Bikaç saat evvel bitti. Travma tetikleyici dizi. Konusu psikilojik sorunları olan ve bunun başlarda farkında olmayan iki insanın ilişkisi.Birbirlerini çok seven ama aynı düzeyde zarar veren iki genç. Bi taraf için sevgi farklı iken diğeri için bambaşka ve anlaşmazlıkları bundan…devamıBikaç saat evvel bitti.
Travma tetikleyici dizi.
Konusu psikilojik sorunları olan ve bunun başlarda farkında olmayan iki insanın ilişkisi.Birbirlerini çok seven ama aynı düzeyde zarar veren iki genç.
Bi taraf için sevgi farklı iken diğeri için bambaşka ve anlaşmazlıkları bundan kaynaklıyor çok fazla anlatmak istemiyorum.
Ama diziyi izlerken bu şekilde toksik ilişki yaşamış insanların travmaları tekrar tetiklenicek kendinizi görüceksiniz.Baştan uyarıyım ve aynen o ilişkiler gibi zarar versede sonunu görmek istiyorsunuz.
Ben kısa sürede bitirdim yinede izlemenizi tavsiye ederim.
İyi seyirler ve iyi ağlamalar…
Sürekli önerilerde gördüğüm Türkiye de çekildiği için de merak ettiğim bir filmdi. Çok ama çok sıkıcıydı. Zorla bitirdim diyebilirim. Hikaye senaryo bana geçmedi. Anlamsız buldum. Türkiye ile alakalı da güzel görseller bilgiler vs asla yoktu. Önermem.
Korku filmi diye açtım ama sonunda çok ağladım🥲 Filmde bir akış yok, oradan oraya atlıyor gibi geldi. Bir de bu Uzakdoğuluların korku işleri bana geçmiyor. (Özür dilerim Uzakdoğulu biraderler🙏🏻) Kilden yapılmış bir biblo var, onun içine bir ruh hapsolmuş. Biblo…devamıKorku filmi diye açtım ama sonunda çok ağladım🥲
Filmde bir akış yok, oradan oraya atlıyor gibi geldi. Bir de bu Uzakdoğuluların korku işleri bana geçmiyor. (Özür dilerim Uzakdoğulu biraderler🙏🏻)
Kilden yapılmış bir biblo var, onun içine bir ruh hapsolmuş. Biblo filmin başında kırılıyor ve ondan ona ondan ona geziyor. Sonra başrolde karısını ele geçiriyor, kadın hamile. (Ama filme bir katkısı yok bu durumun.)
Tılsın yapan abinin tavırları beni gıcık etti. Böyle sokak serserisi, badboy tavırlar. Dedim bu mu bozacak büyüyü.
Neyse sonu duygusaldı. (Ben sulugöz olduğum için de ağlamış olabilirim, bilemiyorum.)
5/10
çocukluğumda izlediğim tatlı bir diziydi ve bazı ufak sahneler yıllarca aklımdaydı. Değmesin Ellerimiz her çaldığında aklıma gelirdi. birkaç hafta önce yine o şarkıyı duyduğumda diziyi izlemeye karar verdim. başta ismini hatırlayamadım ama bir takim uğraşlar sonucunda buldum, başladım. çok eskiden…devamıçocukluğumda izlediğim tatlı bir diziydi ve bazı ufak sahneler yıllarca aklımdaydı. Değmesin Ellerimiz her çaldığında aklıma gelirdi.
birkaç hafta önce yine o şarkıyı duyduğumda diziyi izlemeye karar verdim. başta ismini hatırlayamadım ama bir takim uğraşlar sonucunda buldum, başladım.
çok eskiden izlediğin bir diziyi tekrar izlemek ve izlerken geçmişe gitmek çok duygusal 🥹
dizi çok güzel başlıyor, yaz dizileri kıvamında.
selim çok güzel seviyor.
ama dizide rahatsız edici kısımlar da çok. zeynebin babasının baskıcı tutumları ve konuşmaların bir türlü devamını getirmemeleri.. içimden hadi söyle artık söylesen her şey düzelicek diyorum ama asla söylemiyorlar..
onun dışında aceleyle final yapmışlar gibiydi.
zeyneb’in öz annesiyle tanışma sahnesi bile yoktu ve haciz işi nasıl sonuçlandı hepsi soru işareti ❓
2026'nın 5. filmi; Send Help (Rewatch) 22.04.2026 Sorun filmde değil, bende. Doctor Strange in the Multiverse of Madness gibi problemli bir filmden sonra Sam Raimi için özüne dönmüş diyebiliriz. Özüne dönmüş dönmesine ama ben Raimi’nin komedisini bir türlü sevemiyorum. Sadece…devamı2026'nın 5. filmi; Send Help (Rewatch)
22.04.2026
Sorun filmde değil, bende.
Doctor Strange in the Multiverse of Madness gibi problemli bir filmden sonra Sam Raimi için özüne dönmüş diyebiliriz. Özüne dönmüş dönmesine ama ben Raimi’nin komedisini bir türlü sevemiyorum. Sadece komedisi de değil, karakterlerin absürt davranış ve motivasyonları da bana geçmiyor.
Doctor Strange’i saymazsak, son filmi Drag Me to Hell’i izlerken düşündüklerimin aynını düşündüm Send Help’i izlerken. İzliyorum, bir şekilde kendini sıkmadan izletmeyi de başarıyor ama çok fazla sorun var. Korku yok, tamam; ama korkunun komedisi de bana geçmiyor. Aynı şekilde karakterlerin motivasyonları, ani ruh hali değişimleri de bir noktadan sonra tekrara düşmeye başlıyor.
Ancak şu bir gerçek ki Sam Raimi’nin yönetmenliği, oyuncuların performansları ve kimyaları bu filmi ayakta tutuyor, en azından benim için öyle; çünkü türü seven zaten sevecekti. Bunun haricinde eğlenceli bir film olduğunu da kabul ediyorum, özellikle daha önce izlememiş biri yanınızdayken daha eğlenceli oluyor. Komedisini sevemesem de Sam Raimi’nin geçmiş filmlerine göndermeleri tebessüm ettirdi.
Her ne kadar kötü bir film olmadığını kabul etsem de Sam Raimi’den ciddi bir film bekliyorum. Belki bir 10 yıl sonra ciddi bir korku filmiyle karşımıza çıkar.
6,46/10