tabiki de hemen buradayımm genel olarak filme bakıcak olursam çok tatlıydı ve sardı lili sana bayılıyorum karaktere cuk oturmuş filmi de tasımıs ikilinin kimyası çok uymus bazı şeyler havada kaldı gibime geldi anh sana bayıldımm sonda kadınların yaşadığı zorluklara değinilmesi…devamıtabiki de hemen buradayımm genel olarak filme bakıcak olursam çok tatlıydı ve sardı lili sana bayılıyorum karaktere cuk oturmuş filmi de tasımıs ikilinin kimyası çok uymus bazı şeyler havada kaldı gibime geldi anh sana bayıldımm sonda kadınların yaşadığı zorluklara değinilmesi ve kadın dayanısmasını görmek çok hosuma gitti🥹açıkçası çerez tadında bir film arıyorsanız öneririm
Spoiler içeriyor
Kitabı geçen sene falan okudum sanırım. Hiç hatırlamıyorum izlerken böyle bir yer mi vardı oldum. Filmde Adam çok gereksiz suratsız gibiydi ama kitapda daha mantıklı açıklanmıştı sanırım. Bu ikilinin bu kadar uyacağını düşünmemiştim ama çok sevdimm. Adam tam bir big…devamıKitabı geçen sene falan okudum sanırım. Hiç hatırlamıyorum izlerken böyle bir yer mi vardı oldum. Filmde Adam çok gereksiz suratsız gibiydi ama kitapda daha mantıklı açıklanmıştı sanırım. Bu ikilinin bu kadar uyacağını düşünmemiştim ama çok sevdimm. Adam tam bir big guy. Çok yakışmışlar. Tek eliyle kucağına aldığı sahneyede dedim ben öldüm ksldld. En sevdiğim kısımları kadın dayanışması asla bir erkek için kavga etmemeleri ve romcom diye kadınları salak saf bir karakter olarak yansıtmamaları oldu. Keşke mini dizi olsaydı daha uzun izleseydik. Tadı damağımda kaldı resmen. Ağladım güldüm eğlendim rom-com beklentim tamamlandı.
p.s: kitabi cidden unutmuşum biraz önce yorum okurken Adam’ın Olive’e daha önce aşık olduğunu okudum şok oldum nasıl böyle birşeyi filmden çıkarırsınız nasılll
Spoiler içeriyor
ya bence carlito aptallık etti biraz adamı dinleseydi kılcıksız cıkardı bu isin icinden ama yok o illa kendi yolunu cizecek o ozgur onun kendi planı var baska turlu kotu son yapamayız dimi,, neyse güzel filmdi aslında cogu yerde birkac seye…devamıya bence carlito aptallık etti biraz adamı dinleseydi kılcıksız cıkardı bu isin icinden ama yok o illa kendi yolunu cizecek o ozgur onun kendi planı var baska turlu kotu son yapamayız dimi,, neyse güzel filmdi aslında cogu yerde birkac seye vurgu yapıldıgını dusunuyorum ve bunu birkac filmde de gordum ama burda söylersem belki karsı cıkanlar olur bilmiyorum, arkadaslıgın ve sadakatin önemini de anlamıs oluyorsunuz carlito hep bi degisiklikten bahsediyor ama kendisi 5 sene dısarıda olsaydı yine bu degisiklikler olacakti kacisi yoktu bunun. viggo mortenseni aragorn olmadan görmek cok garibime gitti hele ki ispanyol bi adamı oynaması ve cok cıvık bi role burunmesi falan keske daha cok öne ciksaydı birazda onu izleyecegim diye heyecan yapmıstım, güzel film bence izlenir al pacinoya cogu filmde italyana benziyo göndermesi yapılıyor yeter artık.... neyse, carlitonun yolu mefta oldu kısaca.
Spoiler içeriyor
Bu filme ilk yorumu yapmaktan mutluluk duyarım. Jigen Daisuke.. Japon filmlerindeki bu havalı adamlara bayılıyorum, başından sonuna kadar hayranlıkla izledim Jigen'i. Klasik bir tetikçi ve kurtarılan çocuk hikayesi gibi gelse de konunun başladığı nokta, hikayenin bağlamı ve ilerleyişi kendini izletti.…devamıBu filme ilk yorumu yapmaktan mutluluk duyarım. Jigen Daisuke.. Japon filmlerindeki bu havalı adamlara bayılıyorum, başından sonuna kadar hayranlıkla izledim Jigen'i. Klasik bir tetikçi ve kurtarılan çocuk hikayesi gibi gelse de konunun başladığı nokta, hikayenin bağlamı ve ilerleyişi kendini izletti.
Usta bir tetikçi olan Jigen Daisuke, silahını tamir ettirmek için dünyanın en iyi silah ustasını aramaktadır. Bu sırada bölgenin ileri gelenleri tarafından, kötü amaçlar için kullanılmaya çalışılan
küçük bir kız çocuğunu kurtarması gerekmektedir. Çocukları sevmediğini söyleyen bu adam, küçük Oto'nun yaşadıkları karşısında etkilenir ve onun için mücadele etmeye karar verir. Filmde beni en çok etkileyen cümle Jigen Daisuke'nin "Söylesene, kahkahasının nasıl olduğunu merak etmiyor musun?" cümlesi oldu. Bu uğurda her şeyini ortaya koyması onu, hem Oto'nun hem benim gözümde bir kahraman yapmıştır.
Combat Magnum denilince akla ondan başkasının gelmeyişi, silahın Jigen'in bir parçası haline gelmiş olması güzel detaylardı. Ayrıca silah ustasının kadın olması, senaryo için tamamlayıcı bir unsurdu. Kişisel bir ekleme yapacak olursam da, filmlerde bir çocuğa süt ikram edilmesinin hoşuma gittiğini fark etmiş bulunuyorum.
