yerin seni çektiği kadar ağırsın kanatların çırpındığı kadar hafif kalbinin attığı kadar canlısın gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç sevdiklerin kadar iyisin nefret ettiklerin kadar kötü ne renk olursa olsun kaşın gözün karşındakinin gördüğüdür rengin yaşadıklarını kâr sayma yaşadığın kadar yakınsın…devamıyerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü
ne renk olursa olsun kaşın gözün karşındakinin gördüğüdür rengin
yaşadıklarını kâr sayma
yaşadığın kadar yakınsın sonuna
ne kadar yaşarsan yaşa
sevdiğin kadardır ömrün ✨
Dan kadar iğrendiğim çok az karakter var tüm izlediğim dizi ve filmler arasında. Bir insan bu kadar manipülatif bu kadar bencil olmamalı, hayata at gözlükleriyle bakıyor resmen. Sanki kendisi çok mükemmelmiş gibi sürekli insanları eleştirmeler, yargılamalar falan sen kimsin de…devamıDan kadar iğrendiğim çok az karakter var tüm izlediğim dizi ve filmler arasında. Bir insan bu kadar manipülatif bu kadar bencil olmamalı, hayata at gözlükleriyle bakıyor resmen. Sanki kendisi çok mükemmelmiş gibi sürekli insanları eleştirmeler, yargılamalar falan sen kimsin de konuşuyorsun ya?? Bir de kendisini sürekli acındırması yok mu yok ben yalnızım yok beni dışlıyorlar diye. Neden acaba hiç düşündün mü mesela
-edit-
sonu dahil tüm önemli sahnelerin spoilerını önceden yediğim için bitirmemin çok uzun sürdüğü o dizi. Gossip Girl'ün kim olduğunu bilmeseydim bile anlarmışım 5-6. sezonlarda baya fark ediliyor. Canım çiftim Chuck ve Blair beraber mutlu olup aile kurdular ya benden mutlusu yok. Chuck'ın şu hayatta en sevdiği ve tek ailesi Blair o yüzden sezonlarca en çok üzüldüğüm karakterdi kendileri , sonu Şerefsiz Dan'in kitabındaki gibi değil de mutlu bittiği için çok sevindim ama Dan için aynı şeyi söyleyemem. Bence Dan bu dizide en mutlu sonu hak etmeyen karakter falan Georgina bile daha çok hak ediyor ondan. En azından ben kötüyüm diyor iyiymiş gibi davranıp arkadan iş çevirmiyor. Ayrıca Serena'nın son sezona kadar bana neler yaptı diye sızlanıp sızlanıp sonra Dan'e bir şey dememesi ne manaydı yani. Lily ve Rufus'un sonda birlikte olamadığını öğrenince başta çok üzülmüştüm ama son sezon Lily'nin o davranışlarından sonra ona da üzülmüyorum, yine de Chuck'ı oğlu gibi görmesi falan içime dokunmuştu. Gelelim Nate'e, Nate'in neden böyle pasif yazıldığını asla anlamadım ilk sezon tüm hikeye onun üstüneydi ama sonra bir anda sadece yancı konumuna düştü kesinlikle Dan'den daha çok hak edıyordu mutlu sonu. Hatta Nate ve Serena olsaydı daha bile mantıklıydı yani. Anlayacağınız üzere Dan'i sevmiyorum çünkü ilk sezon çok sevmiştim, sonraki sezonlarda ikiyüzlülüğü ayan beyan ortada zaten konuşmaya gerek yok. Favori karakterim kesinlikle Dorota çünkü mükemmel birisi yani dizinin en temiz en iyi niyetli hem de komik karakteri daha ne olsun kraliçem seviyoruz. 7 vermemin sebebinde ise kesinlikle Chuck ve Blair'in karakter gelişimi ve ilişkilerinin derinliği etkili çünkü ilk sezon Chuck'ını izleyen birisi bu çocuk böyle aşık olamaz der ama onun da kalbi var işte, canım çocuğum ya, doğru düzgün annesi babası yokken tek tutunduğu dal Blair'a olan sevgisiydi. neyseki son andaki Dan Blair saçmalığı (isimleri yan yana bile uymuyor) kısa sürdü de Chuck mutluluğu sonunda buldu...
