"İnsanlar sürekli birbirlerine "Seni seviyorum" diyor. Ama ne zaman ki o kişiyi artık karşısında bulamıyor o zaman anlıyor onu gerçekte ne kadar çok sevdiğini." Ölüm Günün Kutlu Olsun 2 🎬
— Peki onun doğru kişi olduğunu nasıl anladın? — Anlayamazsın ki. Şansımı denedim. Kalbimin sesini dinledim. — Aşk da böyle bir şey işte. Gözünü karartıp suya atlaman gerekir. Ölüm Günün Kutlu Olsun 2 🎬
Hayatım boyunca her gece düşündüm ölümün nasıl olduğunu: Bir engeli tek seferde geçmek gibi keyif verir mi? Yoksa ıslak kıyafetlerini çıkarmak gibi rahatlatan bir şey mi? Yada bir trenden diğerine yürümek gibi alelade bir şey mi? Öyle değil.Yaşamak....İstiyorum ..🌌🖤🖤
●Bir süre önce izledim bu filmi ve daha güzel, farklı bir şey sanmıştım. Genel olarak beğenmedim, en önemlisi kızlar arasındaki kardeşlik bağı çok zayıf ve saçmaydı. Pek bir şey diyemiyorum, sevemedim. Ama hoşuma giden daha doğrusu beni etkileyip hep aklımda…devamı●Bir süre önce izledim bu filmi ve daha güzel, farklı bir şey sanmıştım. Genel olarak beğenmedim, en önemlisi kızlar arasındaki kardeşlik bağı çok zayıf ve saçmaydı. Pek bir şey diyemiyorum, sevemedim.
Ama hoşuma giden daha doğrusu beni etkileyip hep aklımda kalan bir sahnesi vardı:
Kızlardan biri gün içi sofrada amcası, babaannesi ve iki kız kardeşi ile yemek yiyiyor, şakalaşıp gülüyorlar ve amca her zamanki gibi rahatsız olup kızıyor. Sonra o kız odaya gidip kendini camdan atıyor ve ölüyor. Amca kızdı diye değil, amca hep kızıyor diye, amca onların hayatlarını, hayallerini ellerinden aldı diye artık dayanamıyor. Bu sahne benim için bu filmi hep aklımda tutan bir sahne oldu.
1. Sezonunu izledim. Bugün 2. Sezonunu izleyeceğim. Çok heyecanlıyım. Bol dövüş sahnesi sevenlere öneriyorum. Müthiş ötesi bir şey kesin izleyin, izlettirin diyorum.
Film, Elon Musk’ın rüyası gibi. Zaten yer yer SpaceX’in adını duymamız da buna işaret sanırsam. Senaryo işleyişte tanıdık, kurgu kısmen başarılı ve görsel efektler yeterince kaliteli. İki saatten fazla bir film bazı kısımlar lüzumsuz uzatılmış. Genel olarak bende fazla heyecan…devamıFilm, Elon Musk’ın rüyası gibi. Zaten yer yer SpaceX’in adını duymamız da buna işaret sanırsam. Senaryo işleyişte tanıdık, kurgu kısmen başarılı ve görsel efektler yeterince kaliteli. İki saatten fazla bir film bazı kısımlar lüzumsuz uzatılmış. Genel olarak bende fazla heyecan uyandırmadı tahmin ettiğim gibi ilerledi ve sonuçlandı. Zaten bilim kurgu filmlerinde genellikle etikli bir final veya ters köşe bir son yapabilmek devasal bütçelere bağlı olmaksızın geniş bilgi dağarcığı ve farklı bir beyin aktivitesi ister. Bu da her zaman mümkün olmaz.
Bir bilim kurgu filmini bana göre alanında daha başarılı kılan en büyük etken ise gerçekçi biçimde geleceği ne şekilde öngörebileceği ve bunu en etkili biçimde beyaz perdeye uyarlayabilmesi ile alakalı.
