Çok farklı bir filmdi. Yapay zekânın günden güne hayatımıza daha fazla etki ettiği bir dönemde izlemiş olmak daha başka hissettirdi. Sonuçta film çekileli 11 sene olmuş. Ve bu filmden 11 yıl sonra GPT-4O diye bir ürün ortaya çıkıyor ve Barış…devamıÇok farklı bir filmdi. Yapay zekânın günden güne hayatımıza daha fazla etki ettiği bir dönemde izlemiş olmak daha başka hissettirdi. Sonuçta film çekileli 11 sene olmuş. Ve bu filmden 11 yıl sonra GPT-4O diye bir ürün ortaya çıkıyor ve Barış Özcan'ın da videosunun katkısı ile herkes bu filmi anımsıyor. Adamlar önce hayalini kuruyor ve sonra bu hayal için çalışıyorlar ve amaçlarına ulaşıyorlar. Dünya geride kalan 11 yılda daha iyi bir yer olmadı zaten. Daha da bireyselleştik, daha da yalnızlaştık. Aslında her birimizin birer Samantha’ya ihtiyacı var gibi. Film izlerken derin düşüncelere itecek sizi. Yapay zekâ teknolojisinin gittiği yeri düşünüp ürperebilir de ya da umutlanabilirsiniz. Bakalım siz hangi tarafta olacaksınız.
Eğlenceli bir filmdi. Aksiyon ve komedi arayanlara önerebilirim. Hikayesi şu şekilde, Yorktown, Virginia'da zor durumdaki bir fitness girişimcisi olan Teddy, spor salonunun adresi olmadan reklam broşürleri verdiği için yerel bir spor salonundaki işinden kovulur. Karısı Lori'ye söylememeye karar verir ve…devamıEğlenceli bir filmdi. Aksiyon ve komedi arayanlara önerebilirim. Hikayesi şu şekilde, Yorktown, Virginia'da zor durumdaki bir fitness girişimcisi olan Teddy, spor salonunun adresi olmadan reklam broşürleri verdiği için yerel bir spor salonundaki işinden kovulur. Karısı Lori'ye söylememeye karar verir ve onu doğum günü için Onancock'a götürür. Onu bir kaplıcada bırakan Teddy, Coughlin adında bir adamın rehin tutulduğu yanlış kulübeye varır. Acımasız sorgulama yeteneğine sahip gizemli bir suikastçı olan "Toronto'lu Adam" ile karıştırılan Teddy, Coughlin'i bir şifreyi vermesi için korkutmayı başarır.
Kulübe FBI tarafından basılır ve Teddy, Toronto'lu Adam kılığına girerek Venezüella diktatörü Albay Marin'in yakalanmasına yardım etmeye, karşılığında da FBI'ın vadesi geçmiş ipoteğini ödemeye ikna edilir. Entrika ve tehlikelerle dolu bir ağın içinde yol alırken, Teddy'nin Lori ile olan evliliği ve Randy adındaki gerçek Toronto'lu Adam ile olan beklenmedik bağı da dahil olmak üzere ilişkileri teste tabi tutulur.
Teddy ve Randy, yol boyunca yaşanan dönemeçlerle kendilerini felaketle sonuçlanacak bir olayı önleme görevinin içinde bulurlar. Film, beklenmedik sonuçlara ve şaşırtıcı bir çözüme yol açan bir dizi yüzleşmeyle doruğa ulaşır.
Agatha Christie uyarlamaları filmlerin formatları hep aynı, bu filmde de katili bulmak için film boyunca ciddi bir efor sarfediyorsunuz, zira hikayenin parçalarını film ilerledikçe azar azar görerek ilerliyorsunuz ve yönetmen karşınıza gelen her karakteri potansiyel katil görmemizi istiyor. Benim bu…devamıAgatha Christie uyarlamaları filmlerin formatları hep aynı, bu filmde de katili bulmak için film boyunca ciddi bir efor sarfediyorsunuz, zira hikayenin parçalarını film ilerledikçe azar azar görerek ilerliyorsunuz ve yönetmen karşınıza gelen her karakteri potansiyel katil görmemizi istiyor. Benim bu filmde yadırgadığım dedektif olarak karşımıza çıkan genç oyuncu, o görevin hakkından tam olarak gelemiyor sanki. Tabi ki filmin yapısı gereği gizemini sonuna kadar korumaya devam ediyor.