Şeker mi şeker bir anime ile geldimmmm 🍬 Yan yana bulunan ama birbirine zıt iki okulun öğrencileri arasında dönüyor anime. Kikyo kız lisesi asil ve başarılı öğrencileri bünyesinde barındırırken Chidori erkek lisesi akademik olarak başarısız ve serseri erkekleri bünyesinde barındırıyor.…devamıŞeker mi şeker bir anime ile geldimmmm 🍬
Yan yana bulunan ama birbirine zıt iki okulun öğrencileri arasında dönüyor anime. Kikyo kız lisesi asil ve başarılı öğrencileri bünyesinde barındırırken Chidori erkek lisesi akademik olarak başarısız ve serseri erkekleri bünyesinde barındırıyor. Bu farklılıklardan dolayı da iki okulun öğrencileri de birbirine düşman ve oldukça ön yargılılar.
Rintaro ve Kaoruko ise animenin asıl erkek ve asıl kız karakteri. Peki onlar bu ön yargıyı kırabiliyor mu? 13 bölümde bunu ve beraberinde bir çok tatlı şeye tanık oluyoruz.
Çiftimizi sevdiğim kadar yan karakterleri de sevdim. Arkadaşlıkları pek hoştu 🤌🏻
Fav karakterim bu grubun içinde kesinlikle Usami oldu 🫠🫠 grubun deli dolu şahsiyeti, hafif kafadan kırık falan ckkskx bayılırız mesela.
Toplumun birbirine karşı ördüğü anlamsız nefret duvarlarının samimi bir iletişimle nasıl yıkılabileceğini gösteren bir animeydi.
Verdiği güzel mesajlardan bir diğeri de "sağlıklı iletişim" kavramının önemiydi. Karakterler birbirine karşı hep dürüst oldu. Yanlış anlaşılmalar olsa da bunlar bölümlerce sürmedi. Konuşarak ve anlayış göstererek çözdüler. E tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demişler boşuna değil.
Kısacası toksiklikten uzak, birbirine saygı duyan karakterler izlemek istiyorsanız mutlaka durağınız olmalı diyorum 🙌🏻 şimdiden izleyecek olanlarada keyifli seyirler dilerim. Mysticaldimples iyi geceler diler 🫡✨️
📌Benden hep uzak olduğunu düşündüğüm bu dünyaya biraz daha yaklaşmış hissediyorum.
📌İçimde yanıp tutuşan bu duygulardan kaçışım yok.
"Önce,hayatta kalmayı seçeceğim.Önce beni sevmeyi öğreneceğim.Önce benim,kim,ne olduğuma dair yargılarımdan vazgeçeceğim. İsteklerimi önce benimle gerçekleştireceğim ki başkasının ruhuna musallat olmayayım.Önce benim en iyi halimi ortaya çıkaracağım.Önce kendi omzumdan öpeceğim.Kendi alanımı sahipleneceğim.Hatasıyla günahıyla kendi "bugüne mahsus" varlığımı kabul edeceğim.Kendi hayatımı kutlayacak,kendi…devamı"Önce,hayatta kalmayı seçeceğim.Önce beni sevmeyi öğreneceğim.Önce benim,kim,ne olduğuma dair yargılarımdan vazgeçeceğim.
İsteklerimi önce benimle gerçekleştireceğim ki başkasının ruhuna musallat olmayayım.Önce benim en iyi halimi ortaya çıkaracağım.Önce kendi omzumdan öpeceğim.Kendi alanımı sahipleneceğim.Hatasıyla günahıyla kendi "bugüne mahsus" varlığımı kabul edeceğim.Kendi hayatımı kutlayacak,kendi huzurumu kutsayacağım.Önce ben ayakta kalacağım ki başkasının sırtına devrilmeyeyim.Önce ben ayakta kalacağım ki başkaları benim üstüme basıp geçmesin."
