-"Sevmek ya da sevmiş olmak bir hayatı aydınlatmaya yeter, daha fazlasını istemeyin. Bütün bir ömür boyunca, bir daha böyle bir inci bulamazsınız. Sevmek bir tamamlamadır."
Fırtına anı 7.4/10 Geçmişle gelecek arasında kurulan gizemli bir bağlantı, tek bir kararın yıllar sonrasını nasıl değiştirebileceğini gösteriyor. Zaman yolculuğu, gizem ve gerilimi başarılı şekilde harmanlayan, sonuna kadar merakı diri tutan bir film. Finaliyle de taşları yerine oturtuyor. Fırtına Anı,…devamıFırtına anı 7.4/10
Geçmişle gelecek arasında kurulan gizemli bir bağlantı, tek bir kararın yıllar sonrasını nasıl değiştirebileceğini gösteriyor. Zaman yolculuğu, gizem ve gerilimi başarılı şekilde harmanlayan, sonuna kadar merakı diri tutan bir film.
Finaliyle de taşları yerine oturtuyor. Fırtına Anı, geçmişi değiştirmek gerçekten mümkün mü, sorusunu güzel işleyen sürükleyici bir gizem.
Bir karar bütün hayatını değiştirebilir..
Robert bi daha ağlamasan olur mu birileri çok üzülüyor hayatım 💜💜 bide gereksiz uzatmışsınız ne gerek vardı kral ama güzeldi hakkını yiyemem 💔 #iloverdj
"Herkesin bir umudu vardır, Bir savaşı, bir kaybedişi, bir acısı, Bir yalnızlığı, bir hüznü… Çünkü herkesin bir gideni vardır, İçinden bir türlü uğurlayamadığı..." 💭 Turgut Uyar
yine kendini mesih sanan bir adam, yine aklını bir kenara koyup o deliye inanmayı seçmekle kalmayıp çocuklarını da o delinin dizinin dibinde yetiştirmeye karar veren sürüyle "yetişkin". söz konusu mesih kıyametin geleceğini ve yalnızca kendi cemaatinin kurtulacağına inanır. kendilerine karşı…devamıyine kendini mesih sanan bir adam, yine aklını bir kenara koyup o deliye inanmayı seçmekle kalmayıp çocuklarını da o delinin dizinin dibinde yetiştirmeye karar veren sürüyle "yetişkin".
söz konusu mesih kıyametin geleceğini ve yalnızca kendi cemaatinin kurtulacağına inanır. kendilerine karşı duracaklara karşı cemaatini bir ordu gibi donatır. sonra devlet oradaki insanları "kurtarmak" için devreye girer ama bu aslında bir güç savaşıdır. her iki taraf da kendilerinin tanrının adamları olduğuna emindir. ama silahları birbirine dönüktür.
insanlar ölür. birbirini suçlar. şiddet elden ele devam eder.
senaryo değişir, kişiler değişir, zaman değişir ama sonuçlar değişmez. çünkü olan her zaman bütün bu olanlar hakkında hiçbir fikri olmayan o küçük çocuklara olur.
bir insanın kendi hayatını ortaya koyarak hareket etmesini ve eylemlerinin sonuçlarına katlanmasını anlarım. ama başkalarının hayatlarını ortaya koymalarını anlayamıyorum. öz çocuklarını nasıl bu dünya saçmalıklarına dahil edebildiklerini anlamıyorum. bu fanatiklik değil bu inanç değil bu özgür seçim değil bu delilik. ebeveyn bile olsan çocukların hakkında verebileceğin kararların bir sınırı olmalı.
O kadar çok altını çizdim ki , tam sonbaharda kahve ile keyifle okunması gereken bir kitap . İşte bazı alıntılar; “ Zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu farkettiğimiz an gelirdi . O zaman , tekrar bir başka doğru…devamıO kadar çok altını çizdim ki , tam sonbaharda kahve ile keyifle okunması gereken bir kitap . İşte bazı alıntılar;
“ Zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu farkettiğimiz an gelirdi . O zaman , tekrar bir başka doğru cevaba tutunup , yaşamaya devam ederdik .”
“Yazılarınızla birbirinize ne kadar benziyorsunuz?”
“Sevdiğin işi keyifle yapabileceğin ortama sahip değilsen , sevdiğin iş vazgeçmek istediğin bir işe dönüşür . “
“Hayat , tek bir olayı ele alarak değerlendirilemeyecek kadar karmaşık ve kapsamlıydı . Sevdiğiniz işi yaparken mutsuz olabilir , sevmediğiniz işi yaparken önünüze çıkan başka bir fırsatla mutsuzluğu yenebilirdiniz . Yaşam çözümü zor ve çok yönlüydü.”
“Hayatı yavaş yavaş kabul etme zamanı , yalpalasa da hata yapsa da ilerleyebileceğine dair kendine inanabilmesini sağlayan zamanı…”
“Kendi hayatım etrafında gelişen hikayelerin de başkalarına anlatılabilecek güzel hikayelere dönüşmesini umuyorum.
Yani okumak istediğim hikayeleri yazmak istiyordum.”
