanı, hakikatlerin zıddı, dervişlerin rehberi, adalet ve cumûdun dostu, saadet ve terakki yolunda en kuvvetli bir engel telkin ve telekki kılınır oldu. Şu halin tesiriyle "hayatı insaniye ile diyanet-i semaviye arasında ebedi düşmanlık vardır" zan ve hayâli her insanın kalbinde rusuh etti. İnsanlık âlemini bu belanın istila etmiş olmasından mes'ul ne semâvi şeriatlerdedir, ne de şeriatleri tebliğ edenbilenlerdedir; kusur, Kur'an'ı Kerim'inin beyanında bağ neticesinde olarak ihtilafa düşen ehl-i ilimdedir. Ali İmran19 Şüphe yoktur ki, Allah indinde bir din vardı, o da dini İslam'dir. Kitaba nail olanlar bunda ihtilaf etmediler, yalnız hakikati bildikten sonra, aralarında hasedden naşi ihtilaf oldu.
Bir distopyada yaşıyoruz artık. Herkes mutsuz ve umutsuz, her şey kötüye gidiyor. Endişe ve stres dolu cümleler içeriyor bütün sohbetler. Bir çözüm gerekiyor, bir nefes lazım yoksa hepimiz birbirimizin gözünün önünde çürüyeceğiz.