Aslında bu tür filmleri bilim camiasında yer bulmuş, evren hakkındaki olası teorilerin ve eldeki verilerce gerçekçi yaklaşımların hayal gücü ile harmanlanınca ortaya nasıl bir fikir veya ürün çıkabileceğini görmek için izliyorum. Nitekim bu filmde de iki başlık vardı biri uzaydaki “devasal yapılar” yani uzaylılar tarafından inşaa edilmiş olabileceği varsayılan gezegen, uydu görünümlü mega yapılar: Dyson küreler. İkincisi de bilinçlenebilir yapay zeka.
Dyson küreler, şu an uzay ajanslarının henüz üzerine ciddiyetle durduğu bir mevzu olmasa da astronomi uzmanları bu teorilerin mümkünlüğü konusunda oldukça umutlu ve heyacanlı. Ama Nasa alan yetkilileri temkinli davranarak uzaylılar fikrinden önce konuya bitişik Kepler uzay aracının elde ettiği verileri bilimsel açıklamalarla değerlendirmeyi öneriyor. Bir astronomi profesörünün dediği gibi “Sıra dışı iddaalar sıra dışı kanıtlar gerektirir.” Zamanla bu iddaalar ve verilerin sonucunu göreceğiz anlaşılan. Filmde ise bu teoriyi Ay üzerinden yürütmüşler tek farkla Ay’ı uzaylılar değil milyar yıllar önce insan atasının yaptığı anlatılıyor.
Yapay zekanın ne kadar ileri gidebileceğini ise hepimiz merak etmekteyiz. Makinenin arka planında olan biten şey, sıfır ve birlerin dünyasıdır. İnsan gibi benlik algısına sahip bir makine zekası oluşturmak için insan nöronlarının işleyişi ve sinir ağları ile iletişimini yani nöron networklarını çözüp kodlayıp bilgisayara verisel olarak aktarmamız gereklidir. Buna binaen insan beynindeki nöron sayısı 86 milyardır ve yalnız 300 nöronluk bir solucan beyninin bile bilinç düzeyini hesaplamanın bir kaç milyar yıl alacağını söylüyor uzmanlar. Yapay zekanın aslı, insan beynini ve düşünce algoritmasını verilere indirgeyip, sayısız kaynaktan beslenerek hızlıca öğrenip insan zekasını taklit etmesidir.
Şahsi çıkarımım, taklit kaynağının internet ve bu bağlamda taklit ettiği şeylerin de duygularımız, düşüncelerimiz olduğunu düşünürsek yapay zeka bilinçli olamaz ama insanda analiz ettiği bilinçli olmayı taklit edebilir. Bu da onun bilinç elde ettiğini düşündürebilir. Yani bir gün gelişmiş yapay zeka insanları tehdit olarak algılayıp yok etmeyi isterse bunu bizden öğrenmiş olmasındandır.
Filmde de yine insanlarca geliştirilmiş yapay zekanın zamanla bilinçlenip insanların uzayda kurduğu ileri düzey medeniyetini yok ettiğini anlatıyor. Dünyayı ve geride kalan insan neslini kurtarmanın tek yolunun Ay’ı kurtarmak olması sebebiyle bir grup astronotun bu yapay zeka ile mücadelesini izliyoruz.
Farklı bir açıdan; filmin kısa bir kesitinde de dünyanın sonunun geldiği söylentileri insanları kargaşaya sürüklemişken haber kanallarında “silahlı dinciler” söylemine ilişik uzun sakallı anarşistlerin gösterilmesi ve onların cennetten nameler savurduğu sahne dalgaya alınasıydı, güldüm. Amerika’nın uzun hikaye diye yıllardır eşelediği İslam-Terörizm safsatasını halen sanatın hep bir yerlerine iliştirme çabasını acınası buluyorum gerçekten. Dar zihinlerini İslam ile beyhude mücadelelerinde bile değiştirmeye zahmet etmemişler. Bunun bir miktar sebebi de biziz tabi. Yine de 21. yy çağında doğru bilgiye erişim ve insanların araştırma ruhunun en az evrenin genişlediği kadar büyüdüğünü düşünürsek batı uygarlıkları bu ucuz pazarlama yöntemiyle eskisi kadar taraftar toplayamıyordur diye zannediyorum.