Hwang Bo-erum
seni bırakıyorum semender ellerimle seni bırakıyorum seni bırakıyorum duvarlarda kurutulan anemon ellerimle içimdeki sulara içimdeki sazlıklara içimdeki bataklıklara seni bırakıyorum seni bırakıyorum kendine kapanmış kollarımın anarşik güzelliğiyle içimdeki yosun yeşili sulara içimdeki tehlikeli kıyılara içimdeki siyah ışığa seni bırakıyorum seni…devamıseni bırakıyorum semender ellerimle
seni bırakıyorum
seni bırakıyorum
duvarlarda kurutulan anemon ellerimle
içimdeki sulara
içimdeki sazlıklara
içimdeki bataklıklara
seni bırakıyorum
seni bırakıyorum kendine kapanmış
kollarımın anarşik güzelliğiyle
içimdeki yosun yeşili sulara
içimdeki tehlikeli kıyılara
içimdeki siyah ışığa
seni bırakıyorum
seni yatıracağım ellerimde
bir ıhlamur yaprağı gibi
seni yatıracağım göğüslerimde
menekşeler gibi
seni yatıracağım gözlerimde
bir yağmur suyu gibi..
~Lale Müldür
Fumi, hayat kurtarmaya odaklanan yetenekli bir acil servis cerrahı. Bir ameliyat sonrasında yaşanan olay yüzünden hastaneden ayrılmak zorunda kalıyor ve yolu, ünlü estetik cerrah Rin Tohyama’nın kliniğine düşüyor. Fumi, estetik ameliyatları insanların gerçekten ihtiyacı olmayan şeyler olarak görürken Rin, güzelliğin…devamıFumi, hayat kurtarmaya odaklanan yetenekli bir acil servis cerrahı. Bir ameliyat sonrasında yaşanan olay yüzünden hastaneden ayrılmak zorunda kalıyor ve yolu, ünlü estetik cerrah Rin Tohyama’nın kliniğine düşüyor. Fumi, estetik ameliyatları insanların gerçekten ihtiyacı olmayan şeyler olarak görürken Rin, güzelliğin insanları iyileştirebileceğine inanıyor. Dizi ise estetik ameliyat yapan doktorlar dizisi olarak değil, daha çok güzellik uğruna insanların neleri göze alabileceğini gösteren psikolojik bir drama. Ben çok beğendim ve kesinlikle sıradan bir dizi değildi. Hırs, intikam, güzellik arzusu ve travmalar ve hayat dersi ile dolu bir diziydi🔮
Bu film, Kayseri kökenli İstanbul’un Kadıköy ilçesi doğumlu Amerikalı Rum yönetmen Elia Kazan’a aittir. Rıhtımlar Üzerinde (On The Waterfront) adlı bu filmde New York’taki limanlarda dok işçisi olarak çalışan emekçilerin sendika kurulu başkanının adının yolsuzluğa ve cinayetler serisine karışması üzerine…devamıBu film, Kayseri kökenli İstanbul’un Kadıköy ilçesi doğumlu Amerikalı Rum yönetmen Elia Kazan’a aittir. Rıhtımlar Üzerinde (On The Waterfront) adlı bu filmde New York’taki limanlarda dok işçisi olarak çalışan emekçilerin sendika kurulu başkanının adının yolsuzluğa ve cinayetler serisine karışması üzerine Terry adında genç bir boksorün bu sendika yapılanması ile yakın ilişkiye sahip olmasına rağmen bir rahibin de aracılığıyla adli süreçte ruhunu kurtarmak adına doğruları söylemek için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Filmin yönetmeni Elia Kazan, gerçek hayatta Amerika Komünist Partili solcu arkadaşlarını Wisconsin eyaletinin senatörü Joseph Raymond McCarty’nin kurduğu Amerikan Aleyhtarı Faaliyetleri İzleme Komitesi’ne (HUAC) gammazlaması ve solcular içinde ajanlık yapması üzerine bu filmde suçlu sendika mensuplarını gammazlayan genç bir boksör üzerinden kendisini kötüye karşı mücadele veren bir ispiyoncu şeklinde haklı çıkaran biri olarak alegoriye imza attığı değerlendirilmiştir. Aynı şekilde kendisi anti-komünist bir Türk istihbaratçı olan Hiram Abas bu filmi çok sevmektedir. Bu filmdeki Terry adlı gencin Hiram Abas gibi boks sporuyla uğraşması, Hiram Abas’ın bu film karakteri ile kendisi arasında bir paralellik kurmasına neden olmuştur. Elia Kazan’a 1999 yılında Oscar 71. Akademi Ödülleri’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü verilmiştir. Bu ödülü Elia Kazan’a Martin Scorsese ve Robert De Niro takdim etmiştir. Ancak ödül töreni esnasında salonda birçok kişi Elia Kazan’ı bu siyasi yönü nedeniyle protesto etmiştir. Bu protesto esnasında birçok ünlü isim Elia Kazan’a ödül verildiğinde alkışlamamıştır ve ayağa kalkmamıştır. Protestoyu yapan isimler arasında Steven Spielberg ve Jim Carrey de bulunmaktadır. Tören esnasında birçok sol sendika örgütü mensupları salonun dışında protesto gösterileri düzenlemiştir.