Mouse bana göre bir başyapıt. Oyunculuklar çok başarılı ve çok büyük bir ters köşe var. İzlerken psikolojik olarak yıpranabilirsiniz, yani benim rüyalarıma girmişti. Hatta izlemesi için tavsiye ettiğim bir arkadaşımın da rüyalarına girmiş ve diziyi devam ettirememiş. Eğer bünyeniz kan…devamıMouse bana göre bir başyapıt. Oyunculuklar çok başarılı ve çok büyük bir ters köşe var. İzlerken psikolojik olarak yıpranabilirsiniz, yani benim rüyalarıma girmişti. Hatta izlemesi için tavsiye ettiğim bir arkadaşımın da rüyalarına girmiş ve diziyi devam ettirememiş. Eğer bünyeniz kan ve vahşeti kaldırabiliyorsa izleyebilirsiniz.
Dizide işlenen olay da ilginç; "psikopatlık geni"nden bahsediliyor ve hatta bunun için devlete bir yasa çıkarılması önerisinde bulunuluyor. Eğer kişi psikopatlık geni taşıyorsa, başka insanların ileride zarar görmemesi için o çocuğun dünyaya gelmemesi gerektiği söyleniyor. Daha sonra da dizide bu genle doğan bir çocuğun büyüyünce yaptıklarına şahit olmuş oluyoruz. Yani dizi kendini içine çeken, acayip sürükleyici ve sarsıcı bir yapımdı.
Sadece finalde ben üzüldüm açıkçası, "keşke böyle olmasaydı" diye ama hikaye bunu gerektirdi. Tatmin olmadığım bir iki nokta vardı ama ona rağmen gerçekten çok iyi işlenmiş, ince ince işlenmiş ve kafada boşluk bırakmayan harika bir Kore yapımı diyebilirim.
Spoiler içeriyor
1+1=1 Bir artı bir bir eder mi? Arkadaşımdan ters köşe film tavsiyesi istediğimde Oldboy ve Incendies önermişti. Sağ olsun tavsiyeleri beni doğrudan insanlık dramının en karanlık noktasına sürükledi ve geri kalan psikolojimi de darmadağın etti. O gün ne düşüneceğimi ne…devamı1+1=1
Bir artı bir bir eder mi?
Arkadaşımdan ters köşe film tavsiyesi istediğimde Oldboy ve Incendies önermişti. Sağ olsun tavsiyeleri beni doğrudan insanlık dramının en karanlık noktasına sürükledi ve geri kalan psikolojimi de darmadağın etti. O gün ne düşüneceğimi ne yapacağımı bilemedim. Film bittikten sonra birkaç dakika sessiz kaldım,düşündüm,bazı sahneleri tekrar tekrar izledim. Anladım ama anlamakda istemedim.
Aklıma gelen tek soru şuydu "İnsan bu gerçekle nasıl yaşayabilir?
Nawal. "şarkı söyleyen kadın" olarak tanındığında onun sesi sadece işkenceye karşı bir protesto değildi aynı zamanda iç dünyasını korumak için ördüğü bir sınırdı. Hapishanede geçen yıllar onun fiziksel varlığını tüketse de ruhunu yok edemedi. Fakat yıllar sonra havuz kenarında o dövmeyi gördüğü an Nawalın yıllardır koruduğu o sağlam sessizlik ve irade saniyeler içinde yerle bir oldu. O an aslında onun ruhunun ve benliğinin paramparça oluşuna tanıklık ettik.
Bu film bize savaşı erkeklerin silahları üzerinden değil kadınların bedenleri ve evlatları üzerinden anlatıyor. Nawal'ın en büyük dramı evladını korumaya çalışan bir anneden,evladından kaçan ve evladı tarafından mahvedilen bir kadına dönüşmesidir. Filmin finalindeki mektuplar belki de dünyanın en ağır bağışlanma belgeleridir. Nawal'ın hem işkencecisi olan oğluna hem de çocuklarına yazdığı sözler nefret zincirini kırmanın yegane yolunun gerçeği kabul etmek olduğunu gösterir.