Aşık olmaktan ihanete uğramaya, affedilen bir kişiden intikam alan birine kadar hayatında her türlü aşamadan geçen bir kadının hikayesi. Eğer bu filmin, kocasını aldatırken yakalayan intikamcı bir eş hakkında olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Film ilk başta kadın başrolü hissetmenizi sağlamada harika…devamıAşık olmaktan ihanete uğramaya, affedilen bir kişiden intikam alan birine kadar hayatında her türlü aşamadan geçen bir kadının hikayesi. Eğer bu filmin, kocasını aldatırken yakalayan intikamcı bir eş hakkında olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Film ilk başta kadın başrolü hissetmenizi sağlamada harika bir iş çıkarıyor, sonra size hayatı gösteriyor Erkek başrol bakış açısıyla ve gerçekten kimin haklı ya da haksız olduğunu düşündürüyor. Ben çok beğendim filmi. Mutlaka izleyin... Not: Ailece izlemeye uygun değildir...
Bundan sonra ağır Spoiler içerir....
Melinda, ilk tanıştıkları gün aldatıldı, ona rağmen affetti. Ablaları istememesine rağmen Robert ile evlendi. Robert'in icadı için senelerini, tüm birikimini ve annesinden kalan evi verdi, ailesi dahil her şeyini yitirdi. Robert yüzünden rahmini bile yitirdi, annelik şansını kaybetti ve sonunda pes etti ve Robert'i boşadı.
Robert ise hep Melinda'yı sevdiğini söyledi. Müşkülpesent görünse de icadı için hiç vazgeçmedi, hep bir gün gerçek olacak hayalleri ile Melinda'yı motive tutmaya çalıştı. Boşandıkları sahnede bile yapma, seni çok seviyorum dedi. Yani biz izleyiciye bile samimi gelmeyen bir çaba vardı ve boşa uğraşıyor izlenimi aldım. Ama sonunda başardı adam. İcadı yatırım aldı. Boşanmış olsalar bile gitti 10 milyon dolarlik bir çek ve kaybettiği evin anahtarını geri verdi.
Film bence tam da bu sahneden sonra başladı. Robert filmin başında Melinda'yı aldattığı Diana ile yol yürümeye başladı. İcadı onun çabası ile yatırım aldı. Ve Melinda için kurduğu hayallerin başrolu bir anda Diana oldu. Melinda hayalleri elinden çalınan eski eş olarak artık sirazesi dağılmıştı. Ve intikamı büyük oldu.
2009'da izlemiştim bugün tekrar izledim 15 yıl sonra. İlk izlediğimde Harlan Coben kim bilmiyordum, son yıllarda Netflix'e çektiği gizemli dizilerle tanıdığım için film bu kez farklı geldi ne diyim. Ama tahmin ettim en baştan az çok ama son ana kadar…devamı2009'da izlemiştim bugün tekrar izledim 15 yıl sonra. İlk izlediğimde Harlan Coben kim bilmiyordum, son yıllarda Netflix'e çektiği gizemli dizilerle tanıdığım için film bu kez farklı geldi ne diyim. Ama tahmin ettim en baştan az çok ama son ana kadar filmin ve gizemin içinde tutmayı kesinlikle çok iyi başarıyor. Eski film olduğu için çok rağbet göremez biliyorum ama Harlan Coben hayranları kesinlikle izlenmeli...
Hasan Can Kaya'nın sanırım kendi hayat hikayesini anlattığı biyografi tarzı bir film olmuş. Büşra Pekin bence bu işi bırakmalı, olmuyor yapamıyor gerçekten. Film komik olarak açılıp izlenecek bir film değil, daha çok dram ağırlıklı. Hasan Can tek kişilik stand up…devamıHasan Can Kaya'nın sanırım kendi hayat hikayesini anlattığı biyografi tarzı bir film olmuş. Büşra Pekin bence bu işi bırakmalı, olmuyor yapamıyor gerçekten. Film komik olarak açılıp izlenecek bir film değil, daha çok dram ağırlıklı. Hasan Can tek kişilik stand up ile devam etmeli bence, dizi film işleri pek sahnede olmak gibi değil. Çerezlik niyetine 4 puan veriyorum
Gotikseverler için keyifli bir dizi. Bir-iki günde bitebilecek akıcı, hoş, senaryo ve işleniş pek güzel. Tim Burton imzasını her karesine atmış. Şunu da eklemek gerek ki her yetişkinin çocuğu ile birlikte severek izleyebileceği cinsten bir yapım. Hary Potter tarzı bir…devamıGotikseverler için keyifli bir dizi. Bir-iki günde bitebilecek akıcı, hoş, senaryo ve işleniş pek güzel. Tim Burton imzasını her karesine atmış. Şunu da eklemek gerek ki her yetişkinin çocuğu ile birlikte severek izleyebileceği cinsten bir yapım. Hary Potter tarzı bir şey ama farklı tabi ki. Bu tarz cadılı büyülü şeyleri sevenler için tavsiye ederim. Aktı gitti resmen bu kadar eğlenmeyi beklemiyordum.