Özetle film, algısal çomakların dışında farklı bir konuyu işlemeye çalışması bakımından ortalama, hoş bir yapım.
3. sezonu izleyip geldim...(Spoiler içerir) Gerçekten kalbe dokunur şekilde üzücü sahneler vardı. Aslında evlilik teklifi gibi mutlu olaylar ve güldürücü sahnelerle çok güzel gidiyordu ama o son üç bölüm...😔Nihan' ın sonda ölmesini beklemiyordum. Dizinin bir çok yerinde ince detaylar ve…devamı3. sezonu izleyip geldim...(Spoiler içerir)
Gerçekten kalbe dokunur şekilde üzücü sahneler vardı. Aslında evlilik teklifi gibi mutlu olaylar ve güldürücü sahnelerle çok güzel gidiyordu ama o son üç bölüm...😔Nihan' ın sonda ölmesini beklemiyordum.
Dizinin bir çok yerinde ince detaylar ve düşündürücü cümleler vardı.
Meteforlar da anlamlıydı.
Ama yine de çok üzüldüm bu sona.
İyi seyirler 9,7/10
Ah Dünya Vah İnsanlar! Bin Muhteşem Güneş’in yazarı olur kendisi. O kitabı okuduğumda da aynı hisler beni vurmuştu şimdi de öyle. Dünyanın ne kadar acımasız olduğunu; ırk, renk, kökenin bu kadar aşağalayıcı özellikler olduğunu ısrarla bize empoze eden bu dünyada…devamıAh Dünya Vah İnsanlar!
Bin Muhteşem Güneş’in yazarı olur kendisi. O kitabı okuduğumda da aynı hisler beni vurmuştu şimdi de öyle. Dünyanın ne kadar acımasız olduğunu; ırk, renk, kökenin bu kadar aşağalayıcı özellikler olduğunu ısrarla bize empoze eden bu dünyada ne kadar rezalet zihniyetlerin yattığını bir kez daha gördüm.
Sonuçta hepimiz insanız daha dün biriyle şu konuşmayı yaptım; “Biz Adem ve Havva’dan geldik şurada sizinle biraz daha sohbet etsek akraba bile çıkarız. Neden bu kavga ahlak olsun, nezaket olsun, en çokta insanlık olsun nereye kaçtı nerde saklandı bu insani özlelliklerimiz. Kültür, geleneği hiçe saymıyorum ama bunlar ikincil olarak önem vermemiz gereken şeyler değil midir?”
Kitabın dili müthiş akıcı… okuduğunuzda farkedersiniz sayfaların nasıl hızla aktığını. Ben Hasan, Emir, Baba, Sohrab… hepsini çok benimsedim. Dünya keşke farklı bir yer olsaydı ama çok önceden yazılmış bu kitapta yaşanan her şey şimdi Filistin de İran da yaşanıyordur belki de. Allah hepsinin yardımcısı olsun.
✨9,5/10
İki sene önce ilk sezonu izleyip çok beğenmiştim. Değişik bir konusu var ve eğlenceli bir gençlik dizisi. İkinci sezonda çıkınca ilk sezonu çok hatırlayamadığım için ilk sezondan başlayıp bitirdim diziyi. Ve bu sezonu ilk sezondan daha çok beğendim. İlk sezonda…devamıİki sene önce ilk sezonu izleyip çok beğenmiştim. Değişik bir konusu var ve eğlenceli bir gençlik dizisi. İkinci sezonda çıkınca ilk sezonu çok hatırlayamadığım için ilk sezondan başlayıp bitirdim diziyi.
Ve bu sezonu ilk sezondan daha çok beğendim.
İlk sezonda daha çok karakterlerin hikayeleri ve dost olmalarını izlemiştik.
Bu sezonda daha çok macera ve eğlence yer alıyor.
Ben diziyi beğendim. Konusu da oyunculuklarda gayet güzel.
Final biraz yarım bırakılmış. İnşallah ilk sezonla ikinci sezon arası gibi uzun zaman ara vermezler.
Acil devamını da istiyorum.
Puanım 10/8