"Birlikte olmanın hikayesi burada başlıyor" diyerek geçmişin tüm iğrençliğini ve kirliliğini temizlemiyor sadece o kirlilikle yaşamayı ve onu sükunetle defnetmenin yolunu seçmek istiyor. Bir annenin izini kaybetdiği bir çocuğun arayışıyla başlayan hikaye insanlığın en karanlık köşelerine ışık tutan bir şahesere dönüşüyor.
Film bittiğinde zihninizde dönüp duran o soru ise vicdanınızı tırmalar
"Bir insan, kendisine en büyük acıyı çektiren kişiyi, aynı zamanda en çok sevdiği kişi olduğu için affedebilir mi?"
1+1=1 ettiği o karanlık denklem, izleyiciyi hem zihinsel hem de duygusal bir enkazın altında bırakıyor.
🎬 A KNİGHT OF THE SEVEN KİNGDOMS YEDİ KRALLIĞIN ŞÖVALYESİ DEVAM 2026- / 1 sezon, 6 bölüm / Şubat 2026 da izledim Her bölüm yaklaşık 60 dakika Türkçe Dublaj Kanal / Nerden izlerim : Hbomax / Hboma ,İnternet Puan IMDb…devamı🎬 A KNİGHT OF THE SEVEN KİNGDOMS
YEDİ KRALLIĞIN ŞÖVALYESİ
DEVAM
2026- / 1 sezon, 6 bölüm / Şubat 2026 da izledim
Her bölüm yaklaşık 60 dakika
Türkçe Dublaj
Kanal / Nerden izlerim : Hbomax / Hboma ,İnternet
Puan IMDb : 8.7/ Benim : 7.8
Tür: Fantastik, Epik, kitap uyarlama
Abd Yapımı 18+
Yönetmen : Owen Harris
Senaryo: George R.R. Martin
Yapımcı: George R.R. Martin
IMDB Top250 de #118
📌 KONU : George R.R. Martin'in Dunk ve Egg Öyküleri (Tales of Dunk and Egg) novellalarından uyarlanan dizi,Game of Thrones olaylarından yaklaşık 100 yıl önce, Targaryen hanedanının Demir Taht'ta olduğu bir dönemde geçer. Dizi, saf ve cesur gezgin şövalye Sör Duncan (Dunk) ile onun gizemli, kel yaveri Egg'in (gelecekteki Kral V. Aegon Targaryen) Westeros'taki maceralarını konu alır.
💬 YORUM : Bu dizi, aynı evrende geçen diğer yapımların aksine savaşlar ve entrikalar yerine karakter odaklı bir anlatım sunuyor. Dev cüssesine rağmen naifliğiyle öne çıkan Dunk’ın şövalyelik ideallerine tutunma çabası ve Egg’in halkın içinden dünyayı tanıma süreci oldukça etkileyici bir şekilde işlenmiş. Game of Thrones’un aksine, taht mücadelelerinden çok Westeros’un toplumsal yapısına ve bu iki karakterin dostluğuna odaklanan daha samimi bir hikâye izliyoruz.
Tempo yer yer düşük ama bu evreni sevenler için kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.
🔄 DEVAM / İPTAL
2. Sezon onayı aldı hatta çekimlere başlandı ama setin bulunduğu yerdeki hava muhalefetleri nedeniyle çekimlere ara verildi. 2027 yılında yayınlanması planlanıyor
🎯 Bunu sevenler şunları da izleyebilir:
• Game of Thrones
• The Witcher
• House Of The Dragon
Siz izlediniz mi? İzleyenler varsa yorumlara bekliyorum
Herkese keyifli seyirler
• Bunun gibi dizi ve kitap yorumları için Instagram @eyeofthebook sayfamı takip edebilirsiniz.