Jenna Ortega'ya değinmeye gerek var mı bilmiyorum ama Wednesday rolü, yeni nesil yıldızlar içinde başka kime bu kadar yakışırdı bilmiyorum; Wednesday karakteri için yeryüzünde bulunabilecek en doğru oyuncu bulunmuş. Jenna Ortega 8 bölüm boyunca şov yapıyor ve kendisine hayran bırakıyor. Özellikle Wednesday’ın çello sahneleri ve dans sahnesini çok çok beğendim.
Bitirmeden, Thing'in (el) tatlı, duygusal ve bolca olması fazlasıyla iyiydi. Herkese bi tane şey lazım bu hayatta. Enid'in, renksizin yanında tam zıt çok renkli olması. Ve kız çok güzel, gözler yıkılıyor. Çok sempatik, Wednesday’ın tüm suratsızlığına rağmen arkadaş olma çabası takdire şayandı. Son bölümde dizinin finaline direk katkısını da unutmamak lazım. İkinci sezonu merakla bekliyorum.
Raf'taki 1.000'ci filmim bu oldu. Eğlenceli bir filmdi. Hindistan'da başladı, oradan Paris, İngiltere, İspanya, Roma ve Libya'ya uzanıp yine başladığı yere Hindistan'a döndü. Bir Ikea dolabının içinde başladı, nereden nereye uzandı. Bir kitaptan uyarlamaymış, sıkılmadan izledik. İki kız karakterin gereksiz…devamıRaf'taki 1.000'ci filmim bu oldu. Eğlenceli bir filmdi. Hindistan'da başladı, oradan Paris, İngiltere, İspanya, Roma ve Libya'ya uzanıp yine başladığı yere Hindistan'a döndü. Bir Ikea dolabının içinde başladı, nereden nereye uzandı. Bir kitaptan uyarlamaymış, sıkılmadan izledik. İki kız karakterin gereksiz lezbiyenlik muhabbeti hariç keyifliydi. Sonu da güzel bitti.
Neredeyse 2 saat süren bir film manevi ve psikolojik unsurları güzel bir şekilde birleştiren ilgi çekici ve benzersiz bir hikayeye sahip. Julianne Moore ve Jonothon Rhys Meyers bu filmde oyunculuk olarak mükemmeller ve hikayeyi gerçekten çok iyi aktarıyorlar. Film, psikolojik…devamıNeredeyse 2 saat süren bir film manevi ve psikolojik unsurları güzel bir şekilde birleştiren ilgi çekici ve benzersiz bir hikayeye sahip. Julianne Moore ve Jonothon Rhys Meyers bu filmde oyunculuk olarak mükemmeller ve hikayeyi gerçekten çok iyi aktarıyorlar.
Film, psikolojik gerilim ve karakter incelemesi olarak güzel bir başlangıç yapsa da sonrasında korku unsurları da işin içine girince filmin etkisi biraz kayboluyor ve mantıksız bir hal almaya başlıyor ya da sürükleniyor ve kıvrılıyor da diyebiliriz
Ayrıca her zamanki gibi yorgun, yaşlı şeytan mecazları da var (siyah yapışkan kusan insanlar, vb.). Yine de bu filmin arkasında oldukça sağlam bir mitos var ve kaba şakalardan çok sürpriz ve gerilime dayanıyor. Gerçekten özel bir şey olmasa da, psikolojik/doğaüstü korkuyu seviyorsanız ve bu türdeki diğer yeni filmlerin çoğundan hayal kırıklığına uğradıysanız, 6 SOULS'u muhtemelen görülmeye değer bulabilirsiniz. The Ring veya The Exorcist gibi filmleri sevenlere de tavsiye edebilirim. Eğer filmde bir mesaj varsa, sanırım o da şu; inancınızı kaybetmeyin, yoksa sonuçları olur.
Hastanede çıkan yangında kız bebeğini kaybeden bir annenin dramını izliyoruz filmde. Bir doğum günü partisinde kendisine çok benzediği için Lola isimli kıza ve ailesi ile yakınlık kurmaya çalışıyor ve zamanla saplantı haline getirip ailenin başına bela oluyor. Sonu tahmin edilebilir…devamıHastanede çıkan yangında kız bebeğini kaybeden bir annenin dramını izliyoruz filmde. Bir doğum günü partisinde kendisine çok benzediği için Lola isimli kıza ve ailesi ile yakınlık kurmaya çalışıyor ve zamanla saplantı haline getirip ailenin başına bela oluyor. Sonu tahmin edilebilir olsa da bir şekilde sonuna kadar izletmeyi başarıyor. Başroldeki Noomi Rapace 90'lı yılların popüler dizisi Süper Baba'nın yıldızı Sevinç Erbulak'ın kız kardeşi gibi. Film için 7/10 veriyor ve tavsiye ediyorum.