Requiem for a Dream izlerken en çok şunu düşündürdü: Bağımlılık sadece maddeyle ilgili değil, insanın içindeki boşlukla ilgili. Filmde herkes aslında sevilmek, değer görmek istiyor ama yanlış yollar seçtikleri için yavaş yavaş kendilerini kaybediyorlar. Her istek doğru değildir ve bazı…devamıRequiem for a Dream izlerken en çok şunu düşündürdü: Bağımlılık sadece maddeyle ilgili değil, insanın içindeki boşlukla ilgili. Filmde herkes aslında sevilmek, değer görmek istiyor ama yanlış yollar seçtikleri için yavaş yavaş kendilerini kaybediyorlar.
Her istek doğru değildir ve bazı hayaller insanı yok edebilir....
Gerçekten rezilsiniz. 13 yaşındaki bir çocuk yazsa bir senaryo bundan bin kat daha güzel olur. Ne yapmaya çalışıyorsunuz ki? Zengin erkek, tecavüze uğrayan, bir eşya gibi konuşulan, bir mal gibi satılan bir kadın. Yani yapacağınız işe tükiriyim. Bir deprem sahnesi…devamıGerçekten rezilsiniz. 13 yaşındaki bir çocuk yazsa bir senaryo bundan bin kat daha güzel olur. Ne yapmaya çalışıyorsunuz ki? Zengin erkek, tecavüze uğrayan, bir eşya gibi konuşulan, bir mal gibi satılan bir kadın. Yani yapacağınız işe tükiriyim. Bir deprem sahnesi vardı, yani deprem oluyor ama sadece kendi yaşadıkları yer sallanıyor. Harbi siz ne yapıyorsunuz? Ya hadi bunlar yapıyor, yorumlara bakıyorum kadınlarda beğenmiş. Gerçekten ilginç bir milletiz. Kadın haklarını savunmada en önde giderler. Başlı başına doğuyu böyle gösteriyorlar. Zerre alakası yok. Ya kızı kullan at olarak görüyorlar, diğeri ise atmayın daha kullanılır o diyor. Kimse biz ne yapıyoruz demiyor mu? Bunlar normal değil. Dizide bir sahnede arka planda bir tabelada Kadına şiddete hayır yazıyor ama dizide kadın şiddeti, tecavüz, eşya olarak görüşmesi filan ne ararsan var. Kime ne anlatıyorum ki ben. Milletin dizi, filmlerinde dünyayı kurtarırlar, bizde namus peşinde koşarlar. Rezillik.
Ufak bir araştırma yaptım gerçekte İmparatoriçe Myeongseong olan bu prenses aslında Joseon hanedanlığının son döneminde yaşamış ve ülkesini dış tehditlere karşı canı pahasına korumaya çalışmış çok güçlü ve zeki bir kadındı filmde gördüğümüz o asil duruşu gerçek hayatta da onun…devamıUfak bir araştırma yaptım gerçekte İmparatoriçe Myeongseong olan bu prenses aslında Joseon hanedanlığının son döneminde yaşamış ve ülkesini dış tehditlere karşı canı pahasına korumaya çalışmış çok güçlü ve zeki bir kadındı filmde gördüğümüz o asil duruşu gerçek hayatta da onun en büyük özelliğiymiş ama bir tane soysuzun çıkıp her şeyi mahvetmesi meselesi kraliçenin hayatında tam bir trajediye dönüşmüş dış güçlerin ve saray içindeki hainlerin planları yüzünden o hayal ettiği huzuru hiçbir zaman tam olarak bulamamış bu film aslında bize tarihin ne kadar acımasız olduğunu ve bazen en sadık korumaların bile o kötülüğü durdurmaya yetmediğini çok sert bir şekilde gösteriyor insan izlerken kraliçenin bu dik duruşu karşısında hem büyük bir saygı duyuyor hem de o dönemde dönen o kirli oyunları görünce gerçekten öfkeleniyor sonuçta bir çiçek gibi narin ama bir kale gibi güçlü bu kadının hikayesi aslında hırsın ve savaşın ne kadar berbat bir şey olduğunun en somut kanıtı gibi duruyor.
Yani adem babamız dan beridir savaşlar var ve olmaya devam edicek şuan ortadoğuda masum sivillerin öldüğü gibi yani biz istesek bile huzurlu bir dünya elde edemeyiz soysuz insanların olduğu dünyada asla huzurlu insanlar rahat edemez 2 tane ayaşın verdiği kararla milyarlarca insanlar susuyor dediğim gibi savaş berbat istesek bile huzuru elde edemeyiz açık konuşmak gerekirse ben bir insan olarak masum sillvillerin kadinların çocukların annelerin babaların abilerin kardeşlerin erkelerin ölmesi berbat bir şey savaş yer yüzüne gelmiş geçmiş en berbat bir şeydir herkes huzuru hak ediyor konumuzla alakası yok belki ama öyle 🫡😔
Fragmanını görünce heyecanlandığım ama izleyince benim için hayal kırıklığıyla sonlanan bir filmdi. Çok durağan ve basit bir senaryosu vardı. Karakterlerin iç dünyasına çok odaklanışmıştı, ki bunu da cümlelerle değil oyunculuklarıyla yaptıkları için sıkıcıydı diyebilirim. Kaotik ve gerilimli bir hava daha…devamıFragmanını görünce heyecanlandığım ama izleyince benim için hayal kırıklığıyla sonlanan bir filmdi. Çok durağan ve basit bir senaryosu vardı. Karakterlerin iç dünyasına çok odaklanışmıştı, ki bunu da cümlelerle değil oyunculuklarıyla yaptıkları için sıkıcıydı diyebilirim. Kaotik ve gerilimli bir hava daha çok yakışırdı. Yazık olmuş oyunculara.
5/10
Öncelikle edebi olmayan bir yorum eklemem gerekirse biraz drama queen biri Werther bence, abart yani.. Sonrasında ise inceleme yazabilmek için öncelikle kitabı okuduktan sonra biraz zaman geçmesi gerekiyor. Çünkü kesinlikle bir süre etkisinden çıkamıyorsunuz. Yani bir solukta okunup bir süre…devamıÖncelikle edebi olmayan bir yorum eklemem gerekirse biraz drama queen biri Werther bence, abart yani..
Sonrasında ise inceleme yazabilmek için öncelikle kitabı okuduktan sonra biraz zaman geçmesi gerekiyor. Çünkü kesinlikle bir süre etkisinden çıkamıyorsunuz. Yani bir solukta okunup bir süre hazmedilmesi gerekiyor. Beni etkileyen kısımlarından birinden bahsetmem gerekirse bu betimlemeleri olur sanırım muazzam şekilde tasvir edilmiş olan betimlemeleri. Ve tabii ki acıları, okurken bütün yaşananları kendi içinizde hissettiğiniz acıları..
16 Kasım 2020' de izledim... Çok uzun zaman önce izlediğim bir filmdi. Nedense çok sevdiğimi anımsıyorum hâlâ aklıma geldikçe garip bir görüntü canlanıyor. İlginç bir filmdi. Benim için potansiyeli olan film. Hâlâ unutmadıysam eğer. 10/10