❛❛ Gelecek endişesi geçmişlik endişesinden çok daha ilginçtir. İnsana çok ızdırap verir. Nereye gidiyorum endişesi. O nereye gidiyorumu bilmeme insanlığı o ilahi ihtiyaca itmiştir.
Boran kuzum için izledim. Ama dizi fena değildi ortalama bir düzeydeydi.Boran kuzumun sahneleri çok güzeldi seyir zevkini arttırıyordu. Morgan ve nickynin kardeş ilişkilerini çok begendim. Klasik bir komedi suç dizisiydi final sahnesini de güzel bağladılar. Genel hatlarıyla güzeldi izlenir.
"İnsan bir yere ya da birilerine ait olduğunu bilirse o yer ve o insanlarla ortak yanlarını hisseder,yabancı bir yerde ise daha çok yalnızlığını hisseder." //Stefan Zweig// ~Clarissa
“İnsan iğneyle kuyu kazarak eriştiği hikâyeleri ve yaşadıklarını bir araya getirir, çıkan resmi beğenmezse değiştirir; kendisini mutlandıran, kıvançlı bir tarih haline getirir ama ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu olduğu söylenen gerçek hiç beklenmedik bir kriz ânında, tutulamayan şiddetli bir…devamı“İnsan iğneyle kuyu kazarak eriştiği hikâyeleri ve yaşadıklarını bir araya getirir, çıkan resmi beğenmezse değiştirir; kendisini mutlandıran, kıvançlı bir tarih haline getirir ama ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu olduğu söylenen gerçek hiç beklenmedik bir kriz ânında, tutulamayan şiddetli bir kusmuk halinde ağızlardan fışkırır, yer gök gerçekle dolardı.”
Koşuşturduğunuz merdivenler de kan dökülüyor , Bağırarak konuştuğunuz koridorlar da silah sesleri çıkıyor , Duvarlara , sıralara yazılar yazdığınız elleriniz silah tutuyor, Bir zamanlar bebek gibi kokan nefesiniz artık sigara alkol kokuyor çocuklar, Yarın cuma ama bu bayrağın önü bomboş…devamıKoşuşturduğunuz merdivenler de kan dökülüyor ,
Bağırarak konuştuğunuz koridorlar da silah sesleri çıkıyor ,
Duvarlara , sıralara yazılar yazdığınız elleriniz silah tutuyor,
Bir zamanlar bebek gibi kokan nefesiniz artık sigara alkol kokuyor çocuklar,
Yarın cuma ama bu bayrağın önü bomboş olacak,sebebi olanlara...
Çingenelerin yaşamını izliyoruz. Bir sahnesinde tebessüm ederken diğerinde hüzünleniyoruz. Çalan şarkıları garip bir şekilde bizim ezgilerimize benzettim. Birkaç Türkçe kelime de yer alıyordu. Balkan dillerine geçmiş pek çok Türkçe kelime mevcut ama çingenelere de geçmiş onu bilmiyordum.
Yıllar yıllar önce okulda bir hocamla... "Sen dersi matematik,kimya , biyoloji, sosyal mi sandın?" Diye sormuştu öğretmenim. Dalga geçtim ve dedim ki "bildiğimiz tek dersler bu hocam, bizim en sevdiğimiz ders boş derstir, sizinkisi kesin matematik" diyince bir hayli güldü…devamıYıllar yıllar önce okulda bir hocamla...
"Sen dersi matematik,kimya , biyoloji, sosyal mi sandın?" Diye sormuştu öğretmenim.
Dalga geçtim ve dedim ki "bildiğimiz tek dersler bu hocam, bizim en sevdiğimiz ders boş derstir, sizinkisi kesin matematik" diyince bir hayli güldü hoca.
"Hayır,Hira. En sevdiğim ders insanlık dersidir. Böyle bir ders yok değil mi? Ama biz asıl sınavı insan olmakla veririz" demişti canım hocam.
Haklıydı. Ben bunu sonradan anladım.
Sonra tekrar bugün konuştu hoca...
