BAYILDIM çok gerildim izlerken şans eseri karşıma çıktı iyi ki de çıkmış. Basit bi olay gibi düşünmeyin ters köşe olacağınız bi film çünkü hiç düşünmeden izleyin, keyifli seyirler dilerimm.
pek beğenmedim ya izlerken elim hep telefona gitti yine de yarım kalmasın diye bitirdim ama sezon finali güzeldi kızda tam manken olucak potansiyel var Ve keske başımıza gelen talihsiz olayların sonunda karlı olan biz çıksak tıpkı bu kız gibi😔😔
Evet bununla birlikte 300. filmimi izlemiş oluyorum (Küçükken her gün Beyaz Tv'den izledigim ismini hatırlamadığım onlarca filmi saymazsak). Şu an da yolun yarısının yarısında sayılırım umarım ölmeden 1500. film değerlendirmesi tarzı bir şey yaparım.
İlk 2 film e göre düşük tempoda ilerlese de güzel bir akşam geçirmek için izlenir bir film olmuş çok kötü değil iyi de değil izle geç bir film olmuş. Benim shorlock sevgimden dolayı izledim. Keşke yıllardır beklediğim shorlock holmes in…devamıİlk 2 film e göre düşük tempoda ilerlese de güzel bir akşam geçirmek için izlenir bir film olmuş çok kötü değil iyi de değil izle geç bir film olmuş.
Benim shorlock sevgimden dolayı izledim.
Keşke yıllardır beklediğim shorlock holmes in 3. Film i çıksa baya yıl geçti ama halen daha bir baş yapıt beklentim büyük bakalım zaman içerisinde oyuncular yaşlandı yaşlı oyuncular öldü ama halen bekliyorum Iron man biteli yıllar oldu ama bir türlü başlayamadılar çekmeye bakalım.
Bu arada inşallah enola yı bitirmişlerdir yoksa suyu çıkar bu serinin yada güzel bir senaryoyla yenisi yoksa basit konulara girmeseler iyi...
10/6...
...
Spoiler içeriyor
Bu filmin alfabesi Louise'in çözmeye çalıştığı kelimeler değil; kavuşmak ve kaybetmek üzerine kurulu olduğu, kaybın, acının ve aynı zamanda mutluluğun sıkışıp kaldığı bir döngü. Ve biraz uzaklaşıp perspektife baktığınızda heptapodların alfabesi aslında imgesel ipucu veriyor izleyiciye. Bazen ince, bazen dağınık…devamıBu filmin alfabesi Louise'in çözmeye çalıştığı kelimeler değil; kavuşmak ve kaybetmek üzerine kurulu olduğu, kaybın, acının ve aynı zamanda mutluluğun sıkışıp kaldığı bir döngü. Ve biraz uzaklaşıp perspektife baktığınızda heptapodların alfabesi aslında imgesel ipucu veriyor izleyiciye. Bazen ince, bazen dağınık ama her zaman uçları birbirine bağlanmış bir zaman.
Kızını kanserden kaybetmiş olması, bu döngüyü değiştirecek her türlü ihtimali yok etmek içinmiş gibi geliyor. Kaza, hata ya da ihmal olsaydı alternatif bir yol düşünmeye itilecektik belki de. Döngünün akışını bozmamak için odağı başka bir düşünceye yöneltiyor. Bana kalırsa filmin sorduğu soru şu: Sonunda kayıplarla dolu bir hayata ve acıya rağmen yinede en güzel zamanlarına dönmeyi kabul eder misin?
İşte bu yüzden iletişim ve dil bilimi üzerinde yoğunlaşmaması filmi bilimkurgudan uzaklaştırmış. Evet, doğrusal bir zamanın dışına çıkılmış olması ilgi çekici ama kurguyu zayıflatan şey Louise'in yaşadığı travmalara fazla odaklanması sanırım. Film melodram şekilde ilerliyor. Aksiyon aramayın, gerilim hissedebilirsiniz belki.
Spoiler içeriyor
Yıkılmadım ama ayakta değilim. 15 Bitirdim ama bende bittim. : Bizde iki ikidir. Bir iki değil, iki bir değildir. 2 =7,5 Öncelikle aksiyonu bol, kendini izlettiren bir yapım ama bazı kısımlar çok uzatılmış bazı kısımlar da çok kısa kesilmiş o…devamıYıkılmadım ama ayakta değilim. 15
Bitirdim ama bende bittim. :
Bizde iki ikidir. Bir iki değil, iki bir değildir. 2
=7,5
Öncelikle aksiyonu bol, kendini izlettiren bir yapım ama bazı kısımlar çok uzatılmış bazı kısımlar da çok kısa kesilmiş o yönden denge ayarlanamamış diye düşünüyorum. Ya zaten zirve bir dizi o yüzden her türlü izleyin… Özellikle ilk üç bölüm bence oldukça güzel işlenmişti.
