“Farkında değilmiş gibi görünse de sevilecek sağlam, güvenilir birini bulmak onun için de zor olmalıydı. Bu gizli umutsuzluğu, kuyruğu dik tutma sendromu, tanıyordum. Bir yandan alabildiğine içeriksiz ilişkiler yaşanıyor, öte yandan bıkkınlık, kaçınma ve uzak durma isteği yükseliyordu. Çok fazla…devamı“Farkında değilmiş gibi görünse de sevilecek sağlam, güvenilir birini bulmak onun için de zor olmalıydı. Bu gizli umutsuzluğu, kuyruğu dik tutma sendromu, tanıyordum. Bir yandan alabildiğine içeriksiz ilişkiler yaşanıyor, öte yandan bıkkınlık, kaçınma ve uzak durma isteği yükseliyordu. Çok fazla yalnızlık var, çok fazla. Herkes ağlayacak bir göğüs istiyordu ama kimse o göğüs olmayı göze alamıyordu. Gürültülü bir şamata içinde üstü örtülen ama üstesinden gelinemeyen öksüzlükler yüzünden kendine yabancılaşanlar katlanarak artıyordu.”
Tiyatro uyarlamasını izlemek için okudum. Aşık olmaya İnci Aral gözünden bakmak da garipmiş. Yorum yok, sadece alıntılar.
“Zamanıdır, akıp giden günlere sinmiş yalnızlığı yıldırmak gerekiyor artık.”
“Rüzgâr genç adamın kokusunu getiriyor burnuma. Temiz, ferah bir koku. Kalbi kırık bütün yoldaşlara evet. Böyle birinin göğsüne, belinin oyuğuna sokulmak, kanının uğultusunu duymak, dudaklarına teslim olmak, sıcaklığına dokunmak, ateşinin çılgınlığına kapılmak ve bütün yılgınlıklarımdan arınmak istiyorum ne zamandır.
Ama hemen bir olmazlık duygusu yalıyor içimi. Bakalım o isteyecek mi bu kadar çabuk heyecanlanan bir kadını! Ya kendisi hakkında iyi, başkaları, özellikle de kadınlar için kötü düşünmeye meyilli biriyse. Ya elinden kırık çıkıksız, sağ kurtulma olanağım sınırlıysa. Olsun. Dönüp yarım ağızla,
"Merhaba," diyorum.”
“Kimi kez, kadınlık dramının değişik rollerini paylaşmış oyuncularla dolu bir tiyatroda ansızın sahneye çıkmak zorunda kalmış yedek oyuncu gibi hissediyorum kendimi ve iyi oynayabilmek, elimi kolumu uygun biçimde hareket ettirip gerekli sözcükleri doğru tonda söylemek için çaba gösteriyorum. Anlayışsız ve bencil görünmenin, soğuk ve ayrıksı durmanın tepki çekeceğini, dışlanmama neden olacağını biliyorum. Kendimi böylesine yarım, tükenmiş hissettiğim şu günlerde bir de onlarla uğraşmaya halim yok.
Başıma çok ağır bir şeyle vurdular. İçimde üzüntüden daha derin, kördüğüm olmuş çözülmez bir acı var. Kimse olmayacak artık yanımda, hiç kimse gelmeyecek.”
Seri için genel anlamıyla başarılı bir “final” filmi olmuş. 8/10 Spoiler: - - - - - Keşke mutlu son ile noktalansaymış. mRNA aşısı çakardınız babacım teknoloji o virüsü yapacak kadar ilerlediyse bunu da yapardı. En azından ben ikna olamadım o…devamıSeri için genel anlamıyla başarılı bir “final” filmi olmuş. 8/10
Spoiler:
-
-
-
-
-
Keşke mutlu son ile noktalansaymış. mRNA aşısı çakardınız babacım teknoloji o virüsü yapacak kadar ilerlediyse bunu da yapardı. En azından ben ikna olamadım o yüzden.
Huzurlu geceler✨ 'Aklınızda olanları hayata geçirecek kadar yüreğiniz yoksa, ömrünüz cesaretli insanların dedikodularını yapmakla geçer.' // La Edri //
Bu defa prenses kendini kurtarıyor. İsmi gibi güçlü bir karakteri anlatan kitap. Her kızın yaşadaığı gibi birini seviyor,kaybediyor ama pes etmiyor vazgeçmiyor… Ve tekrar gücü kendinde buluyor.Özellikle zor dönmeden geçenler için güzel bir şiir kitabı aşırı kısa sürede bitiyor çay…devamıBu defa prenses kendini kurtarıyor.
İsmi gibi güçlü bir karakteri anlatan kitap.
Her kızın yaşadaığı gibi birini seviyor,kaybediyor ama pes etmiyor vazgeçmiyor…
Ve tekrar gücü kendinde buluyor.Özellikle zor dönmeden geçenler için güzel bir şiir kitabı aşırı kısa sürede bitiyor çay koyup bi saat içinde okursunuz.Tavsiyedir.
Biraz alıntılar yaparak bitirmek istiyorum.
“-ihtiyacın olan tek sevgi kendine karşı hissettiğindir.”
“Mutlu son,ilerde.”
“Ah hayat…Bizler başka âlemlere dalıp şeytan tüyü çiçeklerini üfleyerek en sevdiğimiz peri masalı kitaplarının sayfalarında olmayı dilerken başımızdan gelip geçen şey.”
“Belki derimde
-pek fazla-yara bere bırakmamış olabilirsin ama ruhumun her yerinde böğürtlen renginde devasa çürükler bıraktın.”
“Ben o delikanlının inkâr etmek zorunda olduğu bir şeydim.
Onun korkunç yalanı içindeki güzellikle dolu yegâne gerçektim.”
“O ateştendi bense buzdan.Haddinden fazla yaklaştım,onun alevlerine.Korlarıyla eritti beni,yerde küçük bir su birikintisine çevirdi.Zaman içinde tekrar katılaştım ama hiçbir zaman aynı buz olamadım.Sulu ve gevrek bir taklidine dönüştüm sadece,bir zamanlarki halimin.”
“Söz vermişti parçalarımı birleştireceğine ama eskiden olduğumdan daha paramparça haldeyim,o gittiğinde.”
“ Ah, eminim çok pişmansındır beni kendine düşman ettiğine
-bir sırt,iki bıçak.”
“ Her nasılsa benim ruhum senin ruhumu tanıyordu,daha henüz tanışma fırsatı bile bulamadığımız halde.
-upuzun bir günün sonunda yuvaya dönmek gibiydi.”
“-Kendi hayatımı yaşamaya hakkım var.”
Bunlar özellikle beni etkileyen cümleler.
Aynı şehirde hatta neredeyse aynı semtte oturduğumuz arkadaşım hayatlarımızın yoğunluğundan birkaç haftadır görüşemedik diye Ankara’da buluşmayı teklif etti… Buluşmak için hazırlanacak ve şehir değiştirecekmişiz.. Hikaye bu kadar…
Pişman olacağınız şeyleri yapmayın derler ama hiçbir şey yapmazsanız hiç hata yapmazsınız. Belki de yapmalı, yıkmalı bir şeyleri ki bir yere varabilesin.