"
Koşuşturduğunuz merdivenler de kan dökülüyor ,
Bağırarak konuştuğunuz koridorlar da silah sesleri çıkıyor ,
Duvarlara , sıralara yazılar yazdığınız elleriniz silah tutuyor,
Bir zamanlar bebek gibi kokan nefesiniz artık sigara alkol kokuyor çocuklar,
Yarın cuma ama bu bayrağın önü bomboş olacak,sebebi olanlara...
"
Ağlayarak çıktık tekrar meğer geçen her zamanın kıymetini değil de
İnan olmak...
Her neyse her zaman ki gibi konuşmacalar...
-Sen, ben ve konyak asla iyi bir fikir değil. -Keşke bir gün kadınlar korku duymadan yaşayabilseler. -Belki de bir kadın karşısında kaybetmekten çekiniyorsunuzdur. -Olmamış şeyleri uyduracak kadar yalnızsın. -Bu dünyada ve hayatta senin aklında kurduğun dünyadan çok daha fazlası var…devamı-Sen, ben ve konyak asla iyi bir fikir değil.
-Keşke bir gün kadınlar korku duymadan yaşayabilseler.
-Belki de bir kadın karşısında kaybetmekten çekiniyorsunuzdur.
-Olmamış şeyleri uyduracak kadar yalnızsın.
-Bu dünyada ve hayatta senin aklında kurduğun dünyadan çok daha fazlası var Enrico.
-Bir erkeğin faturalarını ödemesine ihtiyacım yok.
Lidia Poét 1883 yılında İtalya nın ilk kadın avukatı oluyor ama aynı yıl mahkeme diplomasını iptal ediyor, Lidia yılmıyor ataerkil toplumun eril kişiliklerine hadlerini billdiriyor. Tam 35 yıl abisinin yanında onun yardımcısı gibi çalışıp mesleğinden kopmuyor ve 1920 de yasa değişikliği -yani biz ona yeni yüzyılın kanunları diyelim- ile cüppesine kavuşuyor. Önünde saygıyla eğiliyorum, tutkusundan vazgeçmediği için. Aşk hayatı bal gözlü ve karadut gözlü arasında gidip gelirken aslında anlıyorsunuz ki bunun göz rengiyle alakası yok. İki sezonunu daha önce izlemiştim yeni sezon gelir gelmez açtım gece mesaide bitiverdi. Lidia yı seviyorum yeni sezon gelir mi bilmem hoş gelse de bir oturuşta bitirip yıllarca yeni sezon bekliyorum hiç adil değil. Ha birde bir kadının bisiklete binmesini kabul edemeyen erkek egemen toplumun köküne kibrit suyu. Ayrıca ilk birlikteliği daha samimi en azından yalan söylemiyor...
Ucuz bir handa ucuz bir biranın sevdiğinle tatlılaşması gibi bir tat bırakabilir, dikkat!
⚖️
Sosyal medyada birkaç kesitini görünce çok komiktir diye izlediğim ama aslında ülkemizin 1970-2000 yışları arasında ki sosyal politik ve sosyolojik durumunu da ele alan güzel bir film. *Aslında Deha olan başrol oyuncumuzun hayatını ve deli dolu tarzını dönemin gerçeklikleriyle ele…devamıSosyal medyada birkaç kesitini görünce çok komiktir diye izlediğim ama aslında ülkemizin 1970-2000 yışları arasında ki sosyal politik ve sosyolojik durumunu da ele alan güzel bir film.
*Aslında Deha olan başrol oyuncumuzun hayatını ve deli dolu tarzını dönemin gerçeklikleriyle ele almış.
*Filmde yer yer çok gülersiniz yer yer de gözleriniz dolar ortaya karışık ama anlamlı bir film.
*Bazı kısımları trajikomik ama yine de izlenmesini öneririm bir de tiyatro oyunu da varmış onu da denk gelırsem müsaıt zamanda izlemek istiyorum.O daha çok izlenmiş bir tiyatro oyunuymuş.