Açıkçası bol bol sinirlendiğim bir diziydi diyebiliriz. Özellikle sanki tüm olayların suçlusu Choi Yoo Jin’miş gibi davranılması benim sinir kat seviyemi baya bir arttırdı. Evet, yaptıkları iyi şeyler değil, bunu savunmuyorum zaten ama Jang Se Joon karakteri olduğundan masum gösterilmiş. Sözde her şeyi kızı için yapan bir baba ama beşinci bölümde kızının onu nerede bekleyeceğini bile bilmiyor. Başkan olmak istiyor ama karısı bunun için elinden gelenin fazlasını yapmaya çalıştığı halde kendisi başka kadınlarla birlikte oluyor. Şahsen sözde kızının iyiliği için tüm bu olanlara katlanan bir baba kalkıp da bu kadar sorumsuz davranamaz diye düşünüyorum. O da bariz bir şekilde politika sevgisi ve nasıl olsa karım yaptığım her şeyin üstünü örter rahatlığı ile tüm suçlu karısıymış gibi drama kasması bana bir tık şov geldi açıkçası
Dizide Choi Yoo Jin’in karakterinin duygularının bu kadar güzel yansıtılmasını çok beğendim. Hiç sevgi görmemiş ve karşılıksız bir iyilik görmemeye o kadar alışmış ki Je Ha karakterinin ıslanmaması için gelirken şemsiye getirmesi gibi bir inceliği düşünebildiğini görmek onu baya bir şaşırtıyor. Bu yüzden bir süre sonra ona karşı bir zaafı oluşuyor ve onu elinden geldiğince korumaya çalışıyor.
Rania karakterinin kilit bir karakter olacağını düşünürken bu kadar havada kalması beni bir hayli şaşırttı. Bence Rania karakterinin hikayesi daha derin işlenilebilirdi.
Anna karakteri de biraz daha güçlü yazılabilirdi. Sanki dokunsan paramparça olucakmış gibi bir naiflikte yazılmasına çok gerek yoktu ama yaşadıklarından dolayı böyle olması da gayet anlaşılır. Yalnız ilk bölümlerdeki oyunculuğu muhteşemdi…
Chang Wook zaten sadece dursa bile yeter… Dövüş sahneleri çok güzeldi. Je Ha karakteri ve Choi Yoo Jin birlikte bu işleri yürütselerdi olaylar çok başka ilerlerdi…
Sonu istediğim gibi mi bitti; tartışılır bir konu ama güzel bir diziydi.
Spoiler içeriyor
Yıllar sonra tekrar izlemek çok güzeldi. Sonunu bilerek izleyince kızın söylediği ve yazdığı şeyleri daha iyi anladım. Jun Ji Hyun’a bayılıyorummm boşuna bu filmle ünlü olmamış gerçekten çok doğal ve çok güzeldi. Yıllar sonra ikisi de hala aynı yüze sahip.…devamıYıllar sonra tekrar izlemek çok güzeldi. Sonunu bilerek izleyince kızın söylediği ve yazdığı şeyleri daha iyi anladım.
Jun Ji Hyun’a bayılıyorummm boşuna bu filmle ünlü olmamış gerçekten çok doğal ve çok güzeldi. Yıllar sonra ikisi de hala aynı yüze sahip.
İlk izlediğimde kızın oğlana çektirdikleri abartı gelmişti ama şimdi anlıyorum ki asıl sevgilisini unutmak için onu kullanmasının yanı sıra bence oğlanın ondan bıkmasını da istiyordu. Oğlan giderse vicdan azabı çekmeyeceğini düşündü bence. Başkasını böyle bir aşkla severken hayatına devam etmek onun için zordu.
Gyeon woo için başta katlanılmaz olan şeyin alışkanlığa sonra da aşka dönüşmesini izlemek de keyifliydi. Kız acısını atlatırken o da aşık olmaya başlamıştı. Ayrıca Gyeon woo’nun olgunlaşmasını da sağladı. Ağaç detayı çok güzeldi mesela. Kız üzülmesin diye yenisi dikmesi falan 🥹
Kızın bir adının olmaması çok garip ya, sonunda söyleselerdi bari sgdgdh
Bu tarz ‘tanışmaları kadermiş’ konulu çok film izlesem de bu aralarından favorim olabilir. İkisinin tesadüfen bir araya gelerek bir bağ oluşturmaları daha güzeldi.
Hem ağacın altında oturan amca ne demişti:
“Kader sevdiğin kişi için tesadüflerden bir köprü inşa etmektir.”
Bir yerde okumuştum bunu ve tam beni anlatıyor sanki ben yazdım.. "Hep aynı ses, aynı şarkı Aynı sağır gökyüzü Dilsiz bir deniz Kör bir düzen Yalancı yüzler, aptalca bakışlar O iki yüzlü selamlar Hep aynı tempoyla geçen mânâsız bir gün…devamıBir yerde okumuştum bunu ve tam beni anlatıyor sanki ben yazdım..
"Hep aynı ses, aynı şarkı
Aynı sağır gökyüzü
Dilsiz bir deniz
Kör bir düzen
Yalancı yüzler, aptalca bakışlar
O iki yüzlü selamlar
Hep aynı tempoyla geçen mânâsız bir gün
Hep o değişmeyen puslu ikindi üstler
Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar.. "