Düşmanımız Adele'in çatışma sahnesini şaşkınlıkla izledim desem yeridir. Bu minvalde "kesin ölürdü de film işte" dedirten cinsten sahneler vardı. Son olarak da filmde gereksiz bulduğum tek şey bir şekil değiştiren olmasıydı.
ester askim cok guzelsin de oyunculuk mlsf ya ama guzellik 💘💘💘 oglanin da vucut supermis 💘💘💘 duz genclik filmi ya cok zevk almadim ortalamaydi boyle sert mafyatik adamlar izlemeyi sevmiorum mlsf iliskilerini de coook az izledik zaten sonunun ucubelik yani…devamıester askim cok guzelsin de oyunculuk mlsf ya ama guzellik 💘💘💘 oglanin da vucut supermis 💘💘💘 duz genclik filmi ya cok zevk almadim ortalamaydi boyle sert mafyatik adamlar izlemeyi sevmiorum mlsf iliskilerini de coook az izledik zaten sonunun ucubelik yani her seyi 2. filmi birakmissiniz neyse cabuk gelsin de izleyip bitirelim bunu izlerken canim zeki arkun dinlemek cekti zeki arkun adami cik aklimdan 🫰🏻
Spoiler içeriyor
uyarlandığı diziyi izlemedim, bu diziyi de yayınlanırken izlemedim. bir gün ansızın başlayıverdim. sonra sıkıldım, ara verdim ve bir anda devam edip bitirdim. bir ara sıkıcı gelmişti gerçekten ama sonrası aktı gitti. son bölümlerde alışkın olduğumuz ekip olmayınca biraz boş ve…devamıuyarlandığı diziyi izlemedim, bu diziyi de yayınlanırken izlemedim. bir gün ansızın başlayıverdim. sonra sıkıldım, ara verdim ve bir anda devam edip bitirdim. bir ara sıkıcı gelmişti gerçekten ama sonrası aktı gitti. son bölümlerde alışkın olduğumuz ekip olmayınca biraz boş ve sıkıcı geçti nispeten ama yine de iyiydi.
her karakterin bir kusuru var, bir gıcık noktası var. direkt olarak gıcık olan karakterler de vardı, neyse ki geldikleri gibi gittiler. ama ne yaparsam yapayım, ne kadar aksini denersem deneyeyim zeynep'i sevemedim ya. özellikle mi yapıldı, uyarlandığı dizide de mi böyleydi bilmiyorum ama gerçekten zeynep'i sevemedim ya. bazı bölümlerde o kadar sinir bozucuydu ki artık bölüm bitsin diye başka şeylerle uğraşıyordum. ekibin hastalara ve hasta yakınlarına tavrı bazen benzer oldu, içli dışlı oldular, bağ kurdular falan ama belki de hiçbirinde -mehmet ali'nin enfeksiyon yüzünden ölen hastası hariç- bu kadar sinir olmadım ya. bir bölüm önce diğer ekip arkadaşına hastalara tavrı yüzünden fırça çekip hemen sonraki bölümde hastaya resmen eziyet ediyordu, çok iki yüzlü davranıyordu bazen.
ateş gibi arkadaşım olsa -olmaz da- ikinci günde sinirden kel kalırdım. çok kolay sinirlendirirdi ve bu yüzden sürekli uğraşırdı benimle. ipek ve orhan kaç kere sınıra geldiler ama yine de sürdürdüler arkadaşlıklarını, helal olsun. onlara yaptığının binde birini bana yapsa dayanamazdım ben. zekasına lafım yok ama çok geçimsiz davranıyor, bilerek yapıyor. sevgisini, ilgisini gösterme şekli farklı bilmem ne, zart zurt. yine de zarar veriyor. orhan'ın zaten romantik ilişkilerde yüzüne bakılacak hâli yok bence. hiç güvenemezdim ona.
bazı olaylar ve hastalar etkiledi, dokundu. tıbbi açıdan doğruluğunu, uyarlamasının kalitesini falan bilemem ama bence güzel diziydi. çok yarım hissettiriyor bu yüzden house izlemeyi düşünüyorum. bazı yorumlar gördüm, hekimoğlu daha iyi ve içten diye ama bilemiyorum. izlersem öğrenirim jelmekwşdödj
sonda eski ekibi yeniden bir arada görmek isterdim. mehmet ali gibi zeynep ve emre de gelir diye düşündüm, son ana kadar bekledim ama gelmediler.
ilk bölümleri çok hatırlamıyorum, son bölümler de güzel gidiyordu. aslında beklediğimden iyi çıktı. keşke devam edebilseymiş.
İnsan yükseldikçe, herkes ona aynı gözle bakmaz. Kimi ilham alır, kimi küçümser, kimi de kendi cesaret edemediği hayatı onda gördüğü için rahatsız olur. Çünkü bazen insan, başkasının yükselişine değil; kendi yapamadıklarına bakıp huzursuz olur. Nietzsche’nin dediği gibi: “Ne kadar yükseğe…devamıİnsan yükseldikçe, herkes ona aynı gözle bakmaz. Kimi ilham alır, kimi küçümser, kimi de kendi cesaret edemediği hayatı onda gördüğü için rahatsız olur. Çünkü bazen insan, başkasının yükselişine değil; kendi yapamadıklarına bakıp huzursuz olur.
Nietzsche’nin dediği gibi: “Ne kadar yükseğe uçarsan, uçamayanlara o kadar küçük görünürsün.”
Belki de mesele kimin ne gördüğü değil, senin ne kadar yükseğe çıkmaya cesaret ettiğindir.